|
"Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin
karşındakinin anlayabildiği kadardır."
Mevlana
Ayın Yazısı
|
 |
Yönlendirme
Eğer bir bilgiyi sindirip kaslarına kadar geçirememişsen,
o bilgi senin için bir söylentidir, ağırlıktır, yüktür. O zaman niye sindiremeyeceğin
tüm bilgileri toplayıp biriktirip duruyorsun?
Niye taşıyorsun, taşıma bırak gitsin
çünkü bilgiye sahip olmakla bilgiyi davranışa dönüştürmek sindirmek farklı olaylardır.
Davranışa dönüşmemiş bilgi kafanı karıştırır.
Bilgi zihin ile dil arasında gider gelir sonra etrafla paylaşılır yorumlar yapar,
tartışısın. Bilgi bir kuramdır, bilmek ise bir deneyimdir fark buradadır. Örneğin
bir doktor tavsiyesiyle iyi bir vitamin satın aldığınızı düşünelim
artık vitamin
sizindir, vitamine sahipsinizdir fakat bu demek değildir ki vitamin vücuduna girmiş ihtiyacın olan eksikleri gidermiş ve görevini yapmış, sadece sahipsindir.
|
O vitaminin sana nasıl geleceğini işe yarayıp
yaramadığını yutup sindirmeden bilemezsin. Bu sana ne kazandırır bir düşün. Eğer
işe yarasaydı eczane sahipleri ne hale gelirdi acaba, tüm ilaçlara sahipler çünkü.
Bilgi de böyledir sahip olmakla bilmek arasında fark vardır. Bilgili insanla bilge
insan arasındaki farkı görmeni istiyorum. Usta insanlar bilgiyi içselleştirdiği
için ustadır, üstattır. Sıradan zihinler bilgiye takılıp kalır, zeki zihinler ancak
bilgiyi kullanır ve işine yarıyorsa devam eder eğer yaramıyorsa taşımaz kendinde
yük yaratmaz. Ve bilge kişi kendini bilendir kendi doğasını bulandır kendini keşfedendir.
Bu sebeple insan, en kısa zaman da çevresindeki bilgileri kullanarak üstün varlık
olarak sınırlarını kaldırıp gerçek potansiyeline kavuşmalıdır.
Mert Güler
NLP Master Practitioner
Klasik Yoga Eğitmeni
|
|
|