Turkish English Espanol
map of GH site
Ana Sayfa Yoga Nedir ? NLP Mert Güler Forum Etkinlik Referanslar Bize Ulaşın


“Doğru insanın üzerine uygulanırsa bilgi, bir güçtür.” 
                                                                Ethel Mumford
Bu aya özel sizin için seçtik...

Şubat Ayı Hareketi

Duruş Adı:

Janu Sirsasana (Head To Knee Pose) Alın dize



Anlamı
"Janu" Sanskritçe'de diz, “sirsa” baş anlamına gelir. Alnın dize doğru uzamasını sağlamak gerekir. Bu duruş her ne kadar oturularak uygulansada vücuda bol mikarda enerji ve ısı kazandırır. Bu asana ısınma ve soğutma hareketi olarak harikadır.




Uygulama
1. Düz bir zemin üzerinde oturarak uygulanır. Bacaklarınızı düz bir şekilde yer paralel uzatınız. Sağ bacağınızı büktükten sonra yana düşürerek ayak tabanınızı sol bacağınızın uyluğuna yaklaştırınız. Ensenizden ayak topuğunuza kadar uzayarak ayak parmaklarınızı kavrayınız.
2. Dizinizi mümkün olduğunca yere yaklaştırmaya çalışınız. Ayak parmaklarını tutmakta zorlanırsanız ayak bileklerinden ya da baldırlarınızdan da tutabilirsiniz.
3. Nefes alınıp kalça eklemleri yere baskılayarak alın dize dokundurmaya gayret edilir. Omuzlar düşürülüp geriye atılır ve göğüs öne doğru çıkarılır.
4. Sırt dik ve göğüs açık bir şekilde nefes verilir ve gövde ileri doğru uzatılır.
5. Hareket sol bacağı büküp yana düşürülmesi ve sağ bacağın gergin bir şekilde uzatılması ile tekrarlanır.

Başlangıç Uygulaması
Kalça kemikleri üzerinde otururken dik duramayan kişiler 1–2 adet katlanmış örtü ya da yastık üzerinde oturabilirler. Ayağını tutamayanlar havluyu ayak tabanına yerleştirerek kendilerini daha rahat öne doğru çekebilirler.

Açıklama
Eklemleri, bacak arkasındaki kasları ve sırt kısmı gergin olan kişilerin uygulamasında fayda vardır. Vücudu dik tutarak derin nefesler alarak öne doğru uzatmaya çalışılmaktadır. Çok esnek olan kişiler ellerini öne doğru uzatarak ayak tabanında birleştirebilirler. Hareket kısa kısa öne geriye gidiş gelişlerle değil, uzanıldığı noktada sabit durularak çalışılır.

Faydaları
Sırtınızı açar, sırt sakatlanmaları önlemeye yardımcı olur. Bacak arkasındaki kasları gevşetir. Tüm vücudu uyarır ve vücudu ısıtır. Mide rahatsızlıklarını ve astımı iyileştirmek konusunda yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır.

Süre ve Tekrarlar
Bu hareketi 2 veya 3 defa tekrarlayabilirsiniz.
Şubat 2008 Filmi

Piyanist

Orijinal Adı:Pianist
Yönetmen: Roman Polanski
Senaryo:Ronald Harwood, Wladyslaw Szpilman
Tür: Drama, Savaş
Oyuncular: Adrien Brody, Emilia Fox, Michal Zebrowski, Ed Stoppard, Maureen Lipman
Yapım Yılı: 2002
Yapım Ülkesi: İngiltere/Fransa/Almanya/polonya
Orjinal Dili: İngilizce / Almanca
Filmin Süresi: 148 dakika
Resmi Sitesi: http://www.thepianistmovie.com/
Ödüller:Piyanist ; En İyi Film, Yönetmen, Erkek Oyuncu başta olmak üzere 7 dalda Oscar adayı olmuş . Fransız Cesar ve İngiliz BAFTA ödüllerinde En İyi Film seçilmiş, 2002'de Cannes'de büyük ödül kazanmıştır.

“Varşova 1939. Polonya, 2. Dünya Savaşında Almanya'ya karşı yenilgiye uğramıştır. Nazi işgali altındaki şehirde Yahudiler restoranlarda yemek yiyemez, parkalarda dolaşamaz olmuşlardır. Kısa süre sonra hepsi Yahudi olduklarını belli eden kol bantlarını takarak gruplar halinde toplama kamplarına gönderilmeye başlanırlar. Sadece iş gücüne sahip olanlar şehirde kalarak Nazilerin emrinde çalışmaktadırlar.


Savaş öncesinde Varşova Radyosu’nda çalışan başarılı piyanist Wladyslaw Szpilman, Alman işgaliyle birlikte diğer Yahudiler gibi toplama kampına gönderilmek üzere tutsak edilir ancak ailesiyle birlikte trene bidirilmek üzereyken onu tanıyan bir görevli tarafından kurtarılır. Tüm ailesinin toplama kampına gönderilişine şahit olan Wladyslaw Szpilman ‘nın tüm amacı kaçarak ailesine ulaşmak ve onları kurtarmaktır.”

