Turkish English Espanol
map of GH site
Ana Sayfa Yoga Nedir ? NLP Mert Güler Forum Etkinlik Referanslar Bize Ulaşın
“Doğru insanın üzerine uygulanırsa bilgi, bir güçtür.” 
                                                                Ethel Mumford
Bu aya özel sizin için seçtik...
Aralık Ayı Hareketi
Duruş Adı:
Bhujangasana - Kobra Duruşu


Anlamı
Bhujanga Sanskritçe'de yılan anlamına gelir. Bu duruş hem sırt hem de karın kaslarını güçlendirmek için harika. Ayni zamanda iç organları güçlendirerek sindirim sistemini uyarmaktadır. Göğsünüzü iyice açıp nefes aldıkça vücudunuz enerjiyle dolacaktır

Uygulama
1. Düz bir zemin üzerinde yüzüstü yatarak uygulanır. Kollar göğsünüzün her iki yanında ve avuç içleri yere bakacak şekilde, ayaklar birbirine bitişik, alnınız yere paralele ve mümkünse yere değecek şekilde yüzüstü yatılır. Alnınızı yere yerleştirmek zor geldiyse burun ya da çenenizi değdirmek de yeterli olacaktır.
2. Nefes alın ve bütün vücudunuzu uzatın. Başınızı yavaşça kaldırmaya başlayın ve göğsünüzü ileri doğru uzatın. Omuzlarınızı geriye atin. El ve kollarınızdan yardim alarak ve sırt ve boyun kaslarınızı kullanarak vücudunuzu kaldırın. Başınızı mümkün olduğunca geriye atin. Pelvisinizin yerden kalkmamasına dikkat edin.
3.Vücudunuz yerden yaklaşık 45 derece açıyla kaldırabilirsiniz ancak en rahat olduğunuz açıda kalmaya çalısın ve derin nefes alın. Nefes verirken vücudunuzu yavaşça başlangıç pozisyonuna getirin.

Başlangıç Uygulaması
Boyun bölgesinde incinme ya da gerginlik olan kişilerin başlarını geriye atarken dikkatli olmaları önerilir. Sırt ağrıları olan kişilerin sırtlarını çok zorlamamaları rahat oldukları pozisyonda kalmaları ve dirsekleri yerde kalacak şekilde ayni uygulamayı yapmaları önerilir.


Açıklama
Bu asana incinmiş omurgası olanları ve disk kayması olanların yasadıkları sıkıntıları hafifletir. Göğsünüzü açarak daha derin nefesler alabilmenize olanak sağlar. Karin kaslarımızı güçlendirir.

Süre ve Tekrarlar
Bu hareketi 2 veya 3 defa tekrarlayabilirsiniz.
Aralık Ayı Filmi
Lorenzo’nun Yağı
Orijinal Adı:Lorenzo’s Oil
Yönetmen: George Miller
Senaryo Yazarı: George Miller Doug Mitchell
Tür: Dram Oyuncular: Nolte, Susan Sarandon, Peter Ustinoy
Yapım Yılı: 1992-ABD
Müzik: Samuel Barber
Görüntü Yönetmeni:John Seale

Gerçek hayat hikayesinin filme konu olduğu durumlardan bir tanesi Lorenzo’nun Yağı. Susan Sarandon’a oynadığı Lorenzo’nun annesi rolüyle Oscar ödülü kazandıran bu film Tıp konusunda hiç bir eğitimleri olmayan Lorenzo'nun anne ve babasının, çocuklarına ADL hastalığı teşhisi konması ve iki - üç yıl ömür biçildiğini öğrenmeleri sonucunda, bu hastalığa karşı girdikleri mücadeleyi anlatmaktadır. Felç, körlük ve konuşamama ile başlayan hastalığın ölümle sonuçlanması kaçınılmazdır. Baba Augusto, sabahlara kadar kütüphanelerde, hastalıkla ilgili bulduğu makaleleri okuyarak bilgi edinmeye çalışır. Bu araştırma sonunda beyindeki zararın kandaki tehlikeli yağ asitlerinden kaynaklandığını keşfeder. Bu konuyla ilgili tüm uzmanları toplayarak bir panel düzenler. Tıp profesörlerinin bulamadığı sonuca, erişmiş olması ilgi çeker ve destek bulur. Bir yıldan az bir sürede eşi Michaela'nın da yardımlarıyla hastalığa çözüm bularak Lorenzo'yu ölümden kurtarır. Lorenzo’nun anne ve babasının verdikleri mücadelenin ve kararlılığın öyküsünü anlatıyor bu film. Daha sonra bu konu üzerinde uzun uzun yapılan araştırmalar neticesinde Lorenzo’nun Yağı’nın koruyucu tedavide yani bu hastalığa yakalanma riski olan kişilerde kullanıldığı takdirde hastalığa yakalanmayı önlediği ancak hastalığa yakalanmış kişiler üzerinde bir yararı olmadığı tespit edilmiştir.
Teşhis koyulduktan sonra Lorenzo’nun babası Augusto ümitsizdi: "Şoke oldum, çok korktum. Yani bir ölüm cümlesiydi. Ben de doktora ‘Tıbbi kağıtları okuyabilir miyim?’ diye sordum. Bana 'Boş ver, zaten onları anlamazsın' dedi"


