Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: HOMEOPATİ VE YOGA  (Okunma sayısı 2101 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı muhterem

  • Üye
  • *
  • İleti: 741
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
HOMEOPATİ VE YOGA
« : 26 Ocak 2007, 13:40:34 »
“Benzeri benzer ile tedavi”,  yani herhangi madde kişiyi hasta edebiliyorsa, aynı zamanda da iyileştirebilir. Sağlıklı insanda hastalık belirtileri oluşturabilecek herhangi bir şey, hasta insanda bu belirtileri ortadan kaldırabilir.
Bu felsefe bana yogik dusunce tarzını hatırlattı.

Homeopati, hastalıkların belirtilerini insanın içindeki uyuşmazlığın bir belirtisi olarak kabul ediyor. Amaç, hastaya zarar vermeden ılımlı ve güvenilir bir yolla, hastalığı tümüyle ve kökten iyileştirmektir.
Tabii ki her hastalıga her insan değişik tepki gösteriyor bu yüzden hastalığın değil, hastanın tedavi edilmesi öngörülüyor.Ve cok ilginc bir yazi buldum bu konuda.
AYNEN AKTARIYORUM.
 

Homeopati nasıl etki eder?

Hastalık belirtilerini baskılamaya yönelik tedavi biçimleri yaygın olarak kullanılıyor. Oysa, bu tip tedavi vücudun kendi kendini iyileştirebilme özelliğini yokediyor ve vücut dıştan yardım görmeden hastalığın üstesinden gelememeye başlıyor. Hastalıkla benzer belirtiler oluşturan homeopatik ilaçlar ise, vücudun kendi iyileşme gücünü harekete geçirerek sonuca ulaşıyor. Bu güçle, doğal yollardan bir çok şikayetin ortadan kalkması sağlanıyor.

Bu ilaçlar, bitkiler, hayvanlar, mineraller ve hastalıklı dokular gibi doğal kaynaklardan elde ediliyor, belirli oranlarda seyreltilerek etkili olabilecek en düşük dozda uygulanıyor. İçerdikleri etkin maddenin miktarı çok az olduğu için, homeopatik ilaçların yan etkileri bulunmuyor ve alışkanlık yapmıyor. Yatişkinlerde uygulandığı gibi, her yaş grubundaki çocukta, hayvan ve bitkilerce de güvenle kullanılabiliyor.

Hastanın iyileşme hızı yavaşsa ya da bir iyileşme görülemiyorsa, homeopat (homeopati uzmanı), doğru ilacı doğru dozda verdiğinde, ilaç, vücudun bağışıklık sistemini ya da diğer bir deyişle hayat gücünü (vücudun yaşamını sürdürmesini sağlayan enerji) uyarıyor.

Hastalık belirtileri bu yolla baskılanmadan ortadan kaldırılır, zaman içinde hasta tamamen iyileşiyor. Homeopati tedavisiyle hasta hayatın uyum içindeki akışını yeniden hissetmeye başlıyor.
Cerrahi müdahale gerektiren durumların dışındaki hastalıkların tümünde homeopati kullanılabiliyor.

Klasik homeopati, tek ilaç-minimum doz prensibine dayanıyor. İlaçlar toplu iğne başı kadar granül, veya solüsyon şeklinde oluyor. Akut ve kronik hastalıklarda kullanılabiliyor.
Homeopatik yaklaşımda seçilen ilaç, o hastaya özgü oluyor. Doğru ilacı saptamak için, homeopatın, kişi hakkında gerekli her şeyi bilmesi gerekiyor. Bu yüzden, hastanın yanı sıra, ailesinin şimdi ve geçmişteki sağlığı hakkında da birçok soru sorarak, verilen cevaplara göre uygun ilacı bulabiliyor.


Tedavi ne kadar sürer?

Akut durumlarda iyileşme çok çabuk –bazen dakikalar içinde- gerçekleşebildiği gibi, mide ülserinde olduğu gibi, aylar, hatta yıllar boyunca gelişen şikayetler, haliyle bir günde ortadan kaldırılamaz. Karmaşık vakalar içeriden dışarıya doğru iyileşir. Bunun anlamı, yüzeysel bulgular (örneğin cilt sorunları) en son ortadan kalkar.

Homeopatiyi değişik uygulama yöntemleri bulunuyor. Hahnemann’ın öncüsü olduğu Klasik Homeopati yöntemi Türkiye’de giderek yaygınlaşıyor.

Ülkemizde yeni yeni tanınmaya başlayan bu tedavi yöntemini uygulayanlar, geçtiğimiz aylarda bir Homeopatlar derneği çatısı altında birleşti.
Homeopat olarak çalışan uzmanlar, dernek bünyesinde eğitim veriyorlar. Şu anda yurtdışında homeopati uzmanlık eğitimi almış 20’ye yakın sağlık personeli bulunuyor.
Kendin İçin Birşey Yapmayacaksan ; Kim Yapacak ?
Başkası için bir şey yapmayacaksan ;Varolma'nın Anlamı Ne?
Şimdi Yapmayacaksan ; Ne Zaman ?