-KLASİK YOGA- => Beslenme => Klasik Yoga Dünyası... => Su ve Diğer İçecekler => Konuyu başlatan: janbi - 02 Şubat 2007, 23:18:52
-
Arkadaşlar merhaba
Bir süredir su kullanımı ile ilgileniyorum.malesef internet bu ve benzeri konularda hayli kirli.
Özellikle yemek öncesi ve sonrasında su alımında çok farklı bilgiler var.Bir kısım yemekden önce ( 15 dakika veya yarım saat ) su içilmesi gerektiğini , diğer bir kısmı ise yemek öncesi veya sonrasında alınıcak sıvının midedeki asit miktarını ve kalitesini etkileyeceğini dolayısı ile yemeklerin enziminin sağlıklı olmayacağını söylüyor.
Su alımı konusunda ki düşüncelerini paylaşırmısınız
Teşekkürler.
-
Selam Janbi ;
Özellikle restoranlarda ne zaman yemek yesem garsonun içicek konusunda garip bir baskısı oluyor.
Sanki illaki bir şey içmem gerekiyor ve bunlarda sağlıksız cola, fanta, meyvesuyu yada gazozdan biri olması şart.
Su bunların içine kesinlikle garson tarafından sayılmıyor.
Eğer saydıklarının dışında su istersem garip bir bakış atıyor çünkü param olmadığını düşünüyor.
Bir de içecek hiç almadıysam bu seferde hesabı öderken birden fazla ne içmişdiniz sorusuna maruz kalıyorum.
Bu seferde kesin bir şey içtim ama hesaptan kaçırmaya çalışıyorum ya da kesin içmişimdir de söylemeyi unutmuşumdur ukalalığı ile karşılaşıyorum.
Benim lokantalarda gözlemlediğim yemekle birlike herkesin sağlıksız bişeyler içiyor olması ve garsonun, çevrenin buna garip bir şekilde koşullanması.
Ben de yemek sırasında sıvı alımı konusuyla ilgili arkadaşların düşüncelerini merak ediyorum doğrusu... :?:
-
Hocam onun yanında bu işin ticari sırları da var tabi.:)
Mesela içecekler her zaman yemekten önce gelir ki yemek gelene dek içeceği bitirip yemek sırasında bir içecek daha ısmarlansın :)
Lakin zaten yararı tartışılır olan gazlı ve şekerli içeceklerin hemen yemek öncesi alımında gerek kan şekeri gerek ise mide suyu üzerinde ki negatif etkilerini düşünüyormuyuz.
Bunun yanında bildiğimiz gibi doğal maden suları mineral açısından çok zengindir.( soda değil ama.Suya karbondioksit gazı basılarak soda imal ediliyordu değilmi?) Acaba yemek sırasında doğal maden suyu aracılığı ile alınan mineraller , midemizde besinlerin daha iyi çözülmesini dolayısı ile içerdikleri yararlı maddelerin daha iyi ayrıştırılmasını sağlarlarmı?
-
Hocam bir arkadaşımdan , yemek esnasında yada sonrasında alınacak olan maden suyunun midede tembellik yaratacağına dolayısı ile reflü benzeri hastalıklara sebebiyet verebileceğine dair bir bilgi aldım.Ama açıkcası net üzerinden doğrulayamadım , bununla ilgili pek bir bilgi edinemedim.
Sizin ve arkadaşların düşüncelerinizi , varsa bilgilerinizi öğrenmek isterim.
Teşekkürler
-
Selam Janbi;
Maden suyunun mide fonksiyonlarına etkisi var. Bilinen faydaları hazımsızlık, şişkinlik, yanma ekşime gibi şikâyetlere iyi geliyor. Bir de kabızlık dediğimiz bağırsak tembelliğine, safra kesesi tembelliklerinde ve karaciğer fonksiyonlarını desteklemede yararlı etkileri olduğu biliniyor.
Yemek esnasında veya sonrası alındığında sindirime yardımcı oluyor bu cümlesi kulağa güzel geliyor. Sindirim sistemimizin çok iyi çalışması gerekiyor diğer sistemlerimiz gibi. Ancak dışardan bir takviye ile sindirim sistemini daha iyi çalıştıralım derken bu sefer yavaş yavaş sindirim sistemimizi tembelliğe doğru götürüyoruz. Dikkat edin maden susuz yapamayan illaki yemek sonrası maden suyu için insanlara rastlarız. Artık sistem devamlı dışardan takviye ister konuma geliyor. Daha da ileri gidenler sindirime yardımcı olan özellikle gaz giderici ilaçlara baş vuruyor. İlk önce çok yemek yenir daha sonra maden suyu ile rahatlamaya çalışılır. Bu kısır döngüye girmemek lazım. İçilecekse yemek harici zamanlarda içilmesi daha iyi olur düşüncesindeyim. Tabii bir de maden suyu ile maden sodası dış görünüşü ve tadı benzer diye malesef aynı sanılıyor özellikle lokanta ve benzeri yerlerde, bunu da söylemek ve düzeltmek gerekiyor.
