19 Şubat 2009 İstanbul – 27 Şubat 2009 Ankara
Hayatımda hiçbir şeyi bu kadar sevmedim
Hiçbir şeyi, hiç kimseyi, bu şehri sevdiğim kadar...
Gözlerimi kırpamadan bir an olsun, bakmadım kimseye
Kaybolmasından korkarak...
Ellerimde tuttuğum sıcacık ince belli çay,
Dolarken içime, saçlarımı savuran rüzgar fısıldıyor martılara...
Her köşesinin kendi kokusu, sarmaşı var dolaşı var...
Her an’ ın farklı coşkusu, umarsız kuşkusu...
Yüreğimden taşan martı sesleri
Kulağımda dalgaların nefesleri
Bastığım taşların sıçrattıklarıyla anlattıkları bambaşka...
Dokunduğum ağaçların her birinin aşkı bana başka, sana başka...
Sadık, orta yaşlı, bir rint gibi bekliyor İstanbul
Gönlüm ayyaş, ben sarhoş, ruhum pek hoş seninle İstanbul...
‘Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.’
n.ç.s