|
KUNDALİNİ
Artık herşeyde olduğu gibi bu sözcükte moda oldu. Herkes
"Kundalini" yapmak istiyor veya Kundalini kelimesini kullanıp, moda olan Yoga konusunu
daha da popülerleştirmeye çalışıyor. İnsanoğlu işin hep kolayına kaçıyor ve konunun
kabuğunda veya isminde takılıp kalıyor. Bana bazen telefon geliyor, kundalini öğrenmek
istediklerini söylüyorlar, konu hakkında ne bildiklerini sorduğumda "iyi olduğunu
duydum" diyorlar. Yani, Kundalini ne olduğunu anlamadan öğrenmek istiyorlar. İnsanoğlu
yirmibirinci asırda herşeyi çok çabuk ve kolay istiyor, çünkü zamanla yarışa girmiş
durumda ve bu yarışı kaybetmekte olduğunu hissedince daha da strese giriyor ve çareler
arıyor. İşte bu arayışlar içinde yogayı keşfediyor.
Kundalini'de Yoga'nın içinde olan bir çalışma ve yoga'da ulaşılmak istenen asıl
ana hedeftir. Bütün Yoga sistemlerinde konuyu bilen yogiler Yoga'yı sadece Kundalini
uyandIrmak için yoga yaparlar. Yoga'nın getirdiği diğer yararlar ise sadece Yoga'nın
yan etkileridir. Bütün dünyada yüzde doksan yapılan yoga çalışmalarında ana hedef
için değil, yan etkiler için çalışılır. Çünkü, henüz Yoga kelime olarak keşfedilmiş,
fakat anlam olarak anlaşılamamıştır. Onun için genelde Yoga yaptığını sananlar,
yani daha çok Yoga'nın sporuna takılmış olanlar, "kendimi çok iyi hissediyorum,
rahatlıyorum, stresimle baş edebiliyorum, kolayca grip veya soğuk algınlığı olmuyorum,
daha bilinçli ve farkındalıkla yaşıyorum, işlerim yaver gitmeye başladı, vücudum
esnekleşiyor, kendimi daha enerjik hissediyorum, daha az kızıyor ve daha çok tolerans
gösterebiliyorum, bütün dinleri ve insanları kardeş görüyorum" gibi daha da çok
olumlu pozitif düşünceye dayalı oluşum ve neticelere ulaştığını söylüyorlar. Hepsi
çok doğru ve güzel ama, henüz Yoga degil. Bütün bu oluşumlar Yoga egsersizlerinin
neticeleri ve Yoga'nın yan etkileridir, fakat Yoga gerçek anlamda çok daha yüksek
bir nokta da oluşur.
Yoga yapan kişi fiziksel, zihinsel, ruhsal ve bütünüyle yedi bedenini arındırıp
bütünlüğünün farkına vararak ve bu bütünlük içindeki yedi beden, asıl öz ana beden
olan evrendeki kozmik yaratılış enerjisi ile birbirine akmaya başladığı zaman, tıpkı
bir nehrin okyanusla birleşmesi gibi, işte o zaman kişi asıl yaşamın hedefi olan
ana merkeze ulaşmış, yaradanın varlığına şahit olmuş ve bu şehadet içinde kendi
özününde bu öz merkezde eridiğinin farkındalığı ile Yoga'nın anlamına ulaşmış olur.
Bu da, tam anlamı ile ebedi mutluluk olan nirvana'ya, gerçek Yogilik ünvanına ulaşmak,
yani ermek demektir. Mevlana, Yunus ve Buddha gibi. Bu ana merkeze ulaşabilmek için
Yoga sisteminden başka sufilik ve başka dinlerde de mevcut fakat gizli olan ezoterik
çalışmalar vardır. İster Yoga, ister sufilik veya başka sistemler olsun, bu muhteşem
yüksek mutluluk duygusuna ulaşabilmek için ilk ve en önemli kapının kilidi Yoga'da
Kundalinidir.
Kundalini, vücudun kök şakrasından omuriliğin üzerindeki ana şuşumna kanalından
şakraları teker teker aktive ederek, yukarıya tepe şakrasına ulaştıktan sonra bir
nehir gibi kozmos okyanusuna akışa geçmesi ile aydınlanmanın kapısını açmış olur,
bu bir başlangıçtır. Bu anlamda, normal insanoğlu bir sürüngen gibi yaşarken Kundali'nin
uyanması, bebeğin emeklemesi, ayağa kalkması ve yürümeye başlaması demektir, ama
her an düşebilir. Dimdik yürüyebilmesi için daha çok çalışması gerekir. Ne zamanki
yürümeyi öğrendi ve koşmaya başladı, artık hedefini tespit etmiş ve aydınlığa doğru
yol almaya başlamıştır. İşte, kişinin mikro özbenliği ile kosmo'nun makro özbenliği
bütünleştiğinde Yoga oluşmuştur. Kundalini, başın üstünden yukarıya kozmoya akınca
kozmos'ta baştan aşağıya vücuda akmaya başlar. Bu tek vücutluluk oluşumu Yoga'dır,
yogiler için Kundalini enerjisinin uyandırılması en önemlisidir, yan etkiler değil.
