Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: TELEPATİ  (Okunma sayısı 2461 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı elif

  • Üye
  • *
  • İleti: 205
  • Karma: +0/-0
TELEPATİ
« : 15 Nisan 2007, 16:51:14 »
ERGUN CANDAN - RUHSAL GÜÇLERİ GELİŞTİRME TEKNİKLERİ kitabından

Tüm ömrümüz boyunca insanlarla iç içe yaşarız. Ve zaman zaman özellikle de yeni tanıştığımız kişiler hakkında yeterli bir fikre sahip olamamaktan şikayet ederiz. Bunun tek sebebi sezgisel yeteneklerimizi kullanmamamız ya da sezgisel yeteneklerimizi yanlış değerlendirmemizdir.
Sezgiler her zaman doğruyu söyler. Ancak şuurumuza dışarıdan gelen parazit tesirlerin varsa bunun sonucunda içimize yanıltıcı bir his ya da düşünce de doğabilir.

Telepati en genel anlamıyla bir düşünce nakli işlemidir. Bir kimsenin zihnindeki herhangi bir düşüncenin, bir başkası tarafından algılanmasına Parapsikoloji'de Telepati adı verilmektedir.

Telepati'de mesajı gönderenin şuuraltı ile alıcının şuuraltı arasında bir irtibat olduğu bilinir. Gönderilecek olan herhangi bir düşünce yoğun bir hale getirilip, verici tarafından gönderildiğinde, alıcının şuuraltında öyle canlı izlenimler yaratır ki, bu izlenim şuurlu zihne intikal eder. Söz konusu düşünce enerjisini algılayan alıcı, küçük bir hissediş tarzında ya da son derece kuvvetli bir duygu tarzında, hatta bazen birtakım imajlar gördüğünü söyleyerek bunu dile getirir.

Telepati aynı zamanda zihinsel bir yetenek olarak ta izah edilebilir. Çünkü zihinsel aktivitelerimizle büyük ilgisi vardır. Bu yüzden bu yeteneğin etkili kullanılabilmesi için yapılacak telepati çalışmasına konsantre olmanın çok büyük önemi vardır. Bu çalışmalar karşılıklı telepatik alış-veriş, telepatik algılayış, grup çalışması ya da zener kartları ile çalışma gibi çeşitlerdedir.

İnsanları kısa sürede tanıma ve onlar hakkında doğru bilgilere ulaşmada çeşitli çalışmalar yapılabilir. Örn. 4-5 kişi bir odaya toplanır, odanın ışığı azaltılır, ya da mümkünse sadece mavi bir ışıkla oda aydınlatılır. Gruptan bir kişinin tanıyıp, diğerlerinin tanımadığı bir kişi ortaya alınır. Zihin boşatıldıktan sonra 2 dakika boyunca o kişiye bakılır, konsantre olunur. O kişiyle ilgili sezgilere kulak verilir, tanımaya çalışılır.
Bu gibi sezgi geliştirici çalışmalar tek başına da yapılabilir. Yeni tanışılan kişilere dikkatlice bakılır. Sonra gevşeme ortamında zihin boşaltılarak ona yönelinir. İçe doğan ilk duygu ve düşüncelere önem verilir. Yeni tanışılan kişiden bir resim alınırsa çalışmalar daha kolay yapılır. İzlenimler ve sezgiler elde edilir.

Parapsikoloji Laboratuvarları'nda yapılan çalışmalarda, Duyular Dışı Algılama alıştırmalarını sakin bir zihinle yapmayan araştırmacıların psişik güçlerini, yanlış cevaplar verecek şekilde kullandıkları tespit edilmiştir. Bu durumda insanlar, psişik yeteneklerini çalışmaya katmadan, rast gele yaptıkları tahminlerin ötesine geçememişlerdir.
Telepatik alış herhangi bir kimsenin zihninden geöen duygu ve düşünceleri hissedebilmektir. Telepatik alış, özellikle duygusal olarak birbirine yakın olan kişilerin arasında çok daha kolay ortaya çıkabilmektedir. İnsanlar arasındaki sempati, telepatik alış verişi kolaylaştıran en önemli etkenlerin başında gelmektedir.

Yaşam içinde karşınızdaki bir kişinin ne düşündüğünü ya da ne hissettiğini telepatik bir algılayışla ve hiç bir çaba göstermeden, bir anda hissettiğiniz birçok anlar olmuştur. Kendiliğinden ortaya çıkan bu telepati yeteneğinizi dilerseniz geliştirebilmeniz mümkündür...

IŞIK VE SEVGİYLE KALIN

Yonca Güler

  • Ziyaretçi
TELEPATİ
« Yanıtla #1 : 16 Nisan 2007, 14:16:57 »
Sevgili Elif,

Ergun Candan en sevdiğim yazarlardan biridir ve neredeyse okuamdığım kitabı kalmamıştır.Özellikle kayıp uygarlıklar ve gizli sırlar öğretileri hakkında ki kitapların a bayılırım.Kimine göre sadece varsayımdan ibaret olduğu düşünülsede ben gerçeklik payı olduğuna inandığım bir çok konuyu kendisi sayesinde öğrendim ve araştırmalarımı devam ettirmekteyim.Bu tip konulu kitapların son derece akıcı ve anlaşılır bir lisanla anlatılması gerektiğini düşünüyorum, Ergun Candan buna çok iyi bir örnek derim.
neyse ben Ergun candan ismini okuyunca heyecana gelip yazdım...Umarım diğer kitaplarını okumuşsundur yada okuma fırsatı bulursun...

Çevrimdışı elif

  • Üye
  • *
  • İleti: 205
  • Karma: +0/-0
TELEPATİ
« Yanıtla #2 : 16 Nisan 2007, 20:45:39 »
Yonca Hanım,
Ben de ilk Gizli Sırlar Öğretisi'ni tavsiye üzerine okumuştum. Çok ilginçti.
Bu kitabı ise epey aradan sonra edindim. Ve çoğu yabancı yazardan daha detaylı, güzel bilgiler verdiğini farkettim. Diğer kitaplarına da bakacağım.
İlginiz için teşekkürler...

Goldpena,
Beğendiğine sevindim....Hep beraber aydınlanmaya devam:)

vivre

  • Ziyaretçi
TELEPATİ
« Yanıtla #3 : 16 Nisan 2007, 22:13:19 »
2001 yılında gizli sırlar öğretisini almıştım. bi şekilde elim o kitaba gitmişti  ama hiç okumadan arkadasıma vermiştim. cok uzun zaman sonra emanetimi alıp rafa kaldırmıstım elime baska kitaplar geçti ama o hiç geçmedi bi türlü okuyamadım bunca seneden beri. şimdi bu kitabın konusu açılıyor. rafımdan kitabımı cıkardım. okuyacağım. yorumunu yaparım bi ara :)
sevgiler