Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: CERN DENEYİ - DETAYLAR  (Okunma sayısı 6091 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı deep inside

  • Üye
  • *
  • İleti: 680
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
CERN DENEYİ - DETAYLAR
« : 03 Eylül 2008, 22:16:17 »
10 Eylül'de "asrın deneyi" yapılacak. "Büyük Patlama" (Big Bang) teorisini doğrulayacak deney için bilim adamları uyarıyor: "Dünyayı yutabilecek mini kara delikler ortaya çıkabilir."

PROF. DR. CENGİZ YALÇIN "TANRININ ZERRELERİ"Nİ YAZMIŞTI

Yıllardır üzerinde çalışıldı. 8 milyar doların üzerinde para harcandı. Yerin 150 metre altında, bilim kurgu filmlerini bile yaya bırkacak türden bir yer kuruldu. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük deneyini gerçekleştirmek için yüzlerce bilim adamı yerin altına indi ve gece gündüz çalıştı.
Sonunda her şey tamam edildi. Şimdi deney için geri sayım başladı. Tarih belli: 10 Eylül.

Deney, evrenin oluşumunu tetikleyen "büyük patlama" (Big Bang) teorisini doğrulayabilecek nitelikte. Bunun için nükleer deneylerden bile daha karmaşık sayılan "parçacık çarpıştırma" işlemi gerçekleştirilecek. Tehlikeli bir deney olduğu için yerin altında kurulan devasa laboratuvarda gerçekleştirilecek. Bu yüzden deneyi gerçekleştirecek olan ekip "güvenli ortam var" diyor ve deneyin yapılmasını savunuyor.

Kaos teorisyeni şiddetle karşı çıkıyor

Ancak bir başka grup bilim adamı dün müthiş bir uyarıda bulundu. Onlara göre bu deney o kadar tehlikeli ki "dünyanın sonu olabilir". Bu amaçla daha önce de deneyin durdurulması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardı. Ancak AİHM, "Büyük Hadron Çarpıştırıcı" aleyhindeki başvuruyu reddetmişti.

Alman kaos teorisyeni Otto Rössler'in etrafında bir araya gelen insanların, AB'nin nükleer araştırma merkezi (CERN)'in 10 Eylül'de hizmete sokacağı laboratuvarda yapılması planlanan "parçacık çarpıştırma" deneyine mani olabilmek için verdikleri dilekçeyi değerlendiren AİHM, başvuruyu geçen hafta reddetti.

"Dünyayı yutabilecek mini kara delikler" ortaya çıkabilir

Evrenin oluşumuyla ilgili "büyük patlama" teorisini doğrulayabileceği düşünülen deneye itiraz edenler, deney sonucu "dünyayı yutabilecek mini kara delikler" ortaya çıkması ihtimalini öne sürüyor ve Fransa-İsviçre sınırındaki CERN laboratuvarının kapatılmasını istiyor.

Vatandaş grubunun sözcüsü Viyanalı Markus Goritschnig, "Deney durdurulsaydı, şimdiye kadar hiç atılmamış bir adım atılmış olacaktı" dedi ve mahkemenin, yine de dava dilekçesini esastan görüşmesini beklediklerini belirtti.

Maddenin ilk kez kütle kazandığı ana gitmeyi planlıyorlar        


 
İşte yeraltındaki dev tüneldeki "deney makinesi"
 


"Mini kara deliklerin, bilinen en tehlikeli nesneler olabileceğini" söyleyen Goritschnig, deneye katılan 26 fizikçinin "ateşle oynadığını" iddia etti.
Bilimadamları, CERN deneyiyle fiziğin başlangıcına, maddenin ilk kez kütle kazandığı ana gitmeyi ve maddenin neden ve nasıl kütle sahibi olduğu sorusunu cevaplandırmayı tasarlıyor.

Parçacık hızlandırıcıyı harekete geçirmek zor

İsviçre-Fransa sınırında, 27 kilometrelik bir tünel içerisinde bulunan parçacık hızlandırıcıyı harekete geçirmek o kadar kolay değil; önce makinenin 8 ana parçası -271 dereceye kadar soğutulacak. Ardından, 1600 adet süper-iletken mıknatıs düzgün olarak çalıştırılacak. Deney sırasında bütün parçaların senkronize şekilde çalışması şart. En ufak uyumsuzluk risk sayılıyor.

Saniyede 800 milyon parçacık çarpışması olması beklenen "asrın deneyi", yerin 150 metre altında yapılacak. Deneye Türkiye'den de bilimadamları katılıyor.

Resimdeki ise yeraltındaki dev tünel makinesi.

