Bireyleşme Aşamaları
Dr. Jung’a göre benliğe ulaşmanın yolu bilinç ve bilinç dışımızın katmanlarını anlayıp onlarla uzlaşmadan geçiyor.
Maske (persona): Dış dünyaya gösterdiğimiz yüzümüzdür. Hernekadar onu özümseyip, onu kendimiz zannetme tehlikesi olsada bu maskeye (veya maskelere) sosyal hayata uyum sağlamak için ihtiyaç duyarız. Meslek, politika, din, ırk gibi faktörler ile takındığımız kişilik bu sınıfa girer.
Ego: Bilincimizin merkezidir. Kimliğimiz veya “Ben” diye adlandırabiliriz. Ancak psişemizin (zihin) bütünü değildir. Jungian teoride bilinçdışı o kadar büyüktür ki, tamamı ile bilincimize getirme imkanı yoktur, ve onu karıştırmak ayrıca tehlikede arz eder fakat onu yok farzetmek ise kişisel gelişimimize engeldir. En kötü ihtimal ile zaten tehlike ve kriz anında su yüzüne çıkacaktır.
Gölge (shadow): Kabul etmediğimiz yönümüzdür. Bu bölge ile barışmamız gerekir ama gerçekten bizim için hoş olmayan, karanlık yönümüzü öğrenmek o kadar da iç açıcı değildir.
Anima/Animus: En basit tabir ile Animus kadının içindeki erkil yöndür. Latincede, ruh, enerji ve cesaret anlamındadır, İngilizcedeki animosity -düsmanlık ile kökleri aynıdır. Demekki cesaretin biraz negatif yöne yönelmiş olanı diyebiliriz. Anima ise erkek psisesinin içindeki kadınsı yönü anlatmak için kullanılır ve Jung’un ortaya attiği bir kelimedir. Dr. Jung ruhun yansımasının karşıt cinste olduğunu savunmustur. Anima ve Animus icin bilinç ve bilinç dışı arasındaki haberci (Hermes) de diyebiliriz.
Benlik (Self): Psişemizin merkezidir. Şekilde görüldüğü gibi çekirdek rolü oynar ve egomuzun bunu kabul etmesi hayli zordur. Benliğin bulunması ile her parça bütünleşir, insanlar denge ve mutluluğa kavuşur.