13 Nisan 2009
Nar-ı Kalp
Anadolu bozkırlarındaki Diyar-ı Kalb’ e doğru giderken,
Ben ağladım, İstanbul içti gözyaşlarımı...
Toprak canlandı, ekinler büyüdü,
İçim yandı, bahar yağmurları yağdı yüreğime...
İçimden taşan coşku, hu seslerine karıştı...
Nurettin Tekke Sokak, Karagümrük Fatih’te
Yüreğim aşk’la buluştu...
Bugün dünden çocuk, yarından yaşlı ben
Karanlığın ortasında yolumu bulmaya çalışırken,
Yürek penceremden sızan cılız mum ışığı rehber oldu hayallerime
Gözlerim bağlanmış mor bir yazma ile
Ellerimde sümbül çiçekleri mis kokulu
Yalınayak dikenli yollarda yürürken
İçim susuzluktan kurumuş, gözyaşlarımı içen ben...
İçimdeki korku önce boşluğa dönüştü, sonra bir hançere
Kalbime saplanan hançerle tatlı bir sızı kokladı dudaklarım
Meğer nar’ danmış kalbim; Diyar-ı Kalb’ e saçıldı nar çiçekleri,
Dudaklarıma değdi nar taneleri...Tatlı tatlı sulu sulu...
Hançerden korkmak niye bunca zaman?
Sen saklandıkça duruyor bilir misin; kalpte zaman?
Bırak aşk hançeri parçalasın kalbini,
Dalga dalga yayılır nar sesleri dört bir yana, o zaman...
n.ç.s