Çevrimdışı natalie

  • Genel Yönetici
  • Üye
  • *
  • İleti: 1747
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
    • pulcinella
CERN DENEYİ - DETAYLAR
« Yanıtla #1 : 09 Eylül 2008, 21:12:15 »
10 Eylül 2008′de büyük patlama deneyi gerçekleşiyor.
Evrenin nasıl meydana geldiğini anlamak için büyük bir atom
parçalayıcıyı çalıştırmaya hazırlanan bilim adamları, dünyayı yutacak
bir kara delik meydana geleceği endişelerinin yersiz olduğunu söyledi.
Bilim adamları 10 Eylül Çarşamba günkü deneyin tehlikesiz olduğunda
ısrarlı. sviçre’de bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü’nde (CERN)
asrın olayı olarak nitelendirilen tarihin en büyük fizik deneyi için
son iki gün. 10 Eylül’de yerin 150 metre altında yapılacağı belirtilen
patlamada, bilimadamları maddeyi oluşturan parçacıkları inceleyerek
evrenin oluşumu hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşmayı amaçlıyor.
Deneyin ayrıca kanser tedavisinde çığır açacağı, Grid teknolojisi
sayesinde hücrelerdeki kanserli tümörlerin tespit edilip yok
edilmesinin çok kolaylaşacağı belirtiliyor. CERN’in küresel ısınma ile
mücadelede de önemli katkılar sunacağı ve nükleer atıkların yok
edilmesinde güvenli bir sistemin oluşturulmasına yardım edeceği de
belirtiliyor. CERN yardımıyla, radyoaktif made içeren nükleer atıklar
içindeki protonlar ateşlenecek ve nötronlar bloke edilerek nükleer
atıktaki radyoaktif madde insanlar için zararsız hale getirilecek.
Evrenin oluşumundaki sırları ortaya çıkarması hedeflenen Centre
Europeen pour la Recherche Nuclearie-Avrupa Nükleer Araştırma
Merkezi’nde (CERN) yapılacak ‘büyük patlama’ deneyinde 10 Eylül’de
önemli bir adım atılarak atomaltı parçacık çarpıştırma cihazı
çalıştırılacak. Evrenin nasıl meydana geldiğini anlamak için 10
Eylül’de büyük bir atom parçalayıcıyı çalıştırmaya hazırlanan bilim
adamları, dünyayı yutacak bir kara delik meydana geleceği
endişelerinin yersiz olduğunu söyledi. Deneyle "Evrenin sırrı ne?",
"Madde neden ve nasıl kütle kazandı?", "Maddeyi oluşturan temel
parçacıkları bir arada tutan kuvvet ne?", "Evrenin yüzde doksanını
oluşturan ‘karanlık madde’ bulmacasının ardında ne var?" gibi merak
edilen soruların yanıtları aranacak.
BBC’nin internet sitesinde yer alan habere göre Büyük Hadron
Çarpıştırıcısı projesinin yeni güvenlik analizinde, yapılacak deneyin,
dünyanın her gün yüksek enerjili kozmik ışınlarla çarpışmasından
farksız olduğu vurgulanıyor. Deneyi yapacak olan Avrupa Nükleer
Araştırmalar Örgütü’nden (CERN) beş fizikçinin hazırladığı analizde
"Doğa bugüne dek bu deneyi yaklaşık 100 bin kez yapmış durumda ve
gezegenimiz hala ayakta" deniyor.
Mekanizma Nasıl Çalışacak ?