-
Sıcak Su…
Çinliler çok sıcak su içerler … Bol Sıcak Su …. Bütün gün, her gün !
NEDEN bol sıcak su?
Çay veya su bazla içeceklere benzemeyen şekilde, bol su mide yüzeyinde kan akımına direkt olarak emilen birkaç maddeden biridir. Beden suyu diğer bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz.
NEDEN Sıcak Su?
Çinliler, 40 yaşından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan hiçbir şeyin bedenlere alınmaması gerektiğine inanırlar. Çünkü normal yaşlanma fiziksel değişimler üretir:
a) Kan damarları daha az elastik olur ve içindeki birikim nedeni ile çapı küçülebilir, bu nedenle yüksek kan basıncı oluşabilir ve kan dolaşımı problemleri ortaya çıkabilir (dondurma başağrısı sendromu)
b) Sindirim sistemi (büzgen kas, barsaklar ve kolon) da daha az elastik olur, sindirim sorunlarına ve kabızlığa neden olur.
Çinliler soğuk içecekler içtiğiniz veya soğuk besinler yediğiniz zaman içsel organların daha fazla büzüldüğüne, mevcut problemleri daha da kötüleştirdiğine inanıyor. Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın. Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı SICAK suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir. Sıcak su sistemimizi temizler.
SICAK SUYUN Faydaları :
1 – Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.
2 – İç organları ve kaburga kafesinin etrafındaki kasları gevşetir, daha derin nefes almanızı sağlar.
3 - Mide asidi etkilerini rahatlatır ve asit reflu semptomlarını rahatlatır.
4 – Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.
5 – Kabızlığı giderir.
6 – Kilo verme : yemeklerden yarım saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır. Nefes tekniği ile birleştirilirse, yağ yakmak için hiper – oksijenleşme sağlar.
7 – Soğuk algınlığı, gribin süresini kısaltır, zatürreeyi önler.
NE KADAR İÇMELİ? NE KADAR SICAK OLMALI? NE KADAR SIK İÇMELİ
Günde 3 kez 1 fincan için, kahve sıcaklığında. Daha fazlası daha iyidir.
Dr. Susan Lee-Smith RN, PhD,
[/b]
-
Çok çok güzel bir bilgi Muhterem
Teşekkür ederim paylaştığın için
Bunun yanında bildiğim kadarı ile ılık su hücrelere daha çabuk ulaşıyor ve soğuk su içtiğimiz zaman vücut önce o suyu vücut ısısına getirmeye çalışıyor.
Güzel paylaşımlarıın devamı dileği ile...
-
Sevgili Emmy"nin yardımıyla;resimlerle birlikte aşağıdaki yazıyı sizlerle paylaşabiliyorum.Ellerine sağlık Emmy,çok teşekkür ederim yardımın ve sabrın için... :)
İçtiğimiz suyun kalitesi çok önemli.Bununla birlikte,su ile ilgili sevgili Yonca,ELA ve janbi"nin yazılarını okuduktan sonra,aşağıdaki yazıyı hatırladım.
İçeceğimiz suyun,vücudumuza ve tüm hücrelerimize hayırlı şifa vermesini isteyerek ve niyet ederek içersek,bir fark yaratır mı?Bence bir fark yaratabiliriz.
Masaru Emoto:
"İÇİNDE SU OLAN ŞİŞENİN ÜSTÜNE YAZILMIŞ VEYA SÖZEL SÖYLENMİŞ OLAN SÖZCÜKLER, DÜŞÜNCELER, SUYA ÇALINMIŞ OLAN MÜZİK VEYA OYNATILMIŞ FİLM İLE SUYUN YAPISAL ÖZELLİĞİ DEĞİŞİR."
Yaratıcı Japon bilim adamı Emoto'nun çalışmasında somut kanıtlarla insanın titreşimsel enerjisinin, düşüncesinin, kelimelerin, fikir ve müziğin, hatta son yaptığı çalışmalarda suya oynatılan filmlerin dahi suyun moleküler yapısını etkilediğini ispat etmiştir. Su bu gezegendeki yaşamın kaynağıdır. Beden bir sünger gibidir ve hücre denilen, sıvı dolu trilyonlarca odacıktan oluşur. Yaşamımızın kalitesi sıvımızın kalitesi ile direk bağlantı halindedir. Su son derece uyumlu bir maddedir. Fiziksel şekli kolayca bulunduğu ortama adapte olur. Fakat değişen sadece fiziksel şekli değildir, moleküler şekli de değişir. Çevreden aldığı enerji veya titreşimler suyun moleküler şeklini değiştirir. Bu anlamda su sadece görsel olarak çevresel durumu yansıtmaz, aynı zamanda moleküler anlamda da yansıtır.
