Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Neden kilo alırız?  (Okunma sayısı 79504 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

nazlita

  • Ziyaretçi
Neden kilo alırız?
« : 16 Kasım 2007, 14:19:33 »
doğru beslenmeyle ve doğru egzersizle ilgili diğer bilgileri aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz:
http://klasikyoga.com/klasikyoga/YogikBeslenmeveSaglik/index.php


Yemeği asıl yeme sebebimiz yaşamımızı sürdürmek için ihtiyaç duyduğumuz enerji gereksinimimizi karşılamaktır. Ancak yemek düzenimize bir göz atarsak, yemek kimileri için zevk ve rahatlatıcı bir şeydir.

Güzel bir kahve yanında yenen çikolatalı pasta kimi gevşetip rahatlatmaz ki! Her şeyi dengeli uygulamak koşuluyla her şey beden için faydalıdır.

Gelelim neden kilo alıyoruz sorusuna. Ben de bir bayanım. Yaşın genç hele bir çocuk doğur kilo alırsın dendi, iki çocuk doğurdum. Sonra hele bir 35’i geç kilo alırsın dendi, yaşım oldu 40.Hala beklemekteler. Ben kararlıyım, kilo almayacağım!

Uyguladığım ve yararını pek çok açıdan gördüğüm bazı noktaları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Neden kilo alırız? Çünkü demek için pek çok şeye göz atmak gerekir.

Farklı besinlerin farklı sindirim süreleri vardır. Farklı sindirim enzimlerine ihtiyaç duyarlar. Bu sebeple farklı yiyecek çeşitlerini bir defada yemek sindirimi zorlar, bunun sonucu ağırlık hissi, ekşime, gaz ve şişkinliktir.

Doğru yiyecek birleşimi sadece daha iyi bir sindirim için değil, aynı zamanda duygusal dalgalanmalar, endişe, depresyon gibi duyguları bertaraf etmek açısından da önemlidir.

Gelin yiyecek türlerine ve sindirim sürelerine bir göz atalım.

Proteinler:

Hazım süresi 2–4 saat arasında değişmektedir.

Bir öğünde sadece tek bir protein yenmelidir. Sebzelerle tüketilebilir.

Şekerle yenmemelidir.

Tahıllar:


Sabah yakılması daha kolaydır.

Az nişastalı veya nişastasız sebzelerle tüketilebilir. Ama proteinlerle tüketmeyelim (yani artık pilavın yanında ekmek yemeyin).

Tüm sebzeler:


Hazım süresi 30dk–2 saat arasındadır.

Proteinler, nişastasız ve az nişastalı gıdalarla tüketilebilir.

Meyveler:

Sindirim süresi 20dk–1 saat arasındadır.

Hazmı en kolay ve hızlı yiyeceklerdir.

Gıdaların sürelerine göz attıktan sonra, metabolizmamızı yavaşlatacak beslenme tarzlarından nasıl kaçınırız göz atalım.

1.) Meyveler ve kuruyemişler yemeklerden 2 saat sonra veya aç karnına yenmelidir. Aman bir tabak yemeyin! En fazla 5–10 adet.

2.) Yemek esnasında su veya sıvı tüketmeyin. Mide asitleri sulanır ve sindirim yavaşlar. Metabolizma yavaşlayınca kilo almamız kolaylaşır.

3.) Yediğimiz öğünlerde kan şekerini aniden yükseltip sonra aniden düşürecek ve açlık kramplarına yol açacak gıdalardan uzak durmalıdır.

KİLO KONTROLÜNDE EN ÖNEMLİ KURAL KAN ŞEKERİNİ KONTROL ALTINDA TUTMAKTIR.

Bu sebeple besinlerin glisemi endekslerini bilmemiz gerekiyor. Glisemi endeks yiyeceğin yendikten 2–3 saat kadar sonra kan şekerini yükseltme kabiliyetine denir.

Glisemi endeksi yüksek gıdalardan uzak durmalıyız.

Bu tür gıdalar çabuk acıktırır.
Şeker, beyaz un, mısır, kek, bal, patates glisemi endeksi yüksek gıdalardır.
Bazı karbonhidratlar kan şekerini çabuk yükseltir. Şeker, bal, reçel bunların arasındadır. Sabah kahvaltıda ekmek, bal, reçel veya bisküvi yiyorsak kan şekeri aniden yükselip öğlene doğru aniden düştüğü için açlık krampları çekmeye başlarız.
Çay, kahve, kola, sigara, stres adrenalin salgısı yapıp kan şekerini çabuk yükseltir. Kanda şeker azalınca tekrar aç hissedersiniz. Ayrıca kola karaciğerin aşırı çalışmasına ve yorulmasına neden olur. Bedende kalsiyum ve magnezyum eksikliği oluşur.