Tünel Jura Dağları’nın altında, 50-175 metre derinlikte bulunuyor.
Alet Çarşamba günü ilk kez çalıştırılacak ve birbirine zıt yönlerde
hareket eden, iki paralel proton demeti yollayacak. Protonlar ışık
hızına yaklaştığında,çarpıştırıcının içindeki süperiletken mıknatıslar
ışın demetlerinin yönünü değiştirerek, protonları muazzam bir hızla
birbiriyle çarpıştıracak. Amaç, 14 milyar yıl önce evrenin meydana
geldiği Big Bang/Büyük Patlama’dan mikrosaniyeler sonraki ortamı
yeniden yaratmak.
Bilim adamları çarpışmadan doğacak “enkazı” inceleyerek, evrende
bugüne dek sır olarak kalan bazı konulara ışık tutmayı umuyor. Örneğin
madde, karşıt maddeye nasıl galip geldi? Karanlık madde nasıl oluştu?
Hatta evrende daha da fazla boyut olduğunun kanıtları bulunabilir mi?
CERN bilim adamlarının hazırladığı yeni güvenlik raporu, ortaya
çıkacak kara deliklerin “mikroskopik” boyutlarda olacağını ve
büyüyecek, hatta varlıklarını sürdürecek enerjiden yoksun olacakları
için hemen yok olacaklarını savunuyor. Rapora göre “Her bir proton
çarpışmasından ortaya çıkacak enerji, iki sivrisineğin çarpışmasıyla
ortaya çıkacak enerjiden farklı değil.” Fransa hükümeti ise resmi bir
kuruluş olan Nükleer Güvenlik Kurumu’ndan ayrı bir rapor istedi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 29 Ağustos’ta deneyin durdurulması
için yapılan başvuruyu reddetmişti. Başvuruyu Almanya’daki Tübingen
Üniversitesi’nden bir biyokimyacı liderliğindeki bir grup vatandaş
yapmıştı.
Kainatın sır perdesi aralanacak
13,7 milyar yıl önceki Büyük Patlama’dan sonra şartlar oluşturularak
kainatın sır perdesi aralanmaya çalışılacak. Güneştekinden 100 bin kat
yüksek sıcaklık elde edilecek. Dört temel soruya cevap aranacak
DÖRT TEMEL SORU
Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD,
Hindistan, Rusya ve Japonya’nın da iştirak ettiği 3,76 milyar Euro’luk
proje, minik parçacık fiziğinin yıllardır kafa patlattığı dört büyük
soruya cevap bulmaya çalışacak.
Bu sorular şunlar:
Higgs bozonunu bulmak, süpersimetrinin sırrını ortaya çıkarmak, madde
ve antimaddeyi anlamak ve Büyük Patlamadan hemen sonra saniyenin binde
birindeki sürede ortaya çıkan şartları yeniden yaratmak.
Higgs bozonu:
İstikrarsız karaktere sahip parçacığa, adeta “ilahi parçacık” gözüyle
bakılıyor, zira birçok araştırmacı bu parçacığı teorik olarak
inceledi, ama şimdiye kadar hiç kimse onu göremedi. Bozon, onu 1964
yılında “tümdengelim” (dedüksiyon) yöntemiyle ortaya çıkaran İngiliz
fizikçisi Peter Higgs’in adını taşıyor. Bozonun varlığını deneyle
kanıtlamak, parçacık fiziğinde bilinenleri özetleyen “standart
modelin” eksik halkasını bulmak anlamına gelecek.Higgs bozonu,
kütlenin nasıl kazanıldığının anlaşılmasını sağlayacak. Bazı
parçacıkların niçin kütleden mahrum olduğu da böylelikle anlaşılabilecek.
Süpersimetre:
Bu kavram, son yılların en esrarengiz keşiflerinden biriyle ilgili.
Şöyle ki, görünen madde evrenin sadece yüzde 4’ünü oluşturuyor.
Kainatın yüzde 23’ü karanlık madde, kalan yüzde 73’ü de karanlık
enerjiden teşekkül ediyor. Bu konunun aydınlatılması; karanlık
maddenin, “nötralino” adı verilen süpersimetrik parçacıklardan
oluştuğunu gösterebilecek.
Madde ve antimaddenin esrarı:
Enerji maddeye dönüşürken, bir parçacık ve zıt kutuplu elektrik yüküne
sahip bir yansıması, bir başka deyişle antiparçacığı oluşuyor.
Parçacık ve antiparçacık bir araya gelecek olursa birbirlerini yok
ediyor ve enerji ortaya çıkıyor. Mantık, madde ve antimaddenin evrende
eşit miktarda bulunması gerektiğini söylese de, antimadde nadir bulunuyor.
Büyük Patlamadan sonra saniyenin binde birindeki şartları yeniden
oluşturmak:

O sırada madde, kuark ve glüonlardan oluşan bir çeşit “yoğun ve sıcak
çorba” olarak ortaya çıktı. Çorba soğuyup yoğunlaşırken, kuarklar;
protonlar, nötronlar ve diğer kompozit parçacıkları oluşturdu. LHC,
ağır iyonları birbirleriyle çarpıştırarak bir anlık da olsa, Güneş
çekirdeğindekinden 100 bin kat daha yüksek sıcaklık elde etmeye
çalışacak. Bu çarpışmalar sırasında kuarklar ortaya çıkacak.
Araştırmacılar, serbest kalan kuarkların maddeyi oluşturmak için ne
şekilde ve nasıl birleştiklerini gözlemleyebilecek.
SONSUZ KÜÇÜK VE SONSUZ BÜYÜK

LHC çarpıştırıcısı “hadron” ailesinden hidrojen protonlarını, ışık
hızının yüzde 99,999’uyla 27 kilometrelik tünele fırlatacak.

Yerin 100 metre altında saniyede 1 milyar proton çarpışması meydana
gelirken, yer üstündeki 3 bin bilgisayar saniyede 100 kadar çarpışmayı
analiz edecek. Toplanacak veriler, değişik ülkelerde CERN’le
bağlantılı araştırma merkezlerine anında iletilecek.

Tünel dünyanın en soğuk “buzdolabı” olacak, zira süper iletken
mıknatısları eksi 271,3 dereceye kadar soğutuldu. Eksi 273,15 mutlak
sıfır kabul ediliyor.

Tünel boyunca sıralanan dört çarpıştırıcı devasa boyutlarda. En
büyükleri Atlas, 25 metre çapında, 46 metre boyunda bir silindir.
Ağırlığı 7 bin ton kadar. 3 bin kilometreyi bulan kablolarla
sarmalanmış halde. Silindirin yerleştirilebilmesi için, 300 bin ton
taş ve toprak kazıldı, 50 bin ton beton döküldü. Atlas, bir yıl
içinde, dünyanın en büyük kütüphanesi olan Kongre Kütüphanesindeki 3
milyar kitaptakinden 160 kat fazla veri toplayacak.