Bay Emoto görsel anlamda bu moleküler değişimi belgelemekte. Su damlacıklarını dondurup fotoğraf çekme kapasitesi olan bir karanlık alan mikroskobu altında inceliyor. Yapılan çalışmalar çevresel etkilerin suda yarattığı moleküler değişimi açıkça ortaya koymakta. Bay Emoto dünyanın değişik kaynaklarından alınan ve değişik durumlarda olan suyun kristalize şekillerinde birçok büyüleyici farklılıklar keşfetmiş. Akarsulardan ve kaynaklardan alınan su çok güzel geometrik şekilleri olan kristal desenler gösterirken, sanayi ve yerleşimin yoğun olduğu yerlerden alınmış kirli ve toksik su ile su borularında, depolarda bekletilen durgun su damıtılmış olsa bile kesin olarak şekilsel bozukluk ve rast gele oluşmuş kristal şekiller oluşturuyor.
(http://img51.yukle.tc/images/1668su.jpg) (http://www.yukle.tc)
Bu fotoğraflar suyun inanılmaz yansıtmalarını gösteriyor. Canlı ve her duygu ve düşüncemize tepki veren bir madde. Suyun, çevresindeki titreşim ve enerjiyi kolayca kopyaladığı açıkça ortadadır. Su, bir şey söylendiğinde, ona aktarıldığında, anında etkilenmekte.
Fotoğraflardaki dondurulmuş sulara, dondurulmadan önce ya sözel olarak veya şişenin üstüne yazılarak resimlerin altında yazılı kelimeler yüklenilmiş. Su, kelimelerin enerjisini kopyalıyor ve görüntü olarak şaşırtıcı bir şekilde kelimenin manasını yansıtıyor. Kelimelerin enerjisel frekansları suyun moleküler yapısını değiştiriyor. Yapılan araştırmada ayrıca suya müzik çalınmış, film de oynatılmış. Örnek fotoğraflarda kelimelerin ve müziğin etkisini görebiliyorsunuz. Film oynatıldığında korku filmlerinin, şiddet içeren filmlerin kötü bir etkisi olup, şekil bozuklukları yarattığı görülmüş. (Bu yüzden sizlere bu tarz filmleri hiç seyretmemenizi veya mümkünse hiç olmazsa hemen uykudan önce seyretmemenizi tavsiye ederim. Uykudan hemen önce yapılan şeyler bilinçaltına daha çabuk yerleşir ve etkiler.)
Su hücreler arası bilgi alış-verişini sağlar. Bu şekilde var olabiliyoruz. Sizin gün içinde düşündüğünüz ve söylediğiniz her şey tüm hücrelerinizi etkiler, çünkü bedeninizdeki su bunların enerjisini kopyalayıp hücrelere dağıtır. Dolayısı ile siz bir bakıma düşündüğünüz ve konuştuğunuz şeyler olursunuz, bedeninizi de etkilersiniz. "Ben hep hasta olurum." dediğinizde içinizde dolaşan su o kaliteye bürünüp bunu hücrelere iletir. "Beni hasta ediyorsun, seni öldüreceğim" cümlesi yüklenilmiş olan suyun fotoğrafına bakınız. Düşündüklerinizin ve konuştuklarınızın kalitesinde yaşarsınız. Tüm hayatınız ve sağlığınız hücrelerinizde var olan, atalarınızdan aktarılan ve kendi geçmişinizden gelen bedeninizdeki sudaki bilgilerin kaydıdır.
(http://img55.yukle.tc/images/1988mutfak.gif) (http://www.yukle.tc)
Bir başka örnek var:
Solda "Teşekkür ederim!", sağda "Seni aptal!"
Yukardaki resimde Japonya'da iki ilkokul talebesinin, okul için yaptığı bir deneyin sonucunu görüyorsunuz. İki farklı şişeye pişmiş pirinç koyup şişenin birine "Teşekkür ederim!" diğerine ise "Seni Aptal!" diye yazmışlar. Bir ayın sonunda "Teşekkür ederim!" yazılan pirincin renginin sarı ve kokusunun helmelenmiş pirinç gibi olduğunu ve "Seni Aptal!" yazılan pirincin ise simsiyah ve kötü kokulu olduğunu, pirincin bile kelimelerden etkilendiğini görmüşler. Bu deney yayılmış ve dünyada birçok değişik insan aynı deneyi tekrarladığında aynı neticenin elde edildiğini görmüşler. Siz de deneyebilir, farklı kelime veya cümlelerle ne tür netice elde ettiğinizi görebilir, söz ve düşüncenin etkisini bizzat gözlemleyerek yaşayabilirsiniz.