Hindistan'da Kundalini mitolojik sembolu ile kendi etrafında üç buçuk defa kıvrılmış,
kuyruğunu ağızına almış bir kobra yılanı olarak tasvir edilir. Bu enerji feminen
bir tanrıça olarak kabul edilir. Üç buçuk defa kendi etrafında kıvrılması, geçmişi,
anı ve geleceyi yarım olan kıvrılmada bütün bu zaman mefhumunun üstüne çıkmak demektir.
Bu dişi şakti enerji, alındaki eril Şiva enerjisi ile birleşince bir patlama ve
kaynaşma ile yeni bir doğuş başlar. Kişi dünyasal kimliğinden sıyrılmış ve tamamen
arınmıştır. Hayatta iken ölmek ve yeniden doğmak bu anlamdadır. Kundalini enerjisi
uyanıp yukarıya doğru yükselmeye başladığında bir volkan patlaması gibi sıcak ve
seslidir. Bazen yılan ıslığı gibi, bazen elektrik titreşimleri gibi yüksek bir voltaj
halinde yükselir ki kişiyi kuvvetli bir şekilde sarsan bayıltıcı güçtedir. Eğer
kişi konunun bilgisine vakıf değilse çok yüksek bir enerji hareketi başlar. Tehlikeli
yanı ise kişi güçlü bir fiziğe sahip değilse ve psikolojik olarak hazır değilse,
hayatı felakete sürüklenir ve hiç bir doktorun anlamadığı bir durum meydana gelir
ve genel de akli dengesini kaybetme, felç veya ölüm ile neticelenebilir.
Bu nedenlerle Kundalini çok ciddi bir enerjidir. Bilen bilmeyen herkesin gurusu
olmadan ve izin almadan herkes için yapılacak bir çalışma değildir. Bazen bu enerji
kaza sırasında basınç ve şok ile, ciddi bir
hastalık veya ameliyattan sonra uyanabilir.
Kişi tamamen değişir, şanslı olan kişide sağlıklı uyanırsa kişinin hayata olan ilgisi
neyse o konuda süper netice alır. Mesela müziğe ilgisi varsa çok iyi bir müzisyen
olur, eğer araba tamircisi ise tamir edemeyeceği bir araba olmaz, yok eğer ilahi
yolda bir çalışma yapıyorsa ermişliye doğru yol alır.
Tarihte bir çok şahsiyet ve üstün zekalı ve ceninlerin hepsi Kundalininin doğuştan
veya çocukluktan uyanmış olmasıdır. Atatürk, Leonardo Da Vinci, Bach, Bethoven,
Mozart, Picasso, Van Gogh, Einstein gibi büyük dahilerın ve sanatçıların çoğu Kundalini
enerjileri uyanmış kişilerdir. Atatürk gibi yüz sene ilerisine görebilen kişi Kundalini'den
başka bir şey değildir. Nitekim, Atatürk'ün Çanakkale'de ölen yabancı askerler için
söylediği sözler, aynı zamanda ne kadar da ulvi bir şahsiyete ulaştığını göstermektedir.
Eğer kundalini şanssız kişide uyanırsa, ana kanal şuşumna kanalı yerine, sağdaki
Pingala veya soldaki İda kanalından çıkar veya tıkalı şakra ve tıkalı enerji kanallarına
rastlarsa kişide ciddi ağrı ve rahatsızlıklara sebebiyet verir ve tedavisi ilaçla
yoktur. Konuyu iyi bilen bir gurudan ancak yardım alabilir, ancak bu da her zaman
mümkün olmayabilir. Onun için sevgili Hocam Kundalini Master Dr. Atre ile beş sene
Kundalini çalışması yaptıktan sonra bana " Kundalini öğretecek öğrenciyi seçeceksin
", demişti ve tabii ki konunun ciddiyeti ve etiği nedeni ile hazır görmediğim talebeye
öğretmiyorum. Zaten tam hazır olmayan talebeler kursu yarıda bırakmışladır. Maalesef
şimdi ortalıkta kelimenin cazibesine kapılıp Kundalini ismi altında Kundalini ile
ilgisi olmayan çalışmalar gayri ciddi şekilde yapılmaktadır. Bu tip kurslara ve
workshoplara katılmış olan ve bana gelen birçok kişide enerjilerinin bozulduğu,
piskolojik dengesizlik içinde olduklarını görüyorum. İster kendiliğinden bu enerji
dengesizliği olsun, ister sonradan yanlış çalışmalar nedeni ile olsun bana gelenlere
yardım etmeye ve enerjisini dengelemeye çalışıyorum. Kundalini master Hocamın öğretileri
ile etik olarak bu misyonumu yapmaktayım.
Sevgili Hocam bana el verdikten sonra birkaç temihle artık yılan öldüremezsin çünkü
Kundalini temsil ediyor ve kundalini dişi enerji olduğu için bütün kadınlarda tanrıçadır.
Her zaman onlara yardım edecek ve koruyacaksın ve kundalini yaşam tarzını benimsemem
gerektiğini açıklamıştı. Tabii ki bütün saygım ile doğruları yapmaya çalışıyorum.
Yoga'da negatif düşünce olmadığı için, yanlış Yoga çalışmaları yapanlara da yapıcı
bir şekilde yardımcı olmak gereklidir. Yoga'da doğru Hoca bulmak çok önemlidir,
çünkü yanlış ve eksik öğretiler vakit kaybıdır. Birşeyler yapmak önemli değil, önemli
olan, o birşeyleri 'doğru' yapmaktır.
Sağlık, sevgi ve denge içinde kalın...
Yogi Baba Adnan Çabuk
|