Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Su...  (Okunma sayısı 13931 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı deep inside

  • Üye
  • *
  • İleti: 645
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Su...
« Yanıtla #20 : 12 Temmuz 2008, 23:34:17 »
Tüm arkadaşlara paylaşımları için teşekkür ederim. Ben susuz bir gün düşünemiyorum. Günlük beslenmemin %70 ini sıvı almaya çalışıyorum. Paylaşımlar arasında en etkilendiğim Sevgili İrem'in su moleküllerinin resimlerini bizimle paylaşması olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Çevrimdışı xmcraex

  • Üye
  • *
  • İleti: 13
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Su...
« Yanıtla #21 : 13 Temmuz 2008, 00:06:33 »
mert hocanın dediği gibi midem tembelleşti.günde 6-7 şişe soda içmek zorunda kalıyorum soda içmezsem mide eritmiyor kolay kolay. bence sodayı yemekten sonta felan içmeyin derim yemek haricinde içtiğim zaman gayet rahatlatıyor beni
severim yaradılmışı
yaradandan ötürü

Çevrimdışı Lotus

  • Üye
  • *
  • İleti: 22
  • Karma: +0/-0
Ynt: Su...
« Yanıtla #22 : 28 Kasım 2008, 12:20:34 »

 ;n

Suyun yemekten yarim saat,bir saat oncesi kullanimi,corbanin yemeklerden en en son sirada icilmesi aslinda ayni sey.

-midedeki enzim aktivitesininin ortamini bozmamak icin onemli.
Besin turlerine gore farkli enzimler aktivlestiriliyor,bu karisiklik ne kadar daha az ise,sindirim o kadar daha kolay ve cabuk oluyor.
-once sivilarin mideye alinmasi,ardindan hemen alinan yemeklerin cok daha gec sindirilmesi anlamina geliyor.Cunku suyun emilme onceligi ve kolayligi olmasina ragmen,yine de belli bir zaman aliyor,ve bu arada diger besinler icin salgilanan enzimleri yikamis oluyor.Dolayisiyla tokluk hissi daha gec geliyor,yemek alimi olmasi gerektiginden daha fazla suruyor.
-insanlar aliskanliklarina gore bazilari once,bazilari sonra aldiklarinda daha rahat hissediyor kendini.
Vucudun adaptasyonunu hic birzman ani degisiklerle bozmamak gerekir.Arada bir degisim yapmak istiyorsaniz bunu zamanla yapmalisiniz.


Su ile ilgili ilginc haberlerden bir tanesi,suyun vucudumuzda `aktiv sivi`haline getirildigidir.
diyaliz makinelerinde saf su kullanildiginda karacigerin bu suyun kendisinin islemis oldugu su olmadigini farkediyor.
Bunu suya karisan diger molekullerin ayiklansalar bile suyun icinde kanallar seklinde izler-kaliplar birkatiklari dusunuluyor.Homeopati de bunun uzerinde calisiyor.Suyun icinde sadece ilac molekullerinin binlerce  seyreltilmis halinde sadece`izleri oluyor` yani kimyasal analizde orada ilac-hayvansal,bitkisel,mineral,sekret vs- bulunmamasina ragmen yine de ise yariyor.Bunu yalnizca anahtarin kalibi ile kapiyi acmaya benzetiyorlar.
Bunun tam olarak neden oldugunu acikladiklarinda bir nobel daha alicaklar:)

Sularinizi bulundurdugumuz ortam,
(bu arada sularin plastik sisede olmasinin kilo yaptigini soylediler-bu konuda birseyler duyan var mi?)
her turlu enerji cesidi-isik,ses,Hz,UV,kablolarin etrafindaki manyetik alan,akliniza ne geliyorsa..iyonize ediyor veya..suyu tepeden tirnaga degistiriyor.Bunun onune gecmenin tek yolu sizin de bu oalya aktiv olarak karismaniz olabilir..Sevdiginiz sarkilari dinlerken bir bardak suyu masanin uzerinde birakin digerini de baska odaya koyun,bir resmin onune ornegin,ikisinin de tadi cok farkli olacaktir.
Suyunuzla,konusabilirsiniz bile,bu yine bir titresimdir.ve molekuler dunyada bunun anlami buyuktur:)
okunmus su dedikleri bu olsa gerek:)sadece su degil,diger besinler,bizler bile bu seylerden etkileniyoruz,
(%70 miz su)yine de su,pek cok molekuler cesidi olabilen garip bir bilesik,dondurulmus suyun ayri,4 derecedeki suyun apayri ozellikeleri var.bunlarin yani sira notur,ve saf olusu,bulundugu ortami hemen kapma ve uzun sure koruma ozelligi veriyor.`su hafizasi`O yuzden akan sularin da ayri yeri var.

