Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: sağlığımız için lütfen dikkat edelim  (Okunma sayısı 3253 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nisa Aktürk

  • Üye
  • *
  • İleti: 344
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
  • Her ne Ararsan Kendinde Ara - Hacı Bektası Veli
sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« : 14 Şubat 2008, 23:13:50 »


 

Lösev uyarıyor: Meyve ve sebzeleri mevsiminde yiyin!
 
Lösev'in yaptığı basın açıklaması ile özellikle "anneler, anne adayları, 65 yaş üzerindeki gençler ve çocuklar" sebze ve meyvelerin mevsiminde yenmesi konusunda uyarıldı.

Lösev basın açıklaması:

"Lütfen 10 Kasım 2006 ile 1 Nisan 2007 tarihleri arasında salatalık, domates, patlıcan, biber, şeftali, karpuz, erik, muz gibi yaz sebze ve meyvelerini yemeyi tercih etmeyiniz. Çünkü bu tarihler arasında satın alacağınız bu gıdaların hiçbiri doğal ortamlarda, tarlalarda, güneş ışığında ve doğal gübrelerle yetiştirilmiyorlar.

Ya nasıl yetiştiriliyorlar:

- Naylon örtü ve benzeri kaplamaların altındaki seralarda
- Sıcak ortam sağlamak için yaratılan kapalı ortamlarda
- Büyümesi için aşırı miktarda kullanılabilen hormonlarla
- Böceklerden korunmak için aşırı miktarda kullanılabilen tarım ilaçlarıyla

yetiştiriliyorlar. Çabuk bozulmasın, raftaki ömrü uzun olsun diye de erkenden toplanıp sandıklanıyor ve size sunuluyor. Vitamin ve mineralleri de eksilebiliyor.

Tüm bu doğal olmayan koşullarda yetişen sebze ve meyveler kanser riskini %70 artırmaktadır. İşin en acı tarafı hamile bir anne doğal ve organik olmayan, sera ürünü bu meyve ve sebzeleri yediği takdirde aldığı bu hormonlar ve tarım ilaçları doğrudan anne karnındaki bebeğine de geçmektedir. Yine emziren annelerden, anne sütü ile bu tarım ilaçlarının bebeğine geçtiği bir çok bilimsel araştırmalarda gösterilmiştir.

Hem kansorejen hem de pahalı olan bu meyve ve sebzeler yerine kışın yetişen ve vitamin, minerallerden zengin olan ıspanak, pırasa, karnabahar, yerelması, elma, portakal, mandalina gibi kış sebze ve meyveleri tercih ediniz. Bu şekilde hem sağlıklı olursunuz hem de kanserden korunursunuz.

Biz ciddi, güvenilir bir sivil toplum örgütü olarak sizleri kanserden korumak istiyoruz. Tek amacımız budur."

·  Konuyla ilgili Bilimsel Çalışma ve Raporlardan Alıntılar
Lösev web sitesinde, yapılan basın açıklaması ile ilgili bilimsel dayanaklara da yer veriliyor.

Gıdalarımız ve çevremizde tarım ilaçları

Geleneksel tarımcılıkta kullanılan kimyasallar insan sağlığı üzerinde pek çok risk oluşmasına neden oluyor. ABD Çevre Koruma Ajansı'nın (EPA) yaptığı testlerin büyük bir çoğunluğu yetişkin erkekler ya da hayvanlar üzerinde, her seferinde bir kimyasala maruz bırakarak yapılmaktadır. Bulgular, birden çok kimyasalla temasın -bizlerin günlük yaşamda maruz kaldığı gibi- sağlığa katlanarak risk oluşturduğunu göstermektedir.

Yiyeceklerde ne kadar tarım ilacı kalıntısı olduğunun tespit edilmesi neden önemlidir?

Zararlı böcekleri öldürebilmesi için tarım ilaçlarının zehirli olmaları gerekmektedir. Bununla birlikte, tarım ilaçlarının yararlı olabilmesi için az miktarda kullanılarak zararlı böcekleri öldürmesi ve aynı zamanda insanlara, yerel hayvanlara ve yaban hayata zarar vermemesi gerekir. Bir tarım ilacının ne kadarının insanlara "zarar vermediğini" belirlemek kolay değildir.

Tarım ilaçlarının kullanımı

Tarım ilaçları, ekinlere zarar veren böcekleri kontrol altına almak için kullanılan kimyasallardır. ABD'deki pek çok mahsulün üretiminde kullanılmaktadırlar. Bu kimyasallar kanser ya da diğer kronik hastalıklara yakalanma riskini arttırabilir ve bu yüzden, beslenmenizde sınırlandırılmalıdır. Vücuda tarım ilacı alımını azaltmak için aşağıdaki ipuçlarına uygulayın:

- Tüm meyve ve sebzeleri suyla yıkayın.
- Elma, salatalık, patates ve kabuğu yenebilen diğer meyve sebzeleri tüketmeden önce, kabuğunu bir fırça ile temizleyin.
- Marul ve lahana gibi yapraklı sebzelerin en üstteki yapraklarını kullanmayın.
- Her ne kadar içeriğindeki besin ve lifler yok olabilse de sebzeleri soyduktan sonra pişirin.