Proton huzmesi, 10 saatte tünel içinde 10 milyar kilometre kadar yol
almış olacak ki, bu, Yer’den Neptün’e gidiş geliş mesafesine eşit. Tam
yoğunluğa erdiğinde, her proton huzmesi, saatte 1600 kilometre hız
yapabilen bir otomobil için gerekli enerjiyi üretir hal gelecek.

Çarpışmalar 14 “tera elektron volt” enerji ortaya çıkaracak. Bu, çok
yoğun enerji demek. Bu sayede bir an için de olsa, Güneş’tekinden 100
bin kat fazla sıcaklıklar elde edilebilecek.
CERN deneyinin felaket senaryoları

Deneyin dünyanın sonunu getireceğine inananlar var. İşte deneye
yönelik karşı tezler ve CERN’ün felaket senaryolarına verdiği yanıt.
Evrenin oluşumuna ilişkin ipuçları vermesi beklenen “Büyük Hadron
Çarpıştırıcı” (LHC) deneyi, aylar süren hareretli tartışmaları da
beraberinde getirdi. Deneye karşı bazı öne sürülen felaket senaryoları
muhtelif.

KARA DELİKLER OLUŞTURACAK

Bunlardan ilki evrenin oluşumundaki büyük çarpışmanın bir benzerinin
yaratılacağı deney sırasında açığa çıkacak yüksek enerjinin kara
delikler oluşturacağı yönünde. Kara delikler uzayda tam olarak
anlaşılmayan güçlü çekim bölgeleri olarak tanımlanıyor. Hala bilim
dünyasının tam olarak aydınlatamadığı kara delikler ışığı bile emiyor.
Çekim alanlarına giren tüm parçacıkları içine çektikleri için siyah
görünüyorlar. CERN uzmanları, deneyde mikroskopik ölçülerde kara
delikler ortaya çıkabileceğini kabul ediyor.
Ancak iddialar bu kadarla sınırlı değil. Almanya’da Otto Rossler adlı
Biyokimya Profösürü öncülüğünde bir grup, bu iddiayı daha da ileri
götürerek, bu mikroskobik kara deliklerin zamanla birleşerek büyük bir
kara delik oluşturacağını ve 4 yıl içinde tüm dünyayı yutacağını öne
sürüyorlar. Bu gerekçeyle deneyi engellemek için, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi’ne yaptıkları başvuru reddedildi.
Hawaii’deki ABD Mahkemesi’ne de benzer gerekçelerle deneyin önlenmesi
talebiyle dava açıldı, davacılar deneyde açığa çıkacak enerjinin
maddelerin yapısında da köklü değişikliklere yol açacağını iddia
ediyor. Davanın CERN açısından bağlayıcılığı bulunmuyor.


DÜNYAYI SIVIYA ÇEVİRECEK

Yüksek enerjiyle oluşan bir parçacığın dünyayı sıvıya çevireceği de
ortaya atılan çok sayıda iddiadan biri. Bu iddialar İngiliz
Astro-Fizikçi Stephen Hawking’in radyasyon teorisiyle de çelişiyor.
Hawking, küçük kara deliklerin büyük olanlara oranla daha fazla
radyasyon yaydığını ve radyasyonla kütle kaybeden küçük kara
deliklerin daha hızlı bir şekilde yok olduklarını savunuyor.
Yayınladığı güvenlik raporuyla tüm bu iddiaları yalanlayan CERN
uzmanlarına göre konuyla ilgili bilimsel tezler olmasa dahi doğa
deneyin bir tehlike oluşturmadığını bizzat kanıtlıyor.
Cern Başkanı Robert Aymar, “Deneyle dünyanın yok olacağını öne
sürenler var. Küçük kara deliklerin birleşerek büyüyeceğini, tüm
dünyayı yutacağını söylüyorlar. Cosmik ışınlar doğal yollarla
milyarlarca yıldır çok daha büyük enerjiler ortaya çıkarıyor. Şimdiye
kadar hiçbir şey olmadı. Bu deneyle de olmayacaktır” açıklamasında
bulundu.

GEÇMİŞE YOLCULUK YAPILABİLECEK

İki Rus matematikçi tarafından ortaya atılan bir diğer iddia da yine
film senaryolarına aratmıyor. Matematikçiler Einstein’ın izafiyet
teorisine gönderme yapıyor. Einstein izafiyet teorisinde uzayın en,
boy, yükseklik ve zaman olarak 4 boyuttan oluştuğunu, yüksek bir
enerjinin uzayda bozulmaya neden olarak zamanda bir tünel
yaratabileceğini öne sürer. Irinia Arefeva ve Igor Volovich’e göre de
deneyde ortaya çıkacak yüksek enerji zamanda bir kırılma yaratacak ve
burada açılacak zaman tünelinden geçmişe yolculuk yapılabilecek.
Uzmanlar bu iddiaların fizik bilmeyen ve bu nedenle mevcut bilimsel
tezleri de yanlış yorumlayan kişiler tarafından ortaya atıldığını
vurguluyor.
Kaynak : NTVMSNBC, AA ve Yeniasır sitelerinden derlenen haberlerle
oluşturulmuştur.
http://www.klasikyoga.com
http://www.yogadukkani.com

anlamakla ilgili herşeyi unut, sadece yaşa, o zaman anlarsın...