Kilo almamak ve metabolizmanın düzenli çalışması için glisemi endeksi düşük gıdalar alınmalıdır.
Bu gıdalar çabuk acıktırmaz.
Kilo vermeye yardımcı olur. Yağ yakılmasını sağlar.
Tatlı ve çikolata krizini önler.
Duygusal dalgalanmaları önler.
Sabahleyin ve yazın daha kolay yakılırlar.
Glisemi endeksi düşük gıdalar:

Şekersiz tahıllar                                    

Kara çavdar ekmeği

Kepekli veya tam ekmek                        

Kepekli makarna

Meyve ve sebze

Şekersiz marmelât                      

Barbunya

Bezelye

Kuru fasulye                                        

Nohut

Mercimek                                            

Basmati pirinç (nişastası az)

Baklagiller                                            

Yulaf ezmesi

Siyah çikolata (%70 kakao)            

fıstık

Dondurma                                          

süt ürünleri

Çiğ havuç

4.) Zihnimizdeki yemek düşüncesi bile, hipofiz bezinden adrenal bezine bir yol izler ve pankreas ensülin salgısını artırır. Bu da açlık spazmı yaratır.

Yale Üniversitesi bununla ilgili bir deney yapmış; yağlı etin ızgara da yapılışını seyreden kilolu kişilerin kanlarındaki ensülin dengelerinde artış tespit etmiştir.

5.) Akşam yemeğinden 2 saat önce egzersiz yapıldığında yenilen öğünün daha çok yakılmış olduğu tespit edilmiş. Ayrıca midenin 1/3’ü boş kalmalı. Ve en geç saat 18.00 -19.00 saatleri arasında yenilmelidir.

6.) Yoğun iki proteini aynı anda yemeyin. Aynı anda iki nişastalı yiyecekte yenmemelidir. En uzun sindirimi olan önce öğütüleceği için diğeri beklemek zorundadır.

Et yanında sebze yemek gerekir. Pilav veya püre değil. Veya makarna ve pilavın yanında sebze yemeği yenmelidir.

Şu an aklıma pilav üstü döner, biftek ve püre gibi örnekler geldi. Arada sırada kaçamaklar yapılsa da temel olarak bu düzene uymak gerekiyor. Yoksa kilolarla savaş hiç bitmez.

7.) Şekerli yiyecekleri nişastalı yiyeceklerle yemeyin. Beden önce şekeri sindirmeye başlar. Nişastanın sindirimi için gereken amilaz enzimini yok ederek asiti oluşturur.

Tatlıları, çikolatalı pastaları mutlaka ve mutlaka aç karnına yemeliyiz. Yemek üstüne tatlı yemek kesin onu yağ olarak depolamak demektir. Ben öğleden sonra çay ve kahve ile aç karnına böyle şeyleri tüketiyorum. Tabi ki her gün değil.

Bir öğünde bunu yediysek diğer öğün çorba veya salata gibi hafif bir öğünle geçirmeliyiz.

TARİF:

Meyve salatası yapın. Elma, armut veya şeftali, hangi meyveyi seviyorsanız küçük küçük doğrayın. Yoğurt ve tarçını karıştırıp üzerine dökün. Tatlı ihtiyacınızı giderecek ayrıca tarçının zayıflatıcı etkisinden faydalanacaksınız.

Armutun içindeki enzim daha tok tutar. Elma acıktırıyor. Mevsime göre tarifi değiştirin.

8.) Simit yanında süt veya ayran içildiğinde bedende bir enzim salgısı olup zayıflamaya yardımcı oluyormuş.

9.) Tiroit bezi yiyeceklerin yakılıp enerjiye dönüşmesini belirliyor. Kendimizi iyi veya kötü hissetmemizi sağlayan bir bez. Karbonhidrattan zengin yiyecekler tiroit bezini daha rahat çalıştırıp, yağ yakılmasını hızlandırıyor.

10.) Bedenden bağırsaklar, ter, solunum yoluyla su kaybı olmaktadır. Özellikle stres bedenden su kaybına neden olur. Günde 1,5–2 litre su tüketilmelidir.

Az su içildiğinde vücut susuzluk tehlikesi vererek su tutmaya başlar. Diyet dönemleri bedenin su tutması bu yüzdendir.

Ayrıca adaçayı, soda, yeşil çay, ıhlamur, papatya çayı için. Diyet dönemi ruhsal gerginliği alır ve sinirleri sakinleştirirsiniz.

