Selamlaşma geleneği
insanlığın yaratılışından bu yana istisnasız tüm toplumlarda müşterek bir davranış
biçimi olarak süre gelen bir adettir. İlk çağlarda iki insan karşılaştığında silahlı
olmadıklarını, silahlı olsalar bile birbirlerine karşı kullanmayacaklarını göstermek
için sağ ellerini uzatır tokalaşırlarmış ve emin olmak için ellerini sallayıp
uzun süre bu pozisyonda kalırlarmış, diye biliniyor selamlaşmanın çıkışı. Bir de daha
sonraki çağlarda olsa gerek yanaktan öpme ilave olmuş tokalaşmaya en az bir en çok
üç defa. Ben tokalaşmayı ve öpüşmeyi sağlıklı bulmuyorum.
Eller en çok kirlenen bölgelerin başında geliyor. İnsan yanınız da mendilsiz
hapşırıyor ellerini birbirine sürterek temizliyor ardın da merhaba tokalaşması için
uzatıyor. Uzatsanız olmaz uzatmasanız saygısızlık. Bir de öpüşme sırasında karşı
taraf ıslak bir öpücük kondurduysa yanağınıza şap diye! O sıra da silsen olmaz ayıp
olur fakat yanağın üzerinde bir ıslaklık hissedersin tuhaf bir durumdur. Başımıza
buna benzer olaylar gelmiştir.
Biz
her ne kadar eski çağlardaki gibi selamlaşıyorsak ta aslında selamlaşmanın manası
çok daha derindir ve sağlıklı olmalıdır.
Selamlaşma biçiminin sadece bir karşılaşma
sözcüğünden ibaret olmadığını, temel olarak insanı yüceltmek ona değer vermek mantığı
üzerine kurulmuş olup, aynı zamanda yaşanan hayata, yapılan işe dair düşünceleri
ve iyi dilekleri de içerir.
Selamlaşma; sıcaklık, kardeşlik,
dostluk, arkadaşlık, saygı, emniyet, huzur,
sağlık, , rahatlık, bana güvenebilirsin, iyi netice, kurtuluş,
esenlik, sevgi, barış gibi manalara gelir. Fiziksel selamlama tüm bu kavramların
ifadesidir.
Kişinin ruhunda beslediği amaç ne
ise fiziksel olarak bedenide ona uyar. Yani selamladığınız bir insana kötülük yapmayı
düşünmezsiniz.
Selamlama kişiler arasında güven
açısından bir sözleşme gibidir, bir iletişim ve ilişkinin başlangıcı sayılır. Selamlaşmada,
karşılıklı tanınma ve bilinme ile beraber ahenk içinde estetiği de getirir.
Selam verilen bir kişinin o selama daha güzeliyle veya
en azından aynısıyla karşılık vermesi gerekir. Selamın karşılığını daha güzeliyle
vermek, tam anlamıyla alçak gönüllü ve hoşgörülü olmanın ifadesidir.
Selam, her şeyden önce bir duygu
alışverişidir.
Klasik yoga öğretisinde de selamlaşmanın yeri ve önemi büyüktür.
Yoga’da iki avuç birleştirilip, tüm parmaklar yukarı bakacak şekilde göğüs hizasına getirilirken öne hafifçe
eğilerek namaste denir.
Namaste; Senin önünde eğiliririm,
selamlarım anlamı taşımaktadır. İki elin avuç içlerini birleştirerek selam vermek
tüm dünyada barış ve huzuru gösteren bir jest olarak bilinir. On parmağın ve avuç
içinin birleşmesi bütünlüğün ve her şeydeki birliğe inanan samimi sevgi dolu kalbin
ifadesidir. Yoga çalışmalarına başlamanın ve bitirmenin uygun ve hoş bir yoludur.
Mert GÜLER
Klasik Yoga Eğitmeni
NLP practitioner