Meyve ve sebzeleri yetiştirilmesinde kullanılan toksik maddelerle ilgili çeşitli yazılar

Sentetik nitrojen gübreler beslenme yoluyla toksik nitrat alım miktarının artmasına neden olmaktadır. Ulusal Araştırma Konseyi'ne göre, kanserojen risk oluşturan ilk 7 besinin 6'sı ve ilk 15 besinin 9'unun tarım ilaçları ya da nitrojen gübreler yüzünden yüksek nitrat içeren ürünlerdir.

Organik tarımcılık ile kimyasallarla yapılan geleneksel tarımcılığı inceleyen 12 yıllık bir araştırma, kimyasallarla yetiştirilen ürünlerde 16 kat nitrat olduğunu-nitrat kanser yapıcı bir maddedir-ortaya koymuştur.

Niçin çocuklar zehirli/tehlikeli maddelere özellikle daha hassastır?

Çünkü, çocuklar vücut ağırlıklarına oranla gelişmiş insanlardan daha fazla yer, içer ve nefes alır. Örneğin çocuklar gelişmişlerden 7 kat daha fazla su içer ve ortalama 2 kat daha fazla hava alır. Çocuklar ağırlıklarına oranla 2-8 kat daha fazla besin yerler. Onlar 5 yaşına kadar, besinler yoluyla yaşam süreleri boyunca alacakları böcek öldürücü zehrin yarısını alırlar. Ayrıca çocuklar gelişmişlerden farklı davranışlara sahiptir. Onlar yerde (daha önce böcek öldürücüler veya diğer kimyasal maddelerle işlem görebilmiş zemin veya yer döşemelerinde veya bahçe/parklarda çimenlerde) daha fazla zaman harcamaktadır.

Çocuklar aynı zamanda daha çok el-ağız transferi yapar ve eşyalara ve yüzeylere ellerini yıkamadan dokunma alışkanlığına sahiptirler. Böylece onların bu tür tehlikeli maddelere maruz kalmaları artmaktadır. İlave olarak da, çocukların birçoğunun biyolojik sistemleri - endokrin, sinir, hormonal, üreme ve bağışıklık- hala ergenliğe kadar gelişim halindedir. Çocukların besinleri absorplama oranı gelişmişlerden farklıdır. Örneğin hazım sistemine alınan kurşunun (Pb) bir gelişmiş tarafından %10'u absorp edilirken, çocukta %50'si absorp edilebilmektedir.

Çocukların yeme alışkanlıkları gelişmiş insanlardan oldukça farklıdır. Çocuklar ağırlıklarına oranla daha fazla meyve-sebze yer ve daha fazla sıvı (su, süt vs) içerler. Bu yüzden çocukların ağız/beslenme yoluyla alınan zehirli maddelere (kurşun, böcek öldürücü ilaçlar, tarımsal gübre kalıntıları, sudaki endüstriyel atıklar, nitrat/nitrit, kişisel bakım ürünleri kimyasalları vs) maruz kalma potansiyeli gelişmiş kişilerden daha fazladır. Zehirli maddelerin kümülatif ve/veya birleşik (multiple) etkileri ve potansiyel sinerjik etkileri tam bilinmemekte olup daha fazla araştırma istemektedir. Çocuklar toksik maddelere okul, ev, hastane ve ofis yapı ve dekorasyon malzemelerinden de maruz kalabilmektedirler.

Son çalışmalar çeşitli kimyasal toksinlere maruz kalındığında astım, doğum hataları, davranış bozuklukları, öğrenme güçlükleri, otizm, kanser, çocuk hastalıkları, bozulan bağışıklık sistemleri, sinir bozuklukları ve üreme dengesizlikleri gibi sağlık sorunları yaşanabildiği uzmanlarca ifade edilmektedir. Bu yüzden kronik çocuk hastalıklarına sebep olan çevresel sebeplerle ilgili araştırmalar desteklenmeli, sentetik kimyasallara alternatif doğal ürünlerin kullanımı ve/veya geliştirilmesinde koruyucu ve teşvik edici önlemler alınmalıdır. Çevresel toksinlerin çocuklarımıza zarar vermeden önce azaltılması/yok edilmesi için topluma, devlete ve milli girişimlere destek verilmesine ihtiyaç vardır.