Masaru Emoto'yla ilgili ayrıntılı İngilizce bilgi için:
http://www.masaru-emoto.net ve http://www.hado.net/index2.html sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.
Masaru Emoto'nun bilimsel çalışmaları, fotoğrafları ile yayınlanmış olan "The Message from Water" isimli kitabında bulunuyor. www.amazon.com'da DVD olarak da bulabilirsiniz.
-
Harikulade bir paylaşım olmuş arkadaşım!!! Ellerine sağlık; Emyy desteğin için teşekkürler!!
Sevgiler
SİZİ SEVİYORUM!
-
Ellerinize saglik gercekten cok guzel oldukca emekli bir calisma olmus. Mert Hocanin onerdigi filmlerden "What do bleep we Know" da da Masaru Emoto nun calismalarindan bahsediyor. Ben o filmi izlerken buyulenmistim su molekullerinin bu kadar cok cesitli tepki verebilmesine.
Sayenizde bu bilgileri hic unutmayacagiz. 8)
-
rica ederim iremcim.
su ile ilgili bu güzel paylaşımın için teşekkürler ayrıca.
kitabı bikaç ay önce okumuştum gerçekten çok enteresandı.
dinletilen müziğe, iyi ve kötü sözlere göre farklı kristallere bürünmesi hatta dua okunmuş bir bardak suyun inanılmaz güzellikteki kristaller oluşturması beni çok şaşırtmıştı.
gerçekten hayatın kaynağı, hava ve su büyük bir sır barındırıyor.
ayrıca ne niyetle içersek hücrelerimize o niyetin nüfus ediceğine ben inanıyorum.
sevgiler..
-
evet, ben deniyorum, menekşemle, bambumla, balığımla konuşuyorum (gerçi 15 sn sonra unutuyor ama ;w )
annem karlı havalarda menekşesiyle konuşur, patır patır çiçek açtırırdı...kendimle de konuşurken artık menekşe özeni gösteriyorum :) işe yarıyor ;ee
-
Evet Nazlita benimde menekşelerim var,onlarla tek tek konuşurum,müzik dienletirim üzerlerinden
çiçek eksik olmaz.,bir de yerlerini sevecekler,etrafları temiz olacak bayılırlar.
-
Bende de balık ve menekşe var.balıklarla hep uzun uzun sohbet ederdim zaten.Hatta onlara yoga müziği dinletiyorum evde.Hatta bıkmış bile olabilirler zira müzik zevklerini bilmiyorum :).Fakat şaka bir yana yazın dahi açmayan menekşemin çiçek açma hikayesisini sizinle paylaşmak isterim.Ofisimdeki menekşelerim sürekli açar, sonra kurur ama kısa sürede yeni tomucuk çiçek verir yine açar.Bi gün ben eve gittim ve menekşelerime bu durumu anlattım :)."Bakın, ofisdekiler ne güzel açıp duruyo, siz yerinizi sevmediyseniz götüreyim onların yanına.Ama geceleri orada kimse olmaz.Ses de olmaz.Soğuk olur.Onlar alışık ama sizler çok sıkılırsınız.ben sizin suyunuzu hiç akşatmıyorum,sizden tek isteğim bana o güzel renkli çiçeklerinizi arada bir göstermeniz.Eğer bu ricamı kırmazsanız beni mutlu edersiniz," dedim.Bunu içimden söyledim sularken.Kendi kendimede umarım delirmemişindir dedim gülerek.Ama şimdi menekşelerim açtı.Bu bir tesadüf bile, inancımı güçlendirdi.iyi titreşimlerimizi hiç bir canlı varlıktan sakınmamalıyız diye düşünüyorum.
-
(http://)
Bir Yudum Su
Az, sık ve özellikle yemeklerin hazmedilmediği saatlerde su içmek çok yararlı.
* Su, yaşamamız için şart. Çünkü, vücudumuzun yüzde 60-70'i sudan oluşuyor.
* Vücut ısısını düzenliyor, organlarımızdaki işe yaramaz maddelerin vücuttan atılmasını, yiyeceklerin enerjiye dönüşmesini sağlayıp eklemlerimize güç veriyor.
