-DİĞER KONULAR- => Diğer Konular... => Bilgi Dolabı => Konuyu başlatan: zahide - 22 Haziran 2007, 12:34:24

Başlık: Algısal Düğümler
Gönderen: zahide - 22 Haziran 2007, 12:34:24
İnsanların hayatında duygusal ve düşünsel anlamda çok değişken anlar vardır. Bu anlar aslında gelip geçer gibi gözükse de beynimizde bazı izler bırakırlar. Sanki bir yerlere tutunurlar.

Ancak çoğu kez bu izler kar üzerindeki izler gibi iyimser ve kolay kaybolur cinsten değildir. Pozitif ve negatif yaşam anları duygusal etkiden dolayı izlerin oluşumunda önemlidir. NLP’de bu izlere çapalar adı verilir, kimi zaman bilinçaltının kayıtlarının bir bölümü olarak da tanımlanırlar.

Bense bu izlere algısal düğümler adını veriyorum. Neden algısal düğümler, çünkü yaşamın beyindeki karşılığı elektriksel bir algı sürecidir. Sizi, siz farkında olmadan çoğu kez bilinçaltı boyutta pozitif veya negatif anlara götüren algısal düğümler vardır. Kimileri bunları şöyle tanımlar, bir nedeni yok ama içimde kötü bir his var, ya da bu mekan beni çok mutlu etti, ben bu anı hatırlıyorum gibi söylemlerle algısal düğümlerin etkisine işaret ederler.

İnsan beyni 5 duyu ile çevresini algılar. Beyin 5 duyu ile gelen bilgilerin nöronlar tarafından yorumlandığı ve kayda alındığı elektriksel esaslarda çalışan bir algı merkezidir.


Şimdi bir an çok sevinçli bir haber aldığınız, önemli bir işi başarılı bir şekilde tamamladığınız, başarınızdan dolayı size bir ödül verildiği, evlendiğiniz, ilk çocuğunuzun dünyaya merhaba dediği ve onunla göz göze geldiğiniz anı düşünün. Ya da bu olumlu pozitif duygusal ve düşünsel süreçlerin tersine çok üzücü bir haber aldığınız, önemli bir işi başarısızlıkla sonuçlandırdığınız, işten çıkartıldığınız, hasatlıklarla mücadele ettiğiniz, parasal olarak çok sıkıntılı olduğunuz dönemleri düşünün. Bu duygusal ve düşünsel süreçleri yaşarken o ana ilişkin çevrenizle ilgili hangi resimler gözünüzün önüne geliyor? Hangi sesleri ve kokuları algılıyordunuz? Bu sorular çok önemli. Çünkü bu soruların cevabında sizin algısal düğümleriniz saklı.

Pozitif bir duygusal deneyimleme anında yaşamın fonunda çalan bir müzik, beyninizde o anın yüksek enerjisi ile eşleştirilen bir müziktir aslında.

 Adeta o pozitif anın anahtarıdır. Yine yüksek enerjili yaşam anlarınızda etraftaki bir resim, ya da parfüm kokusu da aynı algısal düğümü yaratır. Aynı durum negatif anlar içinde geçerlidir. Burada önemli olan yüksek enerjili pozitif deneyimleri yaşadığınız anda çevrenizdeki resimlere, seslere ve kokulara dikkat etmenizdir. Zira bu detaylara ne kadar ulaşırsanız, ihtiyaç duyduğunuzda negatif düşük enerji seviyeli duygusal durumdan pozitif duruma geçişte o ölçüde boyut değiştirici güce kavuşmuş olursunuz.

 Daha açık ifade etmek gerekirse dünyaya gelen çocuğunuzu ilk kucağınıza aldığınız anda fonda Mozart çalıyorsa, moralinizin bozuk olduğu negatif bir enerji boyutunu deneyimlediğiniz anda hemen Mozart çalmak, sizi bilinçaltı boyutta çocuğunuzu kucağınıza aldığınız ilk andaki yüksek enerji boyutuna götürecektir. Bu durum çoğu kez bilinçaltı boyutunda yaşanabilir ve sıkıntılı durum sanki birden nedensizce geçmiş gibi gelebilir size.