11.) Yiyeceklere eliniz uzandığında 10’a kadar sayın. Derin soluklar alın.

12.) Beyin  “doydun” sinyalini 20dk.da verir. İyice çiğneyerek, yavaş yavaş yiyin. Tabağınızın ölçüsünü azaltın.

13.) Derin oksijen almak kalori yakmak için birebirdir.

14.) Bunu söylememe gerek yok tabiî ki mutlaka egzersiz yapın. Çok ağır egzersizler oksijen ve enerji tüketimine sebep olduğu için açlık hissi verir. Buna dikkat. Yürüyüş, yoga gibi egzersiz programları tercih edilmelidir.

Gül Berberoğlu

doğru beslenmeyle ve doğru egzersizle ilgili diğer bilgileri aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz:
http://klasikyoga.com/klasikyoga/YogikBeslenmeveSaglik/index.php

 
« Son Düzenleme: 03 Ekim 2013, 23:27:48 Gönderen: natalie »

janbi

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden kilo alırız?
« Yanıtla #1 : 20 Aralık 2007, 19:46:42 »
Bu yazıyı tekrar okuyunca bazı noktalar çarptı gözüme.

Bir tanesi ; pilavla ekmeğin beraber yenilmemesi gerektiği.Lakin pilavda ekmekte karbonhidrat grubuna girer ki ikisininde kimyasal sindirimleri için gerekli olan enzim pityalindir. Dolayısı ile neden beraber yenilmemeleri gerektiğini belirtmeyişleri kötü olmuş.

Belki pilavın amino acid içeriğinden mi diye düşündüm lakin bitkisel karbonhidratların çoğunda amino acid bulunur.

Acaba "aynı anda iki nişastayı yemeyin" tezinden yola çıkarakmı ekmek ile pilavın beraber yenilmemesi gerektiğini tavsiye etmekte?

Buda beraberinde şöyle bir soru getiriyor; İki nişastayı beraber yememeliyiz lakin farklı nişastaların bileşimi tam amino acid denklemini oluşturur.Mesela bulgur pilavı nohut , pilav kuru fasülye  gibi. Bu durumda iki nişastayı yediğimiz zaman daha mı iyi olucaktır yoksa bizim için daha zararlı?

Başka bir soru ; şekerli yiyeceklerin nişastaşlarla beraber tüketilmemesi gerektiği. Lakin nişasta da bir şeker türü değilmidir.yani komplesk karbonhidrat.Karbonhidrat sonuçta bir şekerdir lakin şekerli gıdalar derken burada  çikolata saf şeker vs gibi glukoz veya sakkaritlerden mi bahsetmektedir? ( öyle olsa bile yine karbonhidratları glukoza çeviren kimyasal enzim pityalindir ) ???

Ayrıca "Simit yanında süt veya ayran içildiğinde bedende bir enzim salgısı olup zayıflamaya yardımcı oluyormuş." deniliyor. Simit karbonhidrat süt ve ayran ise protein kökenlidir.Dolayısı ile kimyasal sindirimlerini gerçekleştiren enzimler farklıdır.Bu enzimler bir araya geldiklerinde alkalik , asidik dengesinden dolayı birbirlerine zarar vermektedirler.Sonuç olarak birbirleriyle karışmasından dolayı nötrlenen veya kalitesiz hale gelen enzimler yüzünden bu besinlerin beraber sindirimi zorlanmamaktamıdır? Yağ yakımından ziyade tam tersi yağlanmayı tetiklememektedir?



Besinleri  mide de kalma süreleri de benim için çok enteresan bir konu.
Genel olarak tüm kaynaklarda besinlerin midede kalma süreleri aynı ve yukarıda ki gibi.Lakin mesela et yediğimizde bu bizim midemizde 4-5 saat kalıyorsa ( 6 saate kadar kaldığı söylenen etler var ) bu demektir ki 5 saat boyunca midemizdeki asitsel oluşum mide de bu besini sindirmeye çalışıyordur.5 saat boyunca vücut mevcut kanı yoğun olarak sindirimde ki mide hareketi için kan pompalıyor demektir.

 Kan dolaşımı çok önemli bir konu.Mesela glukozla beslenen insan beynine dakika da bir litre kan gittiği söylenmektedir.Bu kan ile beyne oksijen , glukoz vs iletilir.Midemizde besinler sindirilirken kan kılcal damarlardan çekilir ve kan dolaşımı mide kısmında yoğunlaşır.Bu demektir ki 5 saat boyunca beynimize giden kan sekteye uğruyor demektir ( benim tabirimle taklaya geliyor :) ) Ayrıca bu 5 saat boyunca fiziksel aktivite yapmakta zorlanacağız , düşüncelerimizi kontrol altında tutmakta , yazı yazmakta , odaklanma da zorlanacağız demektir.Uzun süre boyunca mide de ki asidik ortamın da olumsuz etkileri cabası.