Kendi ailesi de toplama kamplarına gönderilen (annesi burada hayatını kaybeden), yönetmen Polanski için bunun kişisel bir yapım olduğunu söylemek pek yanlış olmaz. Yönetmenin film boyunca devam ettirdiği etkili ve akıcı anlatımına, başarılı görüntü ve müzik kullanımı eklenince filmi hafızalara yerleştirecek faktörler olarak ortaya çıkmış.


Annesini toplama kampında yitiren ve babasıyla birlikte kamptan kaçarak yaşamının bir dönemini tıpkı Szpliman gibi Varşova gettolarında saklanarak geçiren yönetmen Roman Polanski film hakkında “Polonya tarihindeki bu acılı dönemi anlatmayı hep istemiştim. Fakat bunun bir otobiyografi olmasını istemedim. Wladyslaw Szpilman’ın hatıralarının ilk bölümünü okuduğumda ‘The Pianist’in benim bir sonraki filmim olacağını biliyordum. Tüm dehşetine rağmen sevimli ve umut dolu bir yanı vardı” diyor.


Polanski’nin Szpilman’ın hatıralarına 2000 yılında piyanistin oğlu sayesinde ulaşmış. Savaş başladığında 27 yaşında olan Szpilman, Polonya’nın geleceği en parlak konser piyanistleri arasındaymış. Yahudi oluşu sebebiyle ailesiyle birlikte Varşova gettolarına sürüldükten sonra, bir işbirlikçi sayesinde esir kampı trenlerinden kurtularak hayatta kalmayı başarmış. 1946 yılında kitap haline getirdiği hatıraları yasaklandıysa da, oğlu 1999’da bulduğu yazıları tekrar basarak onu uluslararası üne kavuşturmuş. İşte Polanski de, bu kitaptan yola çıkarak oluşturmuş ‘The Pianist’i.


The Pianist'in diğer soykırım filmlerinden ayrıldığı en önemli nokta, bu filmde toplama kamplarının hiç gösterilmemesi. Bunun yerine, yaşam ve ölüm arasındaki çizginin neredeyse bu kamplardaki kadar ince olduğu işgal altındaki Varşova sokaklarındaki yaşam gözler önüne seriliyor.


Yönetmen Roman Polanski'nin yaşananları yumuşatma veya seyirciden saklama gibi bir girişimi de yok. Naziler tarafından yapılan infazlar, açlıktan ölen insan görüntüleri ve işkence sahneleri filmde sık sık karşımıza çıkan görüntüler. Bu tür görüntülerden kolay etkilenenler için bu bölümler oldukça zorlayıcı olabilir.


Oyuncular arasında yeterli süre alan tek isim, başroldeki piyanisti oynayarak kuşkusuz en iyi performaslarından birini ortaya koyan Adrian Brody. Filmin başında kültürlü ve zeki bir kişilik olarak gördüğümüz oyuncuyu, son bölüme girildiğinde neredeyse bir mağara adamından farksız halde görüyoruz. Brody filmin içinde geçirdiği bu değişim için yaklaşık 15 kilo zayıflamıştı.

2008 Şubat Ayı Kitabı

Çağdaş Yoga

Yazar :Müheyya İzer
Yayınevi:Dharma Yayınları

Yoga’nın Türkiye’deki ilk temsilcilerinden Müheyya İzer’in vefatının hemen öncesinde hazırladığı ancak yayınlandığını yalnızca aynanın diğer tarafından görebildiği bu kitabı, 30 yillik eğitmenlik yaşamının gerçek bir meyvasıdır.

Çağdaş Yoga, hem Yoga’yı merak eden ya da öğrenmeye yeni başlayan bir insan için hem de deneyimli bir yoga uygulayıcısı için gerekli olan bilgileri, çalışmaları ve programları, kolay anlaşılır bir şekilde sunmaktadir.

Bu kitabın satışından elde edilen telif geliri, mirascılarının izni ve Müheyya İzer’in öğrencilerinin girişimi ile Çagdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Zekeriyaköy şubesine bağışlanmaktadır

Müheyya İzer, 1922'de Yugoslavya'nın Üsküp kentinde doğdu. Franco-Serbe, daha sonra da Selanik'teki Calamari okullarını bitirdi. 1941'de İstanbul'a yerleşti. 1967'de Mediterane Kulübü'nün Foça Tatil Köyü'ndeyken yogaya başladı.2001 yılında hayatını kaybetti.

Ayın Sözü

“Yoga yaşama sanatının ta kendisidir”

Müheyya İzer
Fotoğraf Galerisi  |  TV'de Mert Güler