Oysaki bu nedensiz gibi görünen durumun yaratıcısı bilinçaltınızdaki algısal düğümlerdir. İnsan beyninin kuantum mekaniği çerçevesinde çalışma prensiplerini paylaşma fırsatı bulduğum, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalından çok değerli bilim insanı Dr. Hakan Gürvit, bilinçli tercih olarak düşündüğümüz şeylerin ardında aslında bilinçaltının yer aldığından bahsetmişti bana. Biz özgür irademizle seçtiğimizi sanıyoruz ama sanki pek de öyle değil, bilinçaltı çoktan neyi istediğini belirlemiş durumda oluyor ve bize bunu özgür irade gibi tercih ettiriyor demişti. Meditasyonla insanın bilincini kontrol etmesi yaklaşımına, bilinçaltı boyutu ile farklı bir bakış açısı kazandıran önemli bir tespitti bu bence. Ancak bu açıklamada gösteriyor ki bilinçaltı ve burada oluşan algısal düğümler çok önemli.      

Özellikle önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum.

 Yaşamınızda çok zor duygusal ve düşünsel süreçler yaşadığınız bir dönem yaşıyorsanız. Bu sürecin iyiye yönelmeye başladığı ilk anlarda evinize veya işinize farklı yollardan gidip gelmeyi deneyin.

 Yolu uzatmak pahasına bile olsa bunu deneyin. Her gün gittiğiniz yolda pek çok algısal düğüm, sizin negatif enerji boyutunu deneyimlediğiniz anları çok sayıda resim, ses ve kokuyla eşleştirmiş olabilir. Bu bir dükkan adı, sokak tabelası, bir bina olabilir. Hatta ben düşük enerji boyutunda yaşadığı dönem çok sarsıcı olan kişilere mekan değişikliğini bile öneriyorum. Farklı yoldan gitme anında da yeni resim, ses ve kokular yüksek enerji deneyimle melerinizle eşleşecektir.  

Özellikle eğitim bilimlerinde ve iş yaşamında motivasyon sürecinde bu algısal düğümlere önem verilmelidir. Zira algısal düğümler motivasyonu olumlu veya olumsuz yönde etkileyen uyaranlardır. Şirket eğitimlerinde eğitim alan kişilerin bilinçaltı boyutunda eğitim ve eğitmen kavramlarının tanımı ve bu tanıma eşlik eden algısal düğümler, eğitimin verimliliği açısından son derece önemlidir. Eğitimleri sıkıcı bulan ve eğitimleri hep kapalı mekanlarda almak durumunda kalan bir çalışan için, kapalı benzer mekanlar negatif algısal düğüm oluşturabilir. Eğitmen yaratıcı, tahmin edilebilir olmayan, değişiklik odaklı ve katılımcıların zihin süreçlerine göre esneme özelliği gösterebilen kişi durumunda olmalıdır. Bu özellikler negatif algısal düğümleri devre dışı bırakmak için önemlidir.      
Gelelim İK uygulamalarında algısal düğümlere.

Özellikle işe alım süreci pek çok kişide negatif algısal düğümlerin oluşmasına neden olabilir.

Genellikle basılı CV’ler çok sayıda olumsuz iş görüşmesi yaşamış bir insanda başlı başına negatif algısal bir düğümdür.
İş görüşmelerinde sorulan aynı tarz sorular, görüşmenin gerçekleştiği mekana ilişkin benzerlikler düğümlerin oluşmasında etkili olabilir. Bunun için ben özellikle işe alım süreçlerinde CV’lerin basılı bir şekilde görüşme anında ortada olmamasını, sorularında bilinçaltı boyutunda kişiyi tanımaya yönelik, yaşamın içinden konulardan oluşturulmasını öneriyorum. Hele havaların ısınmaya başladığı bugünlerde işyerlerinin daha ferah mekanlarında bu görüşmelerin yapılmasının kişiyi rahatlatabileceği düşüncesindeyim.

İşe alım yetkilisi bir psikolog gibi olmalıdır.

 İşe alım görüşmesi esnasında görüşmeyi gerçekleştiren kişinin algısal düğümlerini mümkün olduğunca bertaraf edebilmelidir. Bunun için aşılışmış, klasik uygulamaların dışına çıkabilmelidir. Aksi takdirde ilerisi için çok istikbal vaat eden bir kişi, farkında olmadan algısal düğümlerin tetiklemesiyle yetersiz görülüp elenebilir. İş başvurusunda bulunan kişilerde özellikle kıyafet ve aksesuar anlamında negatif algısal düğümlere dikkat etmelidirler. Olumsuz anlarınızda size eşlik eden nesneleri ve kıyafetleri yaşamınızdan çıkartabilirsiniz. Bu yaklaşım bilincin bilinçaltını yeniden düzenleme çabasında olumlu etkiler yaratacaktır.

Bu yazı 21/05/2007 tarihinde yayımlanmıştır

Ethem Kocabaş