Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Tek tanrılı firavun - Akheneton  (Okunma sayısı 5053 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı elif

  • Üye
  • *
  • İleti: 205
  • Karma: +0/-0
Tek tanrılı firavun - Akheneton
« : 01 Temmuz 2008, 22:57:33 »
          -1-
Tanrı uludur; birdir, tektir.
Ondan başkası yoktur.
Bir tanedir,
O'dur her varlığı yaratan
Bir ruhtur Tanrı, görünmeyen bir ruh...                                           
Ta başlangıçta vardı Tanrı,
Tek varlıktı o.
Hiç bir şey yokken o vardı.
Her şeyi o yarattı
Ezelden beri süregelen varlığı,
Ebediyete kadar sürecek,
Gizlidir Tanrı, kimse görmemiştir onu.
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman.

Sanki günümüzde inanılan din kitaplarından alınmış gibi görünen bu şiir, yaklaşık 3300 yıl önce Mısır’ın 18. sülalesinden Firavun Akheneton tarafından yazılmıştı. Akheneton tek Tanrı’ya inanıyordu. Gelmiş geçmiş bütün Firavunların içinde yalnız onun inancı böyleydi. Akheneton'un ölümünden tam 3000 yıl sonra arkeologlar, Amarna kentini kazarlarken keşfedilen Akheneton, böylece gündeme gelmiş oldu. IV. Amenofis olarak da bilinen Akheneton, babasının ölümünden sonra tahta geçtiğinde henüz çok gençti.
Akheneton Firavun olduğunda adı IV. Amenofis’ti ve o da diğer Firavunlar gibi geleneksel 13 tanrıya inanıyordu. Fakat ne olduysa Akheneton Tahta çıktıktan 5 sene sonra 41 yaşında iken kendisinde çok büyük bir manevi değişiklik hasıl oldu; adını ve dinin değiştirdi. Tanrı'nın bir, isminin ise Aton olduğunu halkına ilan etti. Ameophis (İmparatorluk tanrısı Amus razı olsun) olan adını Akheneton (Aton'un hadimi, yani hizmetkarı) olarak değiştirdi. Tapınaklardaki bütün putların kırılmasını, duvarlardaki tanrı isimlerinin kazınmasını emretti. Bunun yerine "Akheneton olsa olsa Aton'un kulu ve köle(hizmetçi)sidir"  anlamına gelen hiyeroglifi yazdırdı.
Akheneton'un bu yaptıklarına ve inanç sistemine en çok karşı olanlar amon rahipleriydi kuşkusuz. Akheneton rahiplerin kendisini rahat bırakmayacağını bildiğinden,  Teb şehrinin 300 km. kadar kuzeyinde  Nil nehrinin doğu yakasında yeni bir tapınak/başkent yapma gereği duymuştu. Bu tahta geçişinin 6. yılına tekabül etmektedir ve o zaman kadar "Amenofis" olan ismini "Akheneton" olarak değişmiş ve yeni başkentine de aynı ismi vermişti.
Akheneton insanlar arası eşitsizliği ortadan kaldırmak için bir dizi reforma girişti, zenci, beyaz, Arap, Kıpti, zengin, yoksul, köle, efendi ayrımlarını kaldırıp tüm insanların Tanrının eşit çocukları olduklarını savundu. Aşağı tabakadan herkesin okuma yazma öğrenmesi için seferberlik başlattı. Sihir ve büyüyü yasaklattı, Tanrı’nın tasvirinin yapılmasını engelledi.
Çok tanrıcılığı reddeden Akhenaton'un inandığı ve halkının da inanmasını istediği tanrı, kendi ifadesine göre, yalnız Mısırlıların değil, bütün insanların, bütün kainatın tanrısı idi. Güneş'i, Ay'ı, yıldızları yaratan "O" idi. Günümüzdeki tasavvuf inancına benzer bir inançla her şeyde Tanrı’yı görüyordu. Ona göre Güneş Tanrı’nın bir görüntüsüydü. Aton’u güneş değil, güneş üzerinden her şeye enerjisini veren ‘büyük ve tek kudret’ olarak tanımladı ve bu tek büyük tanrının, hakikat ve adaletin tanrısı olduğunu ilan etti.
Akheneton'un ölümünden sonra tahta geçen, Tutankhamon, rahiplerin aşırı baskısına dayanamayarak, tapınak ve kurallar dahil her şeyiyle eski düzene geçilmiş/taşınılmıştır.

           -2-
Göklerin ufkunda belirmen ne kadar güzeldir,
Ey! Hayatın temelinde yaşayan Aton,
Sen doğu göğünün ufkunda doğduğunda,
Tüm memleketi güzelliğinle doldurursun,
Uzaklaşsan da, ışınların dünya üzerindedir,
Ne kadar yüksek olursan ol,
Senin adımlarının izleri gündüzdür,
Sen, ışınlarını dağıttığın zaman,
Mısır'ın her iki ülkesi de bayram eder,
Hepsi uyanık ve ayaklarının üzerindedir,
Çünkü Sen, onları uyandırmışsındır,
Onlar tüm organlarını sende yıkarlar,
Ve kollarını kaldırıp, Sen'i şafakta selamlar,
Sonra tüm dünyada herkes kendi işini yapar,
Hayvanlar otlardan zevk alırlar,
Ağaçlar ve bitkiler çiçeklenirler,
Kuşlar, kanatları sana doğru ibadet edercesine kalkık,
Bataklıklarda uçarlar,
Sen üzerlerinde oldukça onlar yaşarlar,
Kadında çocuğu Sen yaratırsın,
Ananın karnında çocuğa Sen hayat verirsin,
Sen ana rahminde dahi çocuğu besleyensin,
Ne zaman civciv kabuğu içinde bağırsa,
Sen ona hayat vermek için nefes verirsin,
Ey Tanrım, Senin ne kadar çok eserlerin vardır,
Sen! Ebediyetin hakimi! Senin isteklerin hep iyidir,
Sen yaşamın ta kendisinin ve yaşam Sen'de yaşar,
Tanrım Sen yaşamsın ve yaşam ancak sende görülür.


Kaynaklar: National Geographic, Mehmet Sinan Gür, Mika Waltari.

« Son Düzenleme: 01 Temmuz 2008, 22:59:55 Gönderen: elif »