Çevrimdışı deep inside

  • Üye
  • *
  • İleti: 680
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: CERN DENEYİ - DETAYLAR
« Yanıtla #2 : 10 Eylül 2008, 00:19:09 »
Büyük patlamanın sonuçlarını çok merak ediyorum, dört gözle takipteyim. Çok ilgimi çekiyor.

Çevrimdışı nilüfer

  • Üye
  • *
  • İleti: 621
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: CERN DENEYİ - DETAYLAR
« Yanıtla #3 : 10 Eylül 2008, 13:39:33 »
Açığa çıkacak olan her ne ise umarım gelecekte insanlığın yararına kullanılır,einstein'in relativite teorisinden bir atom bombası üretip bunu milyonların yokedilmesinde kullanan insanoğlu umarım bu sefer bu bilgileri doğru kullanır ...yine büyüklerimizin dediği gibi hadi hayırlısı....
Gönül fısıldar ..dil söyler
Gönül söyler ..el yazar

Çevrimdışı natalie

  • Genel Yönetici
  • Üye
  • *
  • İleti: 1747
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
    • pulcinella
Ynt: CERN DENEYİ - DETAYLAR
« Yanıtla #4 : 10 Eylül 2008, 21:13:51 »
Yüzyılın Deneyi Başladı

Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek amacıyla faaliyete geçirildi.  Deneyin ilk aşamasının başarıyla tamamlanmasını alkışla kutlayan çalışanlar  Deneyin başarılı başlaması çalışanları heyecanlandırdı  Bilimadamları aylardır deneyin heyecanını yaşıyordu.

Aralarında Türklerin de bulunduğu 5 binden fazla fizikçi ve mühendisin 10 yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı proje, son yılların en büyük bilim projesi olarak gösteriliyor.

LHC, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında, yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edildi.

Ne aranıyor?

Deney başladıktan sonra, tünel çevresinde bulunan 4 büyük algılayıcıdan ikisi Atlas ve CMS, Higgs bozonunun izini sürecek. Bu parçacığın diğer bazı parçacıklara kütle kazandırdığı düşünülüyor. Bu deneyde Higgs bozonu tespit edilemezse teorik fizik "alt üst" olabilir.

Bugün ilk ışın huzmesi için 100 milyar protonluk paketler hızlandırıcıya atılacak. Birincisinin tersi istikamette olacak şekilde ikinci demetin devreye sokulmasıyla çarpışma başlayacak. Ancak çarpışmanın bugün gerçekleştirilmeyeceği belirtiliyor.

İlk safha başarılı

"Büyük Hadron Çarpıştırıcısı"yla yapılan deneyin ilk aşaması başarıyla tamamlandı.

Proje ekibinin lideri Lyn Evans, yer altındaki 27 metrelik tünelde protonlar harekete geçirilerek yapılan deneyin ilk safhasının tamamlandığını açıklarken, projeye katkıda bulunan bilim adamları deneyin tamamlanışını şampanya
patlatarak kutladı.

CERN tarafından yapılan deneyde ilk ışın huzmesi için 100 milyar protonluk paketler hızlandırıcıya atıldı. Saat yönünde yapılan ilk deneyden sonra, saat yönünün tersi istikamette olacak şekilde ikinci demet devreye sokulacak ve nihayetinde iki ışın huzmesinin farklı yönlerde harekete geçirilmesiyle "büyük patlama"dan hemen sonraki koşullar yaratılmaya çalışılacak.

California Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Ünel de, "Bugün CERN'de saat yönünde dönen proton demetini daha az enerjiyle ve daha az proton sayısıyla başarıyla attırdık. Protonlar detektörün içinden geçti ve detektörün içinde bıraktığı izleri gördük ve bu bizi çok heyecanlandırdı" dedi.

Bugün ilerleyen saatlerde diğer yöndeki proton demetinin halkada döndürüleceğini anlatan Ünel, bu demetlerin birbirinden bağımsız olduğunu dile getirerek, "Akşam saatlerinde bu iki demeti birbiriyle çarpıştırmayı deneyeceğiz. Bu, düşük enerji seviyelerinde olacak. Yani 0.450 Tera elektron volt ya da trilyon elektron volt (TeV) seviyelerinde" diye konuştu.

Enerjinin 7 TeV seviyesine çıkmasının ardından ATLAS ve CMS deneylerinde yeni hızlandırıcı üzerinden 10-15 yıl veri toplamanın planlandığını ifade eden Ünel, "Bu aşamadan sonra hızlandırıcı daha da güçlendirilecek ve deneyler daha da hassas hale getirilecek" dedi.