* Böbrekleri çalıştırıp toksinleri atmamıza neden oluyor. Böbreklerin sağlıklı kalabilmesi suya bağlı. Ayrıca böbrek taşlarının oluşmasının bir nedeni de vücudun susuz kalması.
* Sindirimi sağlıyor.
* Soğuk algınlığı sırasında bol su içmek gerekiyor. Islak ve nemli dokularda virüsün barınması kuru dokulara göre daha zor.
* Adet dönemlerinde ve doğum sonrası su, kadınlar için daha da önem taşıyor. Emziren anneler daha fazla su tüketmelidirler. Adet dönemlerinde ise vücutta sodyum biriktiğinden, bu sodyumun atılması için su içmekte yarar var.
* Vücuttaki su, acil durumlarda organizmanın yıkanmasını sağlayan rezervuar olarak devreye giriyor. * Yağ ve ter bezlerinin normal fonksiyonları için gerekli.
Yağ yakmak ve kilo vermek için her öğün öncesinde ikişer bardak su tüketmek gerekiyor diyen Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, bir diğer yeni reçetede, metabolizmanın yavaşlaması,bedenin ödem yapması ya da farklı sebeplerden dolayı vücut ritmi bozulduğu için kilo veremeyenlere yönelik "METABOLİZMA HIZLANDIRICI KARIŞIM" öneriyor.Bu karışımı evde kendiniz kolayca hazırlayabilirsiniz."Bir elmayı ve bir limonu, kabukları ve çekirdeklerini ayırmadan dört eşit parçaya bölün,bir tatlı kaşığı karanfil, bir tatlı kaşığı karabiber ve bir dal kuru tarçınla birlikte 3 lt suda kaynatın.Suyunu süzüp her öğün öncesi bir çay fincanı için.Hem tok tutar,hemde metabolizmanın %25-30 daha hızlı çalışmasını sağlar.Öğünlerden sonra içerseniz metabolizmaya etkisi yanında, yağ yakıcı özelliği vardır.
http://www.sdonmez.com/
-
Şu sıralar yaklaşık 5 kitabı bir arada okumaya çalışıyorum, hayatımın her döneminde bir kaç kitap birden okumuşumdur zira öylesine merak ediyorum ki aldığım kitapları neredeyse hepsine bi anda başlıyorum hihi
Okuduğum kitaplardan biri de Dr. Fereydoon Batmanghelidj Su ile ilgili yazmış oldupu kitap.Ne yazıkki böylesine sağlıklı beslenmeye çalışan bir insan olarak su içmek konusunda son derece başarısızım.Su içmeyi unutanlardanım yani.Mert hoca'nın tavsiyesi ile aldığım ve okuduğum bu kitap diğerlerinden farklı olarak su kavramına bakışımı değiştirdi.Bu kitabı okumaya başladığımdan beri klasik "Su içemek çok önemlidir, her gün 2 litre su için" söylemlerinin dışında bir şey hissettim.Ve bu benim için çok önemliydi...Şimdi sizlere o kitaptan bir alıntı yazmak istiyorum...
Medical School of London Üniversitesinden Dr. Fereydoon Batmanghelidj, Vücudunuz sizden su istiyor adlı kitabında suyun faydalarını anlattı…
Hastalanmamak için, hastalıklardan kurtulmak için; düzenli su, kaliteli su, yeterince su... Dr. Fereydoon Batmanghelidj’e göre, vücudumuz 46 nedenden dolayı suya ihtiyaç duyuyor:
1- Hiçbir şey susuz yaşayamaz.
2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.
3- Su temel enerji kaynağıdır, vücudun “nakit akımıdır.”
4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.
5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.
6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
7- Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
8- Bütün besinlerin, vitamin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar.
9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
10- Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır.
11- Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.
13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.
15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları”na dönüştürür.
17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.
21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.
22- Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.
23- Melatonin de dâhil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.
24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.
26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.
27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
28- Uykuyu düzenler.
29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.
30- Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
36- Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş basmasını hafifletir.
37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
38- İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.
41- Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.
42- Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.
43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
44- Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Karar verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.
45- Yaşlılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multipl skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.
46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.
-
Yonca cım teşekkürler
Ben sı içmeyi ihmal etmem,uyurken bile başucumda su bulundururum,gece uyanırsam mutlaka 1-2 yudum su içerim.Bunu bilinçli bir şekilde yapmıyordum,paylaştığın bilgileri okuduktan sonra dahada bilinçlendim.
