Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Eksi iyon üreten cihazlar  (Okunma sayısı 5590 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı burcuk

  • Üye
  • *
  • İleti: 119
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Eksi iyon üreten cihazlar
« : 17 Ocak 2008, 08:39:55 »
Herkese Selam!!

Aranızda kaya tuzuna ek olarak eksi iyon üreten cihazlara sahip olan arkadışımız var mı?
Bende kaya tuzu bulunmakta fakat uyuduğumuz odada hem ışık vermeyecek hem de eksi iyon yayacak bu cihaza ihtiyaç duyuyoruz. Mert Hocanın evinde bu cihazdan vardı fakat markasını hatırlamıyorum..

Bilgisi olan arkadaşım benimle paylaşabilir mi?

Sevgiler..

Çevrimdışı burcuk

  • Üye
  • *
  • İleti: 119
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Eksi iyon üreten cihazlar
« Yanıtla #1 : 18 Ocak 2008, 09:09:07 »
Selam Arkadaşlar !

Konuyla ilgili bir yazı buldum.. Cihazın adı iyonizatörmüş  ;w
Yorumlarınızı varsa deneyimlerinizi paylaşmanızı bekliyorum..
Sevgiler..


İyonizatör Kullanma Alanları

1.Ev ve işyerleri-yorgunluğu gideriyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor, enfeksiyonların yaygınlaşmasını önlüyor, hava kirliliğini yok ediyor, bilgisayar ve televizyonlardan yayılan zararlı ışınların etkisini azaltıyor;

2.Tıp uygulamaları – Bronşit astım ve diğer solunum sistemi hastalıklarının tedavisinde ve önlenmesinde, migren, nevrozlar, cilt hastalıkları, kronik bronşit, solunum hastalıkları, kalb-damar sistemi hastalıkları, hipertansyon, kalp ve beyin krizi v.b.;

3.Aromaterapi için – kullanılan ortamlarda eter yağlarının homojen dağılımı için;

Bilimsel kanıtlanmış etkiler

·        havadaki toksinleri azaltır;

·        yaşamak için sağlıklı ortam garantiler;

·        yorgunluğu giderir;

·        dinçleştirerek, çalışma performansını yükseltir;

·        kan basıncını normalize eder;

·        vucudun yaşlanmasını yavaşlatır;

·        stres ve tedirginlik hislerini azaltır;

·        bağışıklık sistemini aktive eder;

·        uykusuzluğu giderir:

·        özgüveni güçlendirir;

·        antialerjik etkisi vardır;

Sağlık ve Soluduğumuz Hava Hakkında

İnsan doğanın bir parçası olarak, çevre ile uyum içinde yaşamak üzere yaratılmıştır.  İnsan uygarlığının gelişmesi sonucunda zararlı ve tehlikeli yaşam ortamlarının oluşması insan sağlığını her zaman olumsuz yönde etkilemiştir. Bulunduğumuz 21. yüzyılın başlarında insan uygarlığının gelişmesi ile beraber ekolojik dengenin bozulması soluduğumuz havanın kalitesinin düşmesine yol açmıştır.

            En eski çağlardan beri doğu uygarlıklarında bir inanç vardır: insan sağlının üç temelinden biri nefes almakla ilgilidir. O eski çağlarda soluduğumuz hava “hayatın kaynağı” olarak adlandırılmıştır. Örn. orman, dağlar, şelale ve deniz kıyıları gibi yerlerde insan kendini çok iyi hisseder. Oralarda hava çok temizdir. Hafif nefes alınır, yorgunluk çabuk atılır, derin ve rahat uyunur. Büyük şehirlerde yaşamaya zorlanan bizler, hava kirliliğinin sağlığımızı nekadar kötü etkilediğinin farkında değiliz. 1930’lu yıllarda ünlü Rus biofizikçi Aleksandır Çijevski sağlıklı havanın en önemli temel öğesinin ekolojik temizliğinde değil, eksi elektronlarla zengin/yüklü olması, varsayımı üzerine savunduğu bu teoriyi desteklemek üzere bir deney yapmıştır: İki farklı odada deney hayvanlarını kapatarak, onlara yiyecek, su, temiz hava ve ısı gibi mükemmel yaşam koşullarını sağlamıştır. Birinci odada hava özel vanadan geçerek kimyasal içeriğini değiştirmeden, sadece elektrik yükünü sıfırlamaktadır. Bir kaç gün sonra birinci odadaki hayvanlar keyifsiz, iştahsız, yaşam isteğini yitirmiş ve hayat göstergeleri düşerek, 20-30 gün içinde ölmüşlerdir. Diger yandan ikinci odada aynı şartlarda  eksi elektrik yükü bol olan havayı soluyan hayvanlar sadece hayatta kalmamış, aynı zamanda tüm biolojik ve fizyolojik fonksiyonları da artmıştır. Böylece A. Çijevski havadaki eksi iyon yetersizliğinin çok sayıda hastalıkların temel nedeni olduğunu ispatlamıştır. 70’li yıllarda bilim dünyası gereken dikkati A. Çijevski’nin teorisine yönelterek, NASA laboratuvarları başta olmak üzere bu deneyler defalarca başarıyla tekrarlanmış ve A. Çijevski’nin teorisi kabul edilmiştir.