Bugünkü aşamayla hemen sonuca ulaşmanın beklenemeyeceğini vurgulayan Gökhan Ünel, "Düşük enerjide yani 1 TeV seviyesinde bugün başlatılan çarpıştırmaların Ekim ayı içinde 5 TeV seviyesine çıkması hedefleniyor. 5 5 TeV yani kademeli olarak 10 TeV seviyesine ulaşıncaya kadar, Aralık ayına kadar elimizden geldiğince veri toplayacağız. Aralıkta 2 ya da 3 hafta, yılbaşı tatili nedeniyle deney durdurulacak. Ondan sonra istediğimiz enerjiye ulaşmak için çalışmalara yeniden başlayacağız" diye konuştu.

Hawking destek veriyor

Bazı bilim adamlarının, protonların çarpışmasının dünyayı tehlikeye atacağını söylemelerine karşın, Stephan Hawking gibi ünlü fizikçiler, bu endişelerin yersiz ve deneylerin son derece güvenli olduğunu belirten CERN'e destek verdi.

"Karanlık madde"nin de anlaşılmasını sağlaması düşünülen projeye 80 ülkeden 5 bin kadar fizikçi ve mühendis imza attı.

"Kainata bakışımızı değiştirebilecek"

Kısaca LHC olarak anılan laboratuvarı inşa eden Avrupa Nükleer Araştırma Kurumu (CERN) Genel Müdürü Robert Aymar, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın "dünya görüşümüzü ve kainata bakışımızı değiştirebilecek sonuçlar üreteceğinden emin olduğunu" belirtti.

CERN Müdürü Aymar, Higgs'den başka bilinenlerden çok daha ağır, çok daha fazla sayıda parçacık bulunacağını düşünüyor ve "Biz bu parçacıklara karanlık madde diyoruz" dedi.

Aymar'a göre, LHC kainatın yüzde 23'ünü oluşturan bu karanlık maddenin "ne menem birşey" olduğunun anlaşılmasını sağlayacak.

Bilim adamlarına göre, evrenin yüzde 4'ü bildiğimiz maddeden meydana geliyor, kalan bölüm ise karanlık enerjiden ibaret.

LHCb adı verilen üçüncü algılayıcı ya da gözlem istasyonu, Büyük Patlama anında maddeyle eşit miktarda olduğu düşünülen antimaddenin nereye gittiğini bulmaya çalışacak.

Alice algılayıcısı da kurşun iyonlarının çarpışmasıyla ilgilenecek ve kainatın ilk mikrosaniyeleri sırasında, daha protonlar oluşmadan ortaya çıkan "kuark ve glüon çorbasını" bir lahza için de olsa yeniden yaratmaya çalışacak.

Dört temel soru

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD, Hindistan, Rusya ve Japonya'nın da iştirak ettiği 3,76 milyar Avro'luk proje, minik parçacık fiziğinin yıllardır kafa patlattığı dört büyük soruya cevap bulmaya çalışacak. Bu sorular şunlar: Higgs bozonunu bulmak, süpersimetrinin sırrını ortaya çıkarmak, madde ve antimaddeyi anlamak ve Büyük Patlamadan hemen sonra saniyenin binde birindeki sürede ortaya çıkan şartları yeniden yaratmak.

-Higgs bozonu: İstikrarsız karaktere sahip parçacığa, adeta "ilahi parçacık" gözüyle bakılıyor, zira birçok araştırmacı bu parçacığı teorik olarak inceledi, ama şimdiye kadar hiç kimse onu göremedi. Bozon, onu 1964 yılında "tümdengelim" (dedüksiyon) yöntemiyle ortaya çıkaran İngiliz fizikçisi Peter Higgs'in adını taşıyor. Bozonun varlığını deneyle kanıtlamak, parçacık fiziğinde bilinenleri özetleyen "standart modelin" eksik halkasını bulmak anlamına gelecek.

Higgs bozonu, kütlenin nasıl kazanıldığının anlaşılmasını sağlayacak. Bazı parçacıkların niçin kütleden mahrum olduğu da böylelikle anlaşılabilecek.

-Süpersimetre: Bu kavram, son yılların en esrarengiz keşiflerinden biriyle ilgili. Şöyle ki, görünen madde evrenin sadece yüzde 4'ünü oluşturuyor. Kainatın yüzde 23'ü karanlık madde, kalan yüzde 73'ü de karanlık enerjiden teşekkül ediyor. Bu konunun aydınlatılması; karanlık maddenin, "nötralino" adı verilen süpersimetrik parçacıklardan oluştuğunu gösterebilecek.

-Madde ve antimaddenin esrarı: Enerji maddeye dönüşürken, bir parçacık ve zıt kutuplu elektrik yüküne sahip bir yansıması, bir başka deyişle antiparçacığı oluşuyor. Parçacık ve antiparçacık bir araya gelecek olursa birbirlerini yok ediyor ve enerji ortaya çıkıyor. Mantık, madde ve antimaddenin evrende eşit miktarda bulunması gerektiğini söylese de, antimadde nadir bulunuyor.