-
Ben de su içmeyi ihmal etmemeye özen gösteriyorum.Çok su içmek konusunda da,herşeyin "aşırısı" zarar inancındayım.Vücudumuzu dinlemeyi öğrendikçe,ne zaman susadığını bize söylüyor.Yanıbaşımda su sürahisi olması,susadığımda tembellik etmeden su içmemi sağlıyor.Bazen suyun içine limon parçası atıyorum ve çok ferah,güzel bir tat veriyor.Suyun içim sıcaklığının da önemli olduğunu düşünüyorum;soğuk su içemem,ılık su içmeyi tercih ediyorum,içim üşümüyor böylelikle. hihi.
Mert hocanın da birgün"ılık su içiyorum" demesi,içtiğim suyun sıcaklığı konusunda iç sesimin beni doğru yönlendirdiğini düşündürmüştü.
-
paylaşımlar harika ellerinize saglık
ben yemekle birlikte suda içiyorum hani kahvaltıyı cayla içerler yaa bende cay içer gibi yemek yerken su içiyorum bunun bir zararı varmıdır acaba?
-
merhaba gezgin33,
Alanya Ashramda Adnan Çabuk hoca(Mert hocamızın hocası),yemeklerden 1 saat önce ve 1 saat sonrasında su içilmemesinin daha iyi olduğunu söylemişti.Nedenini ordayken sormayı unutmuştum.Nedenini bilen arkdaşlar varsa paylaşırlarsa ben de mutlu olurum.
-
Tüm arkadaşlara paylaşımları için teşekkür ederim. Ben susuz bir gün düşünemiyorum. Günlük beslenmemin %70 ini sıvı almaya çalışıyorum. Paylaşımlar arasında en etkilendiğim Sevgili İrem'in su moleküllerinin resimlerini bizimle paylaşması olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.
-
mert hocanın dediği gibi midem tembelleşti.günde 6-7 şişe soda içmek zorunda kalıyorum soda içmezsem mide eritmiyor kolay kolay. bence sodayı yemekten sonta felan içmeyin derim yemek haricinde içtiğim zaman gayet rahatlatıyor beni
-
;n
Suyun yemekten yarim saat,bir saat oncesi kullanimi,corbanin yemeklerden en en son sirada icilmesi aslinda ayni sey.
-midedeki enzim aktivitesininin ortamini bozmamak icin onemli.
Besin turlerine gore farkli enzimler aktivlestiriliyor,bu karisiklik ne kadar daha az ise,sindirim o kadar daha kolay ve cabuk oluyor.
-once sivilarin mideye alinmasi,ardindan hemen alinan yemeklerin cok daha gec sindirilmesi anlamina geliyor.Cunku suyun emilme onceligi ve kolayligi olmasina ragmen,yine de belli bir zaman aliyor,ve bu arada diger besinler icin salgilanan enzimleri yikamis oluyor.Dolayisiyla tokluk hissi daha gec geliyor,yemek alimi olmasi gerektiginden daha fazla suruyor.
-insanlar aliskanliklarina gore bazilari once,bazilari sonra aldiklarinda daha rahat hissediyor kendini.
Vucudun adaptasyonunu hic birzman ani degisiklerle bozmamak gerekir.Arada bir degisim yapmak istiyorsaniz bunu zamanla yapmalisiniz.
Su ile ilgili ilginc haberlerden bir tanesi,suyun vucudumuzda `aktiv sivi`haline getirildigidir.
diyaliz makinelerinde saf su kullanildiginda karacigerin bu suyun kendisinin islemis oldugu su olmadigini farkediyor.
Bunu suya karisan diger molekullerin ayiklansalar bile suyun icinde kanallar seklinde izler-kaliplar birkatiklari dusunuluyor.Homeopati de bunun uzerinde calisiyor.Suyun icinde sadece ilac molekullerinin binlerce seyreltilmis halinde sadece`izleri oluyor` yani kimyasal analizde orada ilac-hayvansal,bitkisel,mineral,sekret vs- bulunmamasina ragmen yine de ise yariyor.Bunu yalnizca anahtarin kalibi ile kapiyi acmaya benzetiyorlar.
Bunun tam olarak neden oldugunu acikladiklarinda bir nobel daha alicaklar:)
Sularinizi bulundurdugumuz ortam,
(bu arada sularin plastik sisede olmasinin kilo yaptigini soylediler-bu konuda birseyler duyan var mi?)
her turlu enerji cesidi-isik,ses,Hz,UV,kablolarin etrafindaki manyetik alan,akliniza ne geliyorsa..iyonize ediyor veya..suyu tepeden tirnaga degistiriyor.Bunun onune gecmenin tek yolu sizin de bu oalya aktiv olarak karismaniz olabilir..Sevdiginiz sarkilari dinlerken bir bardak suyu masanin uzerinde birakin digerini de baska odaya koyun,bir resmin onune ornegin,ikisinin de tadi cok farkli olacaktir.