            Eksi hava iyonları (aeroiyonlar) temiz ve sağlıklı havanın doğal parçasıdır. Doğada oluşan radyasyon, fotosentez, fırtınalarda, şelalerde suyun çarpmasından ve güneşin ultraviole ışınlarından doğal olarak meydana geldiği bilinnektedir. Normal şartlarda bir santimetre küpte 2000 civarında olan aeroiyonlar, ormanlık bölgelerde, deniz kıyılarında, büyük şelalerde bir santimetre küpte 40-50 bin arasında bulunmaktadır.

            Şehirleşme sonucu olarak, teknoloji ve endüstrinin gelişmesi ile şehirlerde santimetre küpte aeroiyonların sayısı 100-200 adete kadar, kapalı ortamlarda 50’nin altında düşmekte, bilgisayar ve televizyon önünde ise sıfırlanmaktadır. Bu da kapalı ortamlarda insanların “ölü hava” soludukları anlamına gelmektedir.

            Milyonlarca yıldır canlılar açık alanlarda yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Son bir kaç bin yıldan beri insanlar barınmak için evler yapıyor ve sadece bir kaç nesilden beri sentetik malzemeler kullanmaktadırlar. Aşağı yukarı tüm inşaat malzemeleri ve günlük hayatın gerektirdiği araç ve gereçler zararlı yaşam koşullarını oluşturmaktadır: Beton, fayans, sentetik yer ve koltuk döşemeleri, deterjan v.b. Gönümüzde, insanların büyük bir bölümü devamlı aeroiyon eksikliği içinde yaşamak durumdadır. Hayatının % 90 kapalı ve 4-6 kez daha kirli, ortalama 8-10 kez daha toksik olan mekanlarda yaşamanın sonucu olarak, merkezi sinir , kalp-damar, solunum yolları sistemlerinin zayıflaması ve bağışıklığının azalması kronik hastalıklara sebebiyet vermektedir. Şehirlerde yaşayan insanların neredeyse tümü aeronların eksikliği sebebi ile kronik yorgunluk, sık sık tekrarlanan başağrıları ve uykusuzluktan şikayetçidirler. Her kapalı ortam A. Çijevski’nin deneyinde kullanılan “odalar” olarak düşünülebilir. Havanın temiz olmasına rağmen, doğal eksi iyonlardan mahrumdur.

Şansımıza, bu sağlıksız ortamda bir çıkış yolu mevcuttur. Bu çıkış yolu her bir insan için kolaylıkla elde edilebilir. Ev ve iş ortamlarında yeterli miktarda aeroiyonların sağlanması, soluduğumuz havanın kalitesini yükseltmekle birlikte, insan sağlığının tüm parametrelerini normal seviyeye de getirmektedir. Bu cihaz (Aeroion) en iyi doğal koşullarda bulunan eksi iyon sayısına yakın aeroiyon üretimi sağlayan bir hava iyonizatörüdür. Aeroion cihazıyla bulunduğunuz ortama yapacağınız aeroiyon takviyesi ile bağışıklık sistemini aktive ediyorsunuz, solunum sisteminin ve kan basıncının normalizasiyonunu sağlıyorsunuz. Ayrıca ülser ve gastriti önlüyor, antistres, antimikrop ve antivirus etkilerinden yararlanıyorsunuz.

Eksi iyonlarla zenginleştirilmiş ortam, yorgunluğun azalması ve tamamen giderilmesini sağlar, sinir hücrelerinin canlılığını artırır, kan dolaşım sistemindeki pıhtıların oluşmasını engeller, elektrosit seviyesini yukseltir, kan şekeri seviyesini düşürür ve stresin etkilerini azaltır. Yeterli aeroiyon sayısı kalp atışları ve nefes alış ritmi ile birlikte beyin dalgalarını pozitif yönde etkilemektedir.

