ÖĞRENMEK, ÖLMEKTİR DE BİRAZ...
Öğrendiklerimiz, işimize yarar yaramasına da, bizi mutlu etmeye yetmez. En mutlu olduğunuz zamanlara geri döndüğünüzde, bunların yetişkinlik dönemine rastlamadığını görürsünüz. Zaman ilerledikçe, öğrendikleriniz daha fazla sorumluluk yükler omuzlarınıza... Sorumluluklar, sizden önce belirlenmiş önünüze konulmuştur, bu dünyada varolabilmenin - ayakta kalabilmenin kuralları öğretilmiştir. Çoğu öğrenilmişlik, sizin tercihleriniz ve eğilimleriniz doğrultusunda edinilmediği içindir ki, yaşam doğal boyutundan çıkar, bir zorunluluklar sahasına dönüşür. Kırıla kırıla kırmayı, ezile ezile ezmeyi, baskı göre göre baskı kurmayı, aldatıla aldatıla aldatmayı öğrenirsiniz.
Bunları yaşama geçirmek sizi mutlu eder mi?
Bazen evet bazen hayır... Öğrenmediyseniz yaşadıklarınızdan birşey, başarı da olmaz kariyer de, sosyal çevre de, yükseliş de...
Ayakta kalmak, stratejiler geliştirmeyi gerektirir; sihirli ve etkin on kural'lar, yararlı hayat dersleri özetleri, yer yer duyarsız olmayı gerektirir. İnsanın gereksindiği huzur ve arınma ortamları da artık öğrenme ve öğretme temelinde oluşturuluyor. Öğrendiklerimiz neyi değiştiriyor, asıl soru bu...
Bizi daha hoşgörülü, daha sevgi dolu, herşeye ve kendine saygı duyan biri yapmaya yetiyor mu?
Birbiriyle yarışan değil, birbirini bütünleyen parçalar olduğumuzu anlamamızı sağlıyor mu?
Hırslarımızdan arınmamıza yetiyor mu?
Herkesin içinde saklı bir kara kutu olduğuna inanıyorum, dünyaya gelişinden itibaren taşıdığı, içinde biriktirdiği deneyimler ve öğrenmişlikler çerçevesinde stratejiler oluşturduğu, içsel değil ama kölesi olduğu mantık dışı kurallar örgüsüyle yaşamın her ''An''ına bir bilgisayar gibi işlediği...
Öğrendiklerimiz bizi, her zaman aynı karşılıkları vermeye yönlendiriyor ve sık sık arınma ve durulma gereksinimi yaratıyorsa içimizde, yanlış giden birşeyler vardır...
Her anlamda profesyonel davranmaya, hatasız yaşamaya uğraşırken;
yaşam, doğallığını kaybeder. Yer yer hata yapmayı, reddedilmeyi, dışarıda kalmayı, eksik ve onaylanmamış olmayı göze alamıyorsanız, asıl öğrenmeniz gereken şeye henüz ulaşamamışsınız demek olabilir bu... Öğrendikleriniz sizi kontrol etmesin.
'' Tel cambazının tel üstündeki durumunu anlatan şiirdir
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız ne?
Benim dengemi bozmayınız
Turgut Uyar