Suyunuzla,konusabilirsiniz bile,bu yine bir titresimdir.ve molekuler dunyada bunun anlami buyuktur:)
okunmus su dedikleri bu olsa gerek:)sadece su degil,diger besinler,bizler bile bu seylerden etkileniyoruz,
(%70 miz su)yine de su,pek cok molekuler cesidi olabilen garip bir bilesik,dondurulmus suyun ayri,4 derecedeki suyun apayri ozellikeleri var.bunlarin yani sira notur,ve saf olusu,bulundugu ortami hemen kapma ve uzun sure koruma ozelligi veriyor.`su hafizasi`O yuzden akan sularin da ayri yeri var.
Neforologlar,kullandigimiz mineral sulari,arada bir degistirmemiz gerektigine dikkat cekiyor.Ayni cesitte minerallerin birikimini onleyerek bobreklerimizi korumus oluyoruz.
-eski caglarda ve Ayuverda tibbinda,su tedavi icin kullanilan bir numarali ilac kabul ediliyor.En ufak bir gripte sadece solunum yollarinin degil,tum vucudun kuvet icinde,dinlendirilmesine vs.gidiyorlar.Cunku butun yuzey alanimizla solunum yapabiliyor,toksinleri atabiliyoruz.Or.Buhar banyosu:)
sevigiler ^_^
-
Merhaba Sevgili Lotus;
Çalışma alanın ve mesleğinle ilgili gelişmeleri ve paylaşımlarını bekliyoruz.
Hemde uzaklardan, başka diyarlardan :)
Paylaşımın için teşekkür ederim.
-
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, vücudun yüzde 55-75'inin, beynin ise yüzde 95'inin sudan oluştuğunu belirterek, "Yeterli miktarda su içmek sesi güzelleştirir" dedi.
Prof. Dr. Yorulmaz, vücuttaki suyun yüzde 2'sinin kaybedilmesinin yorgunluk, halsizlik, hafızanın zayıflaması, matematik zekasında azalma, konsantrasyon güçlüğüne yol açtığını söyledi.
Okunan yazıya konsantre olunamıyor ve anlamakta sıkıntı çekiliyorsa su içilmesinin faydalı olacağını ifade eden Yorulmaz, ABD'de halkın dörtte üçünün vücutlarındaki su miktarı olması gerekenden daha az bulunduğunu belirtti.
Yorulmaz, su içmenin faydalarını şöyle anlattı:”Araştırmalara göre, yeterli miktarda su içmek daha fazla kalori harcanmasını sağlar. Aç karnına içildiğinde vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını kolaylaştırır, cildin nemini ve gerginliğini artırarak kırışıklıkları önler, yumuşaklık ve parlaklık verir, selüloitten korur.
Aynı zamanda sesi güzelleştirir, böbreklerin çalışmasını düzene sokar,idrar yollarını kum ve taş oluşumundan korur, sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler, balgamın yumuşayıp atılmasına yardımcı olur, ağız kuruluğunu ve ağız kokusunu önler, eklem hareketlerini kolaylaştırır,kilo vermeyi sağlar.
MEME KANSERİNDEN SUYLA KORUNUN
Prof. Dr. Yorulmaz, emziren annelerin yeterli su içmesi durumunda süt miktarının artacağını belirterek, her gün yeterli miktarda su içmenin kalın barsak, idrar kesesi ve meme kanserinden koruyucu olduğunu, ayrıca insan sağlığı için çok önemli olan iyot, kalsiyum, sodyum gibi pek çok mineralin de suyla alındığını bildirdi.
Her gün idrarla 1,5 litre ve diğer yollarla 1 litre olmak üzere 2,5litre su kaybedildiğini ifade eden Yorulmaz, yazın ise terle su kaybının daha fazla olduğunu söyledi.
İnsanların sağlığını koruması için kaybedilen suyun tekrar alınması gerektiğini belirten Yorulmaz, “Besinlerle günlük su ihtiyacımızın ancak beşte birini karşılamaktayız. Kalan beşte dördünü yani 2 litresini su ve diğer içeceklerle karşılamamız gerekiyor. Günde ne kadar su içmeniz gerektiği, vücudun büyüklüğü, yaptığımız işin ağırlığı ve iklime bağlı olmakla birlikte, erişkin bir insan yaz mevsiminde her gün en az 2 litre (10 su bardağı) su içmelidir” dedi.