Neforologlar,kullandigimiz  mineral sulari,arada bir degistirmemiz gerektigine dikkat cekiyor.Ayni cesitte minerallerin birikimini onleyerek bobreklerimizi korumus oluyoruz.

-eski caglarda ve Ayuverda tibbinda,su tedavi icin kullanilan bir numarali ilac kabul ediliyor.En ufak bir gripte sadece solunum yollarinin degil,tum vucudun kuvet icinde,dinlendirilmesine vs.gidiyorlar.Cunku butun yuzey alanimizla solunum yapabiliyor,toksinleri atabiliyoruz.Or.Buhar banyosu:)

sevigiler ^_^
« Son Düzenleme: 28 Kasım 2008, 12:33:40 Gönderen: Lotus »

Çevrimdışı Mert Güler

  • Genel Yönetici
  • Üye
  • *
  • İleti: 534
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • http://www.klasikyoga.com
Ynt: Su...
« Yanıtla #23 : 28 Kasım 2008, 13:31:47 »
Merhaba Sevgili Lotus;

Çalışma alanın ve mesleğinle ilgili gelişmeleri ve paylaşımlarını bekliyoruz.
Hemde uzaklardan, başka diyarlardan  :)
Paylaşımın için teşekkür ederim.



Sevgiyle Kalın,
Yolunuz Aydınlık Olsun...
Mert Güler

Çevrimdışı superisi

  • Üye
  • *
  • İleti: 195
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Su...
« Yanıtla #24 : 28 Şubat 2009, 18:42:14 »
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, vücudun yüzde 55-75'inin, beynin ise yüzde 95'inin sudan oluştuğunu belirterek, "Yeterli miktarda su içmek sesi güzelleştirir" dedi.

 

Prof. Dr. Yorulmaz, vücuttaki suyun yüzde 2'sinin kaybedilmesinin yorgunluk, halsizlik, hafızanın zayıflaması, matematik zekasında azalma, konsantrasyon güçlüğüne yol açtığını söyledi.

Okunan yazıya konsantre olunamıyor ve anlamakta sıkıntı çekiliyorsa su içilmesinin faydalı olacağını ifade eden Yorulmaz, ABD'de halkın dörtte üçünün vücutlarındaki su miktarı olması gerekenden daha az bulunduğunu belirtti.

Yorulmaz, su içmenin faydalarını şöyle anlattı:”Araştırmalara göre, yeterli miktarda su içmek daha fazla kalori harcanmasını sağlar. Aç karnına içildiğinde vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını kolaylaştırır, cildin nemini ve gerginliğini artırarak kırışıklıkları önler, yumuşaklık ve parlaklık verir, selüloitten korur.

Aynı zamanda sesi güzelleştirir, böbreklerin çalışmasını düzene sokar,idrar yollarını kum ve taş oluşumundan korur, sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler, balgamın yumuşayıp atılmasına yardımcı olur, ağız kuruluğunu ve ağız kokusunu önler, eklem hareketlerini kolaylaştırır,kilo vermeyi sağlar.

MEME KANSERİNDEN SUYLA KORUNUN

Prof. Dr. Yorulmaz, emziren annelerin yeterli su içmesi durumunda süt miktarının artacağını belirterek, her gün yeterli miktarda su içmenin kalın barsak, idrar kesesi ve meme kanserinden koruyucu olduğunu, ayrıca insan sağlığı için çok önemli olan iyot, kalsiyum, sodyum gibi pek çok mineralin de suyla alındığını bildirdi.

Her gün idrarla 1,5 litre ve diğer yollarla 1 litre olmak üzere 2,5litre su kaybedildiğini ifade eden Yorulmaz, yazın ise terle su kaybının daha fazla olduğunu söyledi.

İnsanların sağlığını koruması için kaybedilen suyun tekrar alınması gerektiğini belirten Yorulmaz, “Besinlerle günlük su ihtiyacımızın ancak beşte birini karşılamaktayız. Kalan beşte dördünü yani 2 litresini su ve diğer içeceklerle karşılamamız gerekiyor. Günde ne kadar su içmeniz gerektiği, vücudun büyüklüğü, yaptığımız işin ağırlığı ve iklime bağlı olmakla birlikte, erişkin bir insan yaz mevsiminde her gün en az 2 litre (10 su bardağı) su içmelidir” dedi.

Vücudun ihtiyaç duyduğundan daha az su alındığında sağlık sorunlarının ortaya çıktığını dile getiren Yorulmaz, vücudun suyu normalden yalnızca yüzde 1 az olduğunda aşırı susama ve ağız kuruluğu, normalin yüzde 5 altında olduğunda ateşin hafif yükselmesi, ciddi ağız kuruluğu, halsizlik, yapılan işe konsantre olamama, normalden yüzde 10 su eksiği olduğunda ise ciddi halsizlik, bitkinlik, ayakta durmakta güçlük çekme ve gözlerde çökmenin ortaya çıktığını bildirdi.

