Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Siz Ne Kadar Şanslısınız?  (Okunma sayısı 1186 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Beyz

  • Ziyaretçi
Siz Ne Kadar Şanslısınız?
« : 19 Temmuz 2012, 12:12:01 »
Neden bazı insanların hiç şansı yoktur, neden gittikleri tatile bile yağmur götürürler de bazılarının paçasından şans akar?
Bazı insanlar her zaman dört ayaklarının üzerine düşerler.  Onların hep doğru zamanda doğru yerde bulunmak gibi sıra dışı bir “yetenekleri” vardır. Şansları özel ve iş hayatlarında  hep yaver gider. En iyi işler, en iyi teklifler onları bulur, en tatlı insanlarla onlar evlenir.
Kimileri de hep şanssızlıklarla boğuşur. Ne evlilikleri ne  işleri ne de arkadaşlıkları yolundadır. Hayatları “yol kazaları” ile doludur.
Şanslı insanlarla  şansızların başına gelenler arasında  temel farklılıklar vardır:
Hayat, şanslılara cazip fırsatlar sunar. Şanssız insanların başına ise  böyle şeyler gelmez; aksine tüm şanssızlıklar onları bulur.
 
Şanslı insanlar hayatta hep doğru kartları seçerler. Hangi kararın kendilerini ileriye götüreceğini sanki birileri kulaklarına fısıldar. Şanssızlar  neredeyse her seçimlerinde hayal kırıklığına uğrarlar.
Şanslı olanlar amaçlarına kolayca ulaşırlar,onlar bir şey istediğinde sanki tüm alem seferber olup bu isteğin yerine getirilmesi için çalışır. Şanssızların ise işleri ters gider, hayalleri hep kursaklarında kalır, tuttukları kurur, aksilikler peşlerini bırakmaz.
En önemlisi, şanslı insanlar bazı şanssızlıklar yaşadıklarında bile başlarına geleni şansa döndürme yeteneğine sahiptirler. Şanssız insanlar ise şanslarını bile şanssızlığa çevirirler.

Şans üzerine çalışan Psikolog  Richard Wiseman, kendisini “şanslı” ve “şanssız” gören kişilerle  yaptığı yüzlerce deney ve  görüşme sonunda şansın aslında bir tesadüf ya da kader olmadığını ortaya koyan sonuçlar elde etti.
Wiseman ve arkadaşlarının yaptığı deneylerde, kendilerini şanslı olarak niteleyen insanların psikolojik yapılarının şanssızlara göre çok daha olumlu olduğunu ortaya koydu. Şanslı insanların kafa yapıları, ruh halleri ve hayata karşı aldıkları tavır kendi fırsatlarını yaratma ve bu fırsatlardan yararlanma üzerine kurulu.
Wiseman, gözlem ve deneyleriyle şanslı insanları şanssızlardan ayrılan 4 temel özellik olduğunu tespit ediyor.
1. Şanslı insanlar fırsat yaