|
"Güneşin Sana Ulaşmasını İstiyorsan
Gölgeden Çık"
KONFÜÇYÜS
Ayın Yazısı
|
|
AYAKKABI
Rivayete göre;
Çok eskiden büyük ama aptal bir kral yaşarmış. Kral bir gün neşeli neşeli şehirde
gezerken ayaklarına çakıl taşları batar. Kral inanılmaz derecede öfkelenir. Sızlayan
ayaklarını tutarken bütün öfkesiyle:
"Yarın bütün şehir deriyle kaplatılacak." diye bağırmaya başlar.
Herkes telaş içinde;
"Aman kralım yapmayın ne olur. Bütün şehri nasıl deriyle kaplatırız.” der.
Ama nafile kral dinlemez.
"Bana karşı mı geliyorsunuz!" diye bağırır.
Kralın öfkesinden korkan halk böyle bir şeyi nasıl yapacaklarını el pençe düşünmeye
başlarlar.
Bütün şehri nasıl deriyle kaplayacaklarını emri nasıl yerine getireceklerini
düşünüp işin içinden çıkamazlar.
Halk böyle telaş içindeyken kralın soytarısı hiçbir şeyden haberi olmadan gezinmekteymiş.
Bütün şehri üzgün görünce etrafındakilere sessizce olayı sormuş.
Olayı öğrenince
kahkaha ile gülmeye başlamış. Aslında o bilge bir adammış.
Soytarı her yerde şunu
söyleyip durmuş:
"Kralın fikri komik! Kralın fikri komik!"
Bunu duyan kral çok kızmış öfkesi bir
kat daha artmış. Hemen soytarıyı çağırtmış ve ona;
"Bana daha iyi bir seçenek göster.
Yoksa şimdi kelleni uçurtacağım." diye buyurmuş.
Soytarı hiç beklemeden cevabı vermiş:
"Kralım sizi anlıyorum ama bütün şehri deriyle kaplatmaktansa neden sadece ayaklarınızı
deriyle kaplatmıyor sunuz ?" der.
Kralın öfkesi bir anda diner. Keyifle gülmeye başlar.
O gün şehrin en iyi deri ustası çağrılır kralın ayak ölçüsü alınır ve kralın ayağına
uygun şahane bir ayakkabı yapılır.
Kral soytarısına da böyle
bir fikir sunduğu için 50 kese altın verir ve onu sağ kolu yapar ve ayakkabıların
böyle doğduğu söylenir.
Bütün bir şehri, bütün dünyayı deriyle kaplamaya gerek yok;
Sadece ayağı kaplamak tüm dünyayı kaplar.
Bilgeliğin başlangıcı budur…
Aslında bu hikâyeden çıkarılacak o kadar güzel dersler var ki…
Sevdiğim bir hikâyeydi sizlerde paylaşmak istedim.
Sevgiyle…
Mert Güler
NLP Master Practitioner
Klasik Yoga Eğitmeni
|
|
|