Aralık Ayı Kitabı
Sri Aurobindo veya Bilincin Macerası
Yazar :Sri Aurobindo
Yayınevi:OWO Yayınları
Çeviri: Yasemin Barokas
Orijinal dili:İngilizce
Orijinal ismi : Sri Aurabindo Or The Adventure Of Consciousness
İlk yayınlanış tarihi : 2006

Ölüm Savitri'ye şöyle der:

"Dünyaya yaşayan bir gerçeğin tohumunu atabileceğini mi sanıyorsun. Ya da madde dünyasını tanrının evi yapabileceğini?

Gerçek buralara gelmez, sadece düşüncesi vardır, Tanrı burada yoktur, sadece adı vardır."

-Savitri - X. IV 646 Sri Aurobindo

Eğer kendi yaşamınızda, düşüncenizde, duygunuzda, varoluşunuzda birsınıra geldiyseniz, bu sınırların dışına küçücük biradım atmaya ve bunu da belki de insanoğlunun gecikmiş vaadinin son safhası.

Elinizdeki kitap bir mutluluk rehberi değil, günlük yaşamda ezilen hırpalanan ve aşağılanan egomuzun merhemi değil, çatlamış sosyal kurumlarımızın dolgusu değil.

Bu kitap tarihler boyu bakıpta göremediğimizin, uzanıpta dokunamadığımızın kitabı. Bu kitap bilincin macerasının, Sri Aurobindo'nun kitabı.
(Arka Kapak)

Sri Aurobindo
Babası tarafından genç yaşta ingiltere'ye gönderilmiş ve gençlik yıllarını çok parlak bir öğrenci olarak batı kültürünü tanıyarak geçirmiştir. Cambridge üniversitesini bitirdikten sonra ülkesine dönmüş ve hindistan'ın özgürlüğü için çalışmaya başlamıştır. Bu çalışmalarından dolayı tutuklanıp hapiste geçirdiği süre içerisinde aydınlanmıştır. Hapisten çıktıktan sonra insanlığın birliğine kendini adamıştır. Hint kültürünün temellerini araştırarak ve kendini yoga'ya vererek geçirdiği yıllardan sonra 1913 yılında, insanlığı bekleyen yeni bir şafağa dair ilk vizyonlarını aktarmaya başladı. Utopik bir fikir gerçekleştirmeye başladı. 124 ülkeden gelen konukların katılımıyla Hindistan’ın güneyinde "Auroville" kuruldu, yani "Gelecekde ki İnsanların Uluslararası Şehri". Bu zihinsel bir deneyimdi. Bütün iyi niyetli insanların bir arada yaşayacakları ve sadece en büyük gerçeği dinleyecekleri bir yer. Büyük usta Yogi Sri Aurobindo ve Görücü Anne böyle istemişti. Kısacası Auroville, barış ve huzur rüyasını gerçekleştirme yolunda atılan bir adım oldu.

Aralık Ayı Sözleri
"Asyalılar katledince bu iğrenç bir canavarlık oluyor; Avrupalılar katledince bu askeri bir gereklilik oluyor. Farkı takdir et ve bu dünyanın erdemlerini iyice düşün."
Sri Aurobindo

“Büyücüye inanıyorum diye vahşiye gülüyoruz; peki doktora inanan uygar insan nasıl daha az batıl inançlı oluyor ki? Vahşi, belli bir büyü okunup tekrarlandığında sıkça belli bir hastalığın geçtiğini fark ediyor, inanıyor. Uygar hasta, belli bir reçeteye göre belli miktarda ilaç aldığında sıkça belli bir hastalığın geçtiğini fark ediyor, inanıyor. Ne fark var?”
Sri Aurobindo
Fotoğraf Galerisi  |  TV'de Mert Güler