İyonizatötün olumlu katkılarına bağlı olarak, kandaki kalsiyum ve fosforun sürekliliğini sağlamaktadır. Ayrıca kandaki akyuvar haraketini stimule eder, hemoglobin ve kolesterol seviyesini sabitleştirir, akciğer ve solunum yollarını temizler, iştah ve uyku düzenini sağlar. Kandaki enzimlerin sürekliliğini temin eder, kandaki mikro sirkülasyonu düzeltir, eklemdeki sertlilikleri giderir, Alveol zarını korur, akciğer kapasitesini yükseltir, enfeksiyonlara karşı vücut direncini artırır, mide salgısını normalize eder, ostrojen hormonunu yükseltir.

Cihazın çalışmasıyla ilgili olarak en çok kalp-damar, solunum ve sinir sistemi üzerindeki etkileri çokça ve sıkça araştırılmıştır. Beyin hücrelerinin aeroiyonlara karşı çok hassas oldukları düşünülmektedir. Bu da sinir sisteminin çalışmasını etkilemektedir. Deney sonuçları gösteriyor ki: aeroiyonlardan dolayı hafıza güçleniyor ve tazeleniyor. Ayrıca yapılan bir çok araştırmalara göre, çocuklardaki davranışlar büyük ölçüde havadaki eksi iyonlara bağlıdır. Diğer sonuçlar gösteriyor ki aeroiyonlar güç ve dayanıklılık gibi unsurlara da katkıda bulunmaktadır. Örn. Soğukluğa dayanıklılık, cildin ısıya karşı olan hassasiteyi azaltmak v.b.

Çok net bir şekilde aeroiyonların böbrek üstü salgı bezleri ve hipofiz ile bağlantısında pozitif etki sağladığı bilinmektedir. Aeroiyonların vücudumuzdaki lipidlerin oksijenlenmesinde rol oynaması, bunun sonucu olarak da hücre zarının durumunu olumlu olarak etkilediği kanıtlanmıştır. Vücudumuzun iyonize ışınlarına ve toksik maddelere direncini artırır.

Cihazın kullanılması sırasında eksi iyonların vücud metabolizmasının düzenlenmesinde aktif rol oynadıkları saptanmıştır. Böylece rahat ve  kolay erişilebilen terapi ve tedavi amaçlı, veya elverişli olmayan koşullarda önleyici olarak kullanılmaktadır.

İnsan gıdalarla her gün vücuduna çeşitli organik maddeler almaktadır. Biokimya anlamında doğal radyasyon seviyesi ve havanın kimyasal kirliliği yanısıra , suda ve besinlerde bazı moleküller pozitif serbest radikallere dönüşür. Pozitif radikaller çok dayanıklı olup varlıklarını aylarca sürdürmektedirler. Bu elektrik potansiyel dönüşümü ile hücre zarının geçiş kapasitesi azalmakta ve toksik maddelerin atılması zorlaşmaktadır. Bu da hücreyi yapısal değişikliklere maruz bırakacak şekilde, hücrenin çalışmasını zorlaştırmaktadır. Hücreler çoğalırken, bu atrofik değişiklikleri alırlar. Eksi iyonlarla dolu bir hava solunduğunda, solunan hava akciğerlere, sonra kana, oradan da her bir hücreye gelmektedir. Böylece pozitif radikallerin nötralizasyonu sağlanmaktadır. Hücre zarları zamanla normal potansiyelini tamamlar ve hücre için gerekli maddelerin alış verişini kolaylaştırırlar. Bu da söz konusu organ ya da sistem tedavisinin gerçekleştirmektedir.

Sağlıklı insanda erotrisitler (alyuvar kan hücreleri) elektrik yüklüdür. Mikroskobik eksi yükler alyuvarların birbirleri ile daha sık çarpışmalarına neden olmaktadır. Bunun sonucu kan pıhtılarının oluşması da engellenmektedir. Alyuvarlar elektrik yükünü kaybettikleri zaman, kanın haraketliliği değişmekte, bunun sonucunda kan basıncı da etkilenmektedir.Eksi iyonlarla zenginleştirilmiş hava solunduğunda kısa zaman içinde alyuvarlar normal hale gelmektedir. Böylece kanın haraketliliği optimize olmakta ve kan basıncı normale dönmektedir. Sonuç olarak kalbin çalışması da kolaylaşmaktadır. Eksi yüklü iyonlar hücrenin enerji kaynağını (mitohondrileri) olumlu etkilemektedir.