·  Bilimsel çalışma ve raporlardan alıntılarını tümünü incelemek isterseniz, Lösev'in ilgili web sayfasına ulaşmak için tıklayın
 
Kaynak: Lösev Lösemii Çocuklar Vakfı web sitesi
 
Sevgilerimle Hoşcakalın
Nisa

Yonca Güler

  • Ziyaretçi
Ynt: sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« Yanıtla #1 : 15 Şubat 2008, 09:48:29 »
Nooldu dünya yaw, ne hale geldi beslenme...Dış etkenlerden etkilenip hasta olmamak için girdiğimiz çabaya bir bakın.Ben inanın çok üzülüyorum..Ama etrafıma bakıncada bunun bir kandırmaca olmadığını anlıyor insan.çevremdeki insanların çoğu yada eş dostları fena bi hastalıktan muzdarip.Bir zamanlar güneş ışınlarıyla ve sadece su ile beslenen birileri hakkında yazılar okumuştum...O kişiler yılllardır güneş ışınıyla beslendiklerini iddia ediyorlardı...Acaba doğruluk payı nedir?Varsa denesek mi ? Yani bu konuda şaka yapmak en son düşüncem ama ne yemek yapıcam konusu beni sıkıntıya sokmaya başladı...Meyve,sebzenin hormonsal durumu belli, et tavuk ayrı bi virüs konusu,konserveler zaten yıllardır girmez evimize...su derseniz hala nasıl tüketmek gerektiği konusu muamma...Yani yandık...

Çevrimdışı deep inside

  • Üye
  • *
  • İleti: 645
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« Yanıtla #2 : 15 Şubat 2008, 12:28:54 »
Yakında suyumuzu kendimiz yapacağız. H2 O lütfen. Zuhaha.

nazlita

  • Ziyaretçi
Ynt: sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« Yanıtla #3 : 15 Şubat 2008, 13:15:14 »
Ya ben bu ara nedense sıklıkla kafamın içinde bir melodi duymaktayım ki şöyle:

Hadi gel köyümüze geri dönelim, Fadime' nin düğününde halay çekelim...

Herhalde yeterince açıklayıcı olmuştur haleti ruhiyem...

Çevrimdışı deep inside

  • Üye
  • *
  • İleti: 645
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« Yanıtla #4 : 15 Şubat 2008, 16:14:22 »
ÇOK MANTIKLI :)

Çevrimdışı Nisa Aktürk

  • Üye
  • *
  • İleti: 344
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
  • Her ne Ararsan Kendinde Ara - Hacı Bektası Veli
Ynt: sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« Yanıtla #5 : 17 Şubat 2008, 15:55:24 »
arkadaşlar en  iyisi hepberaber bir aşramda yaşamak galiba
Sevgilerimle Hoşcakalın
Nisa

Çevrimdışı orhan k

  • Kıdemli üye
  • Üye
  • *
  • İleti: 199
  • Karma: +0/-0
Ynt: sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« Yanıtla #6 : 17 Şubat 2008, 17:25:54 »
Aydınlatıcı bilgiler için sağolun Nisa hanım,bu gidişle ya ashramda ya ormanda yaşamak zorunda kalıcaz gibi geliyo
banada.Ormanda taze ağaç kabukları kemirip.yabani sebze kökleri yiyerek öğleni,mantar ve uç vermiş ağaç dallarıyla akşam
yemeğini,kozalakları kırıpta fıstıklarıylada kuruyemiş ihtiyacımızı gideririz.Su desen ya yağmurdan ya kaynaktan ooooohh
daa n'ossun.Tabii bu arada küçük bi evrim geçirerek dişlerimiz ve ellerimiz sincapvari olur mu olur.
   Bu arada 5 dakkada nası alternatif yaşam biçimi geliştirdi??!! arkadaşınız orhan k.(böyüksün len ooolum)
   Bu kıyak bilgiler için bi çeyrek simit(susamsız) daha hakettim sanırım. hihi hihi hihi hihi hihi

Not:Güleriz ağlanacak halime durumu tam bu olsa gerek.

nazlita

  • Ziyaretçi
Ynt: sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« Yanıtla #7 : 19 Şubat 2008, 13:38:35 »
Orhan Bey;

Yarım simidiniz oldu, tebrik ederim  hihi hihi

Çevrimdışı orhan k

  • Kıdemli üye
  • Üye
  • *
  • İleti: 199
  • Karma: +0/-0
Ynt: sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« Yanıtla #8 : 19 Şubat 2008, 21:51:46 »
   Teşekkür ederim Nazlita.
   Yarım simit sahibi olmak insana bayaa zengin hissetiriyo yaw.  hihiBakarsınız yarın obürgün "Nasıl zengin oldum" isimli bi kitap yazmışım önsözünede
servetimin kaynağı olan ilk çeyrek simiti kazanışımı hiç unutamam deermişim.Simitleri biriktire,biriktire ;ee<şöyle olmuşum.Falan-filan.
    Neyse bu yoldan zengin olmak birkaç milennium sürebileceğinden şimdiden havalara girmiim.Ama asla ve never böyle bi durumda siz dostlarımı unutmam
unutamam.Buna simit imparatoru olma durumuda dahildir.
İmza: Orhan Hayaligeniş. hihi hihi hihi hihi hihi

Çevrimdışı deep inside

  • Üye
  • *
  • İleti: 645
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: sağlığımız için lütfen dikkat edelim
« Yanıtla #9 : 20 Şubat 2008, 23:42:19 »
Orhan Bey,  petrolü değil, suyu olanın zengin olduğu çağa girdik artık.