Vücudun ihtiyaç duyduğundan daha az su alındığında sağlık sorunlarının ortaya çıktığını dile getiren Yorulmaz, vücudun suyu normalden yalnızca yüzde 1 az olduğunda aşırı susama ve ağız kuruluğu, normalin yüzde 5 altında olduğunda ateşin hafif yükselmesi, ciddi ağız kuruluğu, halsizlik, yapılan işe konsantre olamama, normalden yüzde 10 su eksiği olduğunda ise ciddi halsizlik, bitkinlik, ayakta durmakta güçlük çekme ve gözlerde çökmenin ortaya çıktığını bildirdi.
SU AZLIĞI BEBEKLERDE ÖLÜMLERE YOL AÇABİLİR
Prof. Dr. Yorulmaz, su azlığının bebeklerde ölümlere yol açabildiğini belirterek, suyun vücudun su ihtiyacını gidermede en önemli besin olduğunu söyledi.
Kahve, çay ve kola gibi kafeinli içecekler ile alkollü içeceklerin sağladıklarından daha çok su kaybına yol açtığını ifade eden Yorulmaz, bu nedenle susuzluğu gidermek için sadece temiz suyun tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.
Su temiz değilse sağlığı korumanın mümkün olmadığını belirten Yorulmaz, şunları kaydetti: ”Neredeyse ülkemizin hiçbir yerinde temiz olmadığı düşüncesiyle musluklardan akan suyu içmiyor, içmek için dışarıdan ayrı su alıyoruz.
Gerçekten de bazen suyun içindeki kirlilikler gözle görülebiliyor. Ancak musluklardan akan suyla dişlerimizi fırçalayarak, banyo yaparak, besinlerimizi ve besin hazırladığımız kapları yıkayarak şebeke suyu içindeki tüm kirlilikleri almaya devam ediyoruz. Sudan sağlığımıza gelecek zararlardan korunmak için aynı içtiğimiz su gibi, özellikle dişlerimizi temiz olduğundan emin olduğumuz suyla fırçalamaya özen göstermeliyiz
MİLLİYETTEN ALINTIDIR
-
yemekten önce içiLen suyun faydaLarı
İngiltere'nin Londra Üniversitesi St. Mary Tıp Fakültesi'nden uzmanlar, yemekten önce içilen suyun konsantrali artırma dahil olmak üzere 6 yarara sahip olduğunu açıkladı.
Uzmanların 3 binden fazla hastaya yönelik yaptıkları klinik gözetimler, nefes zorluğu, alerji, depresyon, ülser gibi hastalıkların alınan su miktarıyla ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Deney sonuçlarına göre uzmanlar, yemekten önce içilen suyun 6 yararını şöyle özetledi:
1. Konsantrali artırmak: Beyin hareketliliğin korunmasına, yeni bilgilerin iyi şekilde hafızaya kayıt edilmesine yardımcı oluyor.
2. Bağışıklığı güçlendirmek: Bağışıklık sisteminin hareketliliğini artırır, mikropların vücudu işgal etmesine karşı koyar.
3. Depresyona karşı: Sinirlerde depresyona karşı madde oluşturulmasını hızlandırır.
4. Uykusuzluğa karşı: Su, doğal uyku ayarlayıcı maddenin oluşumundaki gerekli maddelerden biridir.
5. Kansere karşı: Kan oluşum sisteminin normal çalışmasını sağlar ve birçok kanserin önlenmesine yararlı olur.
6. Hastalıkları önlemek: Kalp ve beyin damarlarının tıkanmasını önler.
Uzmanlar ayrıca aşağıdaki "su içme programı"nı hazırladı.
6:30'da: Bir gece uykudan sonra vücut susuz kalmaya başladı. Kalkınca içilen 250 CC su, böbrek ve karaciğerin zehirlerden arındırılmasına yardımcı olur.
8:30'da: Yataktan kalkmaktan iş yerine varmaya kadar geçen süreçte zamanın kısıtlı olması ve işe gitme tedirginliğinden dolayı vücutta su kaybı yaşanır. Bu nedenle ofise varılınca kahve yerine önce bir bardak su içilmesi gerekir.
11:00'de: Bir süre çalıştıktan sonra vücudu ve sinirleri gevşetmek için biraz kalkıp kısa bir paydos verilmesi gerekir ve bu arada günün üçüncü bardak suyu içilir.
12:50'de: Yemekten yarım saat sonra içilen bir bardak su, sindirimi güçlendirir.
15:00'te: Günün yorgunluğunu gidermek için kahve ve çay yerine bir bardak su içilmesi, beyni harekete geçirir.
17:30'da: İşten ayrılmadan önce içilen bir bardak su, doyma hissi verir ve akşam yemeğinde fazla yemek yenmesini engeller.
22:00'de Yatmadan 1 saat önce günün son bardak suyu içilir. Böylece günde gereken 2000 CC su içilmiş oldu.
MİLLİYETEN ALINTIDIR