SU AZLIĞI BEBEKLERDE ÖLÜMLERE YOL AÇABİLİR

Prof. Dr. Yorulmaz, su azlığının bebeklerde ölümlere yol açabildiğini belirterek, suyun vücudun su ihtiyacını gidermede en önemli besin olduğunu söyledi.

Kahve, çay ve kola gibi kafeinli içecekler ile alkollü içeceklerin sağladıklarından daha çok su kaybına yol açtığını ifade eden Yorulmaz, bu nedenle susuzluğu gidermek için sadece temiz suyun tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Su temiz değilse sağlığı korumanın mümkün olmadığını belirten Yorulmaz, şunları kaydetti: ”Neredeyse ülkemizin hiçbir yerinde temiz olmadığı düşüncesiyle musluklardan akan suyu içmiyor, içmek için dışarıdan ayrı su alıyoruz.

Gerçekten de bazen suyun içindeki kirlilikler gözle görülebiliyor. Ancak musluklardan akan suyla dişlerimizi fırçalayarak, banyo yaparak, besinlerimizi ve besin hazırladığımız kapları yıkayarak şebeke suyu içindeki tüm kirlilikleri almaya devam ediyoruz. Sudan sağlığımıza gelecek zararlardan korunmak için aynı içtiğimiz su gibi, özellikle dişlerimizi temiz olduğundan emin olduğumuz suyla fırçalamaya özen göstermeliyiz
 
 

 

MİLLİYETTEN ALINTIDIR

Çevrimdışı superisi

  • Üye
  • *
  • İleti: 195
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Su...
« Yanıtla #25 : 28 Şubat 2009, 18:44:02 »
yemekten önce içiLen suyun faydaLarı

İngiltere'nin Londra Üniversitesi St. Mary Tıp Fakültesi'nden uzmanlar, yemekten önce içilen suyun konsantrali artırma dahil olmak üzere 6 yarara sahip olduğunu açıkladı.
Uzmanların 3 binden fazla hastaya yönelik yaptıkları klinik gözetimler, nefes zorluğu, alerji, depresyon, ülser gibi hastalıkların alınan su miktarıyla ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Deney sonuçlarına göre uzmanlar, yemekten önce içilen suyun 6 yararını şöyle özetledi:

1. Konsantrali artırmak: Beyin hareketliliğin korunmasına, yeni bilgilerin iyi şekilde hafızaya kayıt edilmesine yardımcı oluyor.

2. Bağışıklığı güçlendirmek: Bağışıklık sisteminin hareketliliğini artırır, mikropların vücudu işgal etmesine karşı koyar.

3. Depresyona karşı: Sinirlerde depresyona karşı madde oluşturulmasını hızlandırır.

4. Uykusuzluğa karşı: Su, doğal uyku ayarlayıcı maddenin oluşumundaki gerekli maddelerden biridir.

5. Kansere karşı: Kan oluşum sisteminin normal çalışmasını sağlar ve birçok kanserin önlenmesine yararlı olur.

6. Hastalıkları önlemek: Kalp ve beyin damarlarının tıkanmasını önler.

Uzmanlar ayrıca aşağıdaki "su içme programı"nı hazırladı.

6:30'da: Bir gece uykudan sonra vücut susuz kalmaya başladı. Kalkınca içilen 250 CC su, böbrek ve karaciğerin zehirlerden arındırılmasına yardımcı olur.

8:30'da: Yataktan kalkmaktan iş yerine varmaya kadar geçen süreçte zamanın kısıtlı olması ve işe gitme tedirginliğinden dolayı vücutta su kaybı yaşanır. Bu nedenle ofise varılınca kahve yerine önce bir bardak su içilmesi gerekir.

11:00'de: Bir süre çalıştıktan sonra vücudu ve sinirleri gevşetmek için biraz kalkıp kısa bir paydos verilmesi gerekir ve bu arada günün üçüncü bardak suyu içilir.

12:50'de: Yemekten yarım saat sonra içilen bir bardak su, sindirimi güçlendirir.

15:00'te: Günün yorgunluğunu gidermek için kahve ve çay yerine bir bardak su içilmesi, beyni harekete geçirir.

17:30'da: İşten ayrılmadan önce içilen bir bardak su, doyma hissi verir ve akşam yemeğinde fazla yemek yenmesini engeller.

22:00'de Yatmadan 1 saat önce günün son bardak suyu içilir. Böylece günde gereken 2000 CC su içilmiş oldu.
MİLLİYETEN ALINTIDIR