Dolayısı ile bu konuya biraz şüpheli yaklaşıyorum lakin bu konuda çok fazla bir kaynak henüz bulabilmiş değilim.

Kendi kendime sorduğum sorulardan biri şu; mesela sebzelerin mide de ki hazım süreli 30 dk - 2 saat deniliyor.Lakin sebzelerin kimyasal sindirimi ne ağızda başlar ne de mide de.Ağızda ve midede mekanik sindirime uğrayan sebzeler daha sonra ince bağırsağa geçerler.Burada da yanlış hatırlamıyorsam seluloz  bakterileri  tarafından kimyasal sindirime maruz kalırlar.Peki sebzeler ince bağırsakta sindiriliyorsa neden mide de 2 saate kadar beklesinler? Burada onlar için herhangi bir enzim salgılanmaz ki.

Aynı şey tabi meyveler içinde geçerli.Mesela neden meyveleri diğer besinlerle yememeliyiz ? Çünkü diğer besinlerle yenildikleri zaman vaktinde ince bağırsaa geçişleri olmaz zira mide de ki diğer besinler henüz mekanik veya kimyasal sindirimde oldukları için bu geçişe hazır değillerdir.Mide de bekleyen meyveler bozulurlar , mayalanırlar.Peki o zaman neden boş karna meyve yediğimiz zaman meyveler midemizde 20 dakika - bir saat kalsın?

Kafam karışık velhasıl :)

Bir kaynakta etin mide de mekanik sindirim süresi yarım saattir , meyve ve sebzeler ise bir kaç dakika da mideden ince bağırsağa geçiyor diyordu.Lakin orada konuyu daha derin takip edebileceğim bir kaynak belirtilmemişti.

Acaba bu 4 - 5 vs saatlik sindirim süreleri besinlerin genel olarak insan vücudunda ( mide , ince bağırsak ) uğradığı kimyasal ve mekanik  sindirim sürelerimi? Yoksa besinlerin mide de kaldığı süremi?
« Son Düzenleme: 20 Aralık 2007, 19:48:45 Gönderen: janbi »

janbi

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden kilo alırız?
« Yanıtla #2 : 20 Aralık 2007, 22:53:22 »
Valla benim bildiğim Mert hoca  eğer kaynak bulamıyorsan yeterli derecede araştırmıyorsun diyecektir :))



nazlita

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden kilo alırız?
« Yanıtla #3 : 21 Aralık 2007, 11:24:33 »
Ve demek ki nazlita da yeterli bilgisi yoksa siteden alıntı yapmamalı demektir :)

janbi

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden kilo alırız?
« Yanıtla #4 : 21 Aralık 2007, 11:57:04 »
Estağfurullah nazlı
Senin sayende kendi bilgilerimizi sınıyor , üzerlerine yeni bilgiler ekleyecek sorular ortaya çıkarıyoruz.
Bu sorular konuyu hem beraberce irdelememizi hemde araştırırken yeni sorularla karşılaşmamızı sağlıyor :)
Güzel ve geliştirici bir labirent yani :)

nazlita

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden kilo alırız?
« Yanıtla #5 : 21 Aralık 2007, 12:13:52 »
Hakkaten pilavla ekmek konusunu hayatımız boyunca dinledik; ama hiç biz ''Neden??'' diye sormadık; kimse de açıklamadı...Gün geçtikçe olayların derinine inme isteğimiz artıyor; konuların özünü keşfetmek istiyoruz..Bilmek istiyoruz...Dün 6 yaşındaki kuzenim lotus oturduktan sonra ben birşey söylemeden baş ve işaret parmağını birleştirdi ve gözlerini kapattı; diğer 8 yaşışndaki kuzsenim ise ''Om'' da demelisin diye onu uyardı; ''Neden??'' diye sordum; TV de öyle dediler...Ama ''neden'' öyle desin; 'om' ne demek diye sordum; çocuklar birşey diyemedi; daha küçükken enjekte ediyorlar ruhumuza bazı kalıpları...

Çoğu insan nedenini sorgulamadan yaşayıp gidiyor; neden sofralarımızdan süt ve yoğurdu eksik etmememiz lazım? Neden illa et yemeliyiz? Neden?? Neden kimse bana gelip de yıllarca: ''Hiç tahin yemiyosun, olmaz böyle hayat!!!'' demedi....

Biz kitlesel hipnozdan çıktık; etrafımızdakileri de kurtarmamız lazım...