-Büyük Patlamadan sonra saniyenin binde birindeki şartları yeniden oluşturmak: O sırada madde, kuark ve glüonlardan oluşan bir çeşit "yoğun ve sıcak çorba" olarak ortaya çıktı. Çorba soğuyup yoğunlaşırken, kuarklar; protonlar, nötronlar ve diğer kompozit parçacıkları oluşturdu. LHC, ağır iyonları birbirleriyle çarpıştırarak bir anlık da olsa, Güneş çekirdeğindekinden 100 bin kat daha yüksek sıcaklık elde etmeye çalışacak. Bu çarpışmalar sırasında kuarklar ortaya çıkacak. Araştırmacılar, serbest kalan kuarkların maddeyi oluşturmak için ne şekilde ve nasıl birleştiklerini gözlemleyebilecek.

Sonssuz küçük ve sonsuz büyük

-LHC çarpıştırıcısı "hadron" ailesinden hidrojen protonlarını, ışık hızının yüzde 99,999'uyla 27 kilometrelik tünele fırlatacak.

-Yerin 100 metre altında saniyede 1 milyar proton çarpışması meydana gelirken, yer üstündeki 3 bin bilgisayar saniyede 100 kadar çarpışmayı analiz edecek. Toplanacak veriler, değişik ülkelerde CERN'le bağlantılı araştırma merkezlerine anında iletilecek.

-Tünel dünyanın en soğuk "buzdolabı" olacak, zira süper iletken mıknatısları eksi 271,3 dereceye kadar soğutuldu. Eksi 273,15 mutlak sıfır kabul ediliyor.

-Tünel boyunca sıralanan dört çarpıştırıcı devasa boyutlarda. En büyükleri Atlas, 25 metre çapında, 46 metre boyunda bir silindir. Ağırlığı 7 bin ton kadar. 3 bin kilometreyi bulan kablolarla sarmalanmış halde. Silindirin yerleştirilebilmesi için, 300 bin ton taş ve toprak kazıldı, 50 bin ton beton döküldü. Atlas, bir yıl içinde, dünyanın en büyük kütüphanesi olan Kongre Kütüphanesindeki 3 milyar kitaptakinden 160 kat fazla veri toplayacak.

-Proton huzmesi, 10 saatte tünel içinde 10 milyar kilometre kadar yol almış olacak ki, bu, Yer'den Neptün'e gidiş geliş mesafesine eşit. Tam yoğunluğa erdiğinde, her proton huzmesi, saatte 1600 kilometre hız yapabilen bir otomobil
için gerekli enerjiyi üretir hal gelecek.

-Çarpışmalar 14 "tera elektron volt" enerji ortaya çıkaracak. Bu, çok yoğun enerji demek. Bu sayede bir an için de olsa, Güneş'tekinden 100 bin kat fazla sıcaklıklar elde edilebilecek.

CNN Türk


http://www.klasikyoga.com
http://www.yogadukkani.com

anlamakla ilgili herşeyi unut, sadece yaşa, o zaman anlarsın...

Çevrimdışı muhterem

  • Üye
  • *
  • İleti: 785
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: CERN DENEYİ - KARADELİK NEDİR???
« Yanıtla #5 : 11 Eylül 2008, 13:32:38 »
Mini Karadelikler 9 boyutlu evren ve CERN deneyi....
Bence esas bilinmeyen ve dolayısıyla korkutucu olan kısmı aşagıdaki yazıda.
Umarım bu deney sonucu gerçekten, kuraklık, susuzluk ,açlık vb. gibi insanlığın yarattığı bir sürü soruna ,yine insanlığın bulduğu bir çözüm olur....



Tüm dünya,özellikle bilimsel çevreler,bu sene içinde gerçekleştirilmesi planlanan CERN deneyi üzerine odaklanmış.Bilimi henüz yeterince kültür yaşamına yansıtamayan ülkemizde bile deney ,belki de talihsiz uçak kazası nedeni ile,gündeme taşınmıştır.

Meraklı bekleyiş bir endişeyi de beraberinde getirmektedir.Acaba çarpışma anında oluşacağı tahmin edilen mini karadelikler bir tehlikemidir?
 Karadelikler,kütlenin bir başka değişle enerjinin,çok küçük bir hacım içersine yoğunlaşması ile meydana gelen kozmik oluşumlardır.Fındık büyüklüğündeki bir taşı yukarı fırlatırsanız ,bir miktar yükselir sonra geri döner.Aynı taşı sapan ile fırlatsanız biraz daha yükseğe çıkar,fakat yine geri döner.Kıtalar arası füzeler bile,belli bir yüksekliğe çıktıktan sonra geri dönerler.Geri dönüşün nedeni yer-çekimdir.

Gece karanlığında bir el fenerini yukarı doğru tutsanız ışık demeti yer-çekimine  hiç aldırmadan yükselir.Büyüklü küçüklü bütün taşları devasa füzeleri,bombaları, dev uçakları,  kendisine doğru çeken koskoca dünya,küçücük bir el fenerinden çıkan ışığa hakim olamaz.Ancak dünyayı portakal büyüklüğünde bir hacım sıkıştırabilirseniz,el fenerini filan dinlemez,yakınından geçen ışık demetlerini büker ve  içine çeker.Artık dünya bir karadeliktir.Kara delikler  ışık da dahil bütün enerji formlarını içine çeken ve karartan kozmik  hortumculardır.Bir karadeliğin etki bölgesine girip çıkmak mümkün değildir.