A. Çijevski’nin çalışmaları da dahil olmak üzere yapılan son araştırmalargöstermiştir ki, devamlı eksi iyonlarla zenginleştirilmiş ortamlarda yaşamak insanların hayatını % 40-45 oranında fiziksel ve ruhsal anlamda uzatmaktadır.

Eksi iyonlar, kan dolaşım sisteminde pıhtı ve birikimlerin oluşmasını engelleyerek, beyin ve kalp krizi riskini azaltmaktadır.

Sağladığı olumlu etkilerin yanısıra bu cihaz (iyonizatör) havadaki mikropları, alerjik maddeleri, toz, kir ve sigara dumanını da yok etmektedir.

Bu cihazın ev ve iş yerlerinde 30 dk. çalışmasıyla mevcut kirlilik 4-5 kat azalmaktadır. Örn. grip hastası olan bir odada hastayla temasa geçmek tamamıyla tehlikesizdir. Ayrıca havadaki toksik maddeleri yok etme özelliği ile hastanın çabuk iyileşmesine olumlu katkıda bulunmaktadır. Hava filtreleri ve air conditioner gibi cihazların temizleyemediği soluduğumuz hava içeriğinde yer alan ve insan hayatına zararlı mikroorganizmaları yoketmektedir. Cihazın çalıştığı ortamda havadaki mikro organizmalar 10-25 kat, bilinen ev tozu ise 4-10 kat azalmaktadır.

Cihaz “ekran hastalığını” önlemek için kullanılmaktadır. Bilindiği üzere bilgisayar ve televizyon çalışırken, ekranların etrafında artı yük potansiyeli oluşmakta ve havadaki eksi yüklü iyonları yok etmektedir. Bunun sonucunda “ekran hastalığı” dediğimiz hastalık belirtileri: sinirlilik, başağrısı, yorgunluk, gözlerde ağrı ve yanma, vücut ısısının yükselmesini gözlemliyoruz. Bu şartlarda iyonizatörün kullanılması, bilgisayar ve televizyonların olumsuz etkilerini azaltmaktadır..

Kullanılabilir Durumlar

SİSTEM
 RAHATSIZLIK
 
Kalp-Damar Sistemi
 Yüksek ve düşük tansiyon, stenokardi, beyin kan dolaşımındaki rahatsızlıklar (başağrısı, migren), tromboflebi
 
Kas-Kemik Sistemi
 Romatizma, osteoporoz (kemik erimesi), eklem ağrıları
 
Soluk Sistemi
 Bronşit, kronik solunum hastalıkları, grip, tonzilit, tüberkuloz, silikoz
 
Sindirim Sistemi
 Mide ve onikiparmak barsağı ülseri, gastrit
 
Alerji Hastalıkları
 Astım, bronşit astım, rinit,cilt alerjileri
 
Jinekolojik Hastalıkları
 Adet düzensizlikleri, hipolakti
 
Sinir Sistemi
 Stres, fonksiyon bozuklukları, kronik yorgunluk, çabuk yorulmak, bitkinlik, nevroz, uykusuzluk, depresyon, radikulit
 
Cilt Hastalıkları, Yaralar, Travmalar
 Yaralar, yanıklar, cilt ülseri
 
Diğer
 Diabet, göz hastalıkları
 

Kullanılmasında Sakıncalı Durumlar

Onkoloji hastalıkları
Verem -4. seviye
Kalp yetersizliği-2. ve 3. dereceler
Kullanma Talimatları

Ağaç, cam, plastik v.b. gibi izolasyona müsait zeminde kullanılmalıdır. Bulunduğu yerde duvarlardan, zemin ve tavandan, bilgisayar, televizyon ve diğer elektrikli ev aletleri ile büyük metal objelerden en az 1 metre uzaklıkta bulunmalıdır. Negatif iyonların daha iyi yayılmasını teminen, cihazın önünde her hangi bir obje bulunmamalıdır. Cihaz çalışır vaziyette iken üzerinde bulunan kırmızı ışığının sürekli yanması gerekmektedir. Ayrıca cihazın çalıştığını kontrol etmek için elinizi önkapağının 5-10 santim uzaklıkta tuttuğunuzda, hava akımını hissedecek ve mekanik bir ses duyacaksınız. Ses havadaki neme göre değişir.