Bir yıldızın ömrü içerdiği hidrojen miktarı ile orantılıdır.Dört hidrojen bir araya gelip kaynayarak bir helyum çekirdeği oluşturur bir miktar enerji açığa çıkar.Buna füzyon enerjisi denir.Yıldızları ışıl ışıl yapan bu enerjidir.Güneş enerjisini de aynı reaksiyonlar ile üretir.Ancak yakıt yani hidrojen bitince yıldız ışıma yapamaz ve rengi solar,kütle-çekim kuvvetini ışıma basıncı dengeleyemez,yıldız kendi üzerine  çöker,çökerken de büyük bir patlama gözlenir.Buna süpernova patlaması denir.Böyle bir patlamayı  karadelik oluşumu takip eder.Astronomi tarihinin en şiddetli süpernova patlaması,yerküreden evrenin yarısı kadar uzakta bir konumda, 23 ocak 1999 gözlenmiştir.Patlama o kadar şiddetli olmuştur ki,eğer birkaç bin ışık yılı uzakta bir konumda meydana gelseydi yerküre üzerinde hiçbir canlı kalmazdı.

Karadelikler sadece süpernova patlamaları ile oluşmazlar.1970 yılında ünlü kozmolojist Stephan Hawkigs,büyük patlamayı takip eden ilk mikro saniye içinde karadeliklerin nasıl oluştuklarını açıklayan bir model kurgulamıştır.Esasında evrenin bu dönem fiziğini açıklayan bir teorisi henüz oluşturulamamıştır.Ancak genel göreliliği ve kuantum mekaniğini belirleyen fiziksel sabitlerden bu dönem büyüklüklerini hesap etmek mümkündür.Kuantum mekaniğinde uzunluğu,Compton dalgaboyu genel görelilikte eşik karadelik uzunluğunu  veren Schwartzchild  yarıçapı belirler.Bu iki uzunluğu eşitleyerek bu döneme ait  fiziksel büyüklükler hesap edilir.Bunlar genel görelilik yani kütle-çekim ile kuantum fiziğinin aynı anda geçerli olduğu dönemi karakterize eder.

En iyimser senaryolar üzerine kurgulanan kaba tahminlere göre,saniyede bir mini karadelik oluşacaktır.Dolayısıyla  bundan böyle yüksek enerji parçacık hızlandırıcılarına mini karadelik fabrikaları gibi bakmak mümkündür.Ancak oluşacak karadeliklerin güvenli bir moda bozunup  yok olacakları bir tartışma konusudur.Proton demetleri alın alına  çarpıştıklarında detektörlerde karadeliklerin de izleri görülecektir.Bu benim bir teorik fizikçi olarak  kişisel tahminimdir.Tahminimin doğru olup olmadığı en fazla bir sene içinde anlaşılacaktır.

Hawkigs,1970 tarihli ünlü makalesinde enerji formundaki bilginin karadeliklerde yok olacağını ileri sürer.Buna karşın kuantum mantık oluşacak karadeliklerin kararlı olamayacağını dolayısıyla endişelenmenin yersiz olduğunu söyler.Çarpışmada oluşacak mini karadelik benzeri bir kuantum sistemini kararlı yapan,yani kalıcı yapan,elektrik yük veya baryon sayısı korunumu gibi,seçim kurallarıdır.Mini karadelikler için teori eşik enerji ve eşik hacım dışında hiçbir seçim kuralı koymaz.Bu nedenle Çarpışmada oluşacak karadelikler kalıcı olmayacak,termodinamiğin ikinci kanununa uyarak bozunacaklardır.Oluşum  anı t=0 kabul edilirse  oluşumdan sonraki,10-27 saniye içinde  karadelik, sicim teorisinin tahminlerine uygun olarak maddenin temel birim kütlesini yayınlayarak yok olacaktır.Yani tehlike yoktur.

Proton demetleri  böylesine yüksek enerjilerde çarpıştıklarında sicim teorisi mini karadeliklerin oluşacağını tahmin etmektedir.Önemli olan tahmin değil,oluşan karadeliklerin detektörlerde görünmesidir.Yukarıda belirttiğim gibi bana göre,detektörler karadelikleri ve HİGGS'i(tanrının zerreleri) görecektir.Karadeliklerin tespiti sicim teorisinin,yani süpersimetrik teorilerin doğru olduğunu kanıtlayacaktır.

Tüm zamanların en pahalı ve en ilginç  deneyi bilim ve teknolojide hayal dahi edilemeyen gelişmelere neden olacaktır.Bu gizemli evren yeni fizik yeni Einsteinlar ve yeni Newtonlar yaratacağa benzemektedir

Prof. Dr. Cengiz Yalçın
Kendin İçin Birşey Yapmayacaksan ; Kim Yapacak ?
Başkası için bir şey yapmayacaksan ;Varolma'nın Anlamı Ne?
Şimdi Yapmayacaksan ; Ne Zaman ?