            Çalışan cihaz insan vucuduna yakın olmamalı. Ozon konsantrasyonu, azot oksitlenmesi ve elektrik alanı potansiyeli ile ilgili sağlık standartları cihazın 50 sm uzaklığından başlayarak sağlanmaktadır. Cihazı kullanmadan önce, kullanılacak alanı 10-15 dk. havalandırılmalıdır. Havadaki aeroiyonların normal seviyeye gelmesi için, cihazın 1 saat çalışması yeterlidir. Bu zaman içinde havadaki iyonların dinamik dengesi sağlanmaktadır.

            Daha iyi bir koruyucu etki elde etmek için, cihazın 4-5 saat çalıştığı bir ortamda bulunulması tavsiye edilir. Daha fazla zaman geçirmenin sağlık üzerinde daha olumlu etkiler sağladığı bilinmektedir.

            Bu anlamda uyuduğunuz ortamda çalıştırılması tavsiye edilir. Böylece en az 7-8 saat iyonize edilmiş havanın teneffüs edilmesi sağlanmaktadır.  

            Televizyon izlerken veya bilgisayarla çalışırken cihazın arkanızdan yada yan tarafınızda bulunmasi en iyi sonucu vermektedir.

            İyonların çabuk ve homojen dağılımını sağlamak için; cihaz, soba, kalorifer gibi ısı kaynaklarının tam karşısında  bulunmalıdır.

            Ağır solunum yolları hastalıkları, grip salgınları bronşit astım nöbetleri durumunda 30-40 samtimden inhilasyon yapılabilinir.

            Elektrik aksamının güvenliği ve çok az elektrik enerjisi tüketmesi nedeni ile cihazın devamlı çalışır vaziyette tutulmasında herhangi bir mahsur bulunmamaktadır.

Teknik Bakım

            Özel bir teknik bakıma ihtiyaç bulunmamaktadır. Kullanıldığı sürece yumuşak bir bezle tozu alınmalıdır. Temizliğinde herhangi kimyasal bir madde kullanılmamalıdır. 5-6 ayda bir cihazın içindeki toz, ön panelden elektrik süpürgesi ile temizlenmelidir.

« Son Düzenleme: 20 Temmuz 2011, 18:58:54 Gönderen: natalie »

Çevrimdışı Mine

  • Üye
  • *
  • İleti: 192
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Eksi iyon üreten cihazlar
« Yanıtla #2 : 18 Ocak 2008, 10:41:57 »
pardon arkadaşlar... kaçırmışım galiba..

kaya tuzu yemeklere kullanmıyor muyduk? bilmediğim ya da yanlış yaptığım birşey olmasın? .ll
Mutlu olmak istiyorsak,
hayatın cisimde değil,
ruhta olduğuna inanmalıyız.

Tolstoy

Çevrimdışı Mine

  • Üye
  • *
  • İleti: 192
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Eksi iyon üreten cihazlar
« Yanıtla #3 : 18 Ocak 2008, 10:53:48 »
yaa bu süper birşey.... herkeste bulunmalı diyorum..
Mutlu olmak istiyorsak,
hayatın cisimde değil,
ruhta olduğuna inanmalıyız.

Tolstoy

Çevrimdışı burcuk

  • Üye
  • *
  • İleti: 119
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Eksi iyon üreten cihazlar
« Yanıtla #4 : 21 Ocak 2008, 13:36:40 »
İyonizatör'ün daha iyi olup olmadığı hakkında çok fikrim yok ama bence havayı temizleme açısından etkileri aynıdır. 10-15 cm lik bir tuz lambasının koruyabildiği alan 20-25 m2 kadar, yani epeyce geniş bir alan.. Tuz lambalarının daha büyük boyları da bulunmakta, bunlar daha geniş alanları temizleyebilir.. Görüşünüşü çok estetik :) lamba yanınca ışığıyla şömine ateşi gibi gözüküyor, ısı yayıyor hem de ortamın havasını temizliyor.. bunlar beni mutlu ediyor :)

lambamı ne yazıkki uyurken kullanamıyorum hem ışıklı ortamda uyuyamıyorum hem de uyku sürem boyunca (7 saat kadar) ufak ta olsa bir ampülün harcadığı elektriği tüketmek istemiyorum bu nedenle iyonizatör aldım..
« Son Düzenleme: 20 Temmuz 2011, 19:00:52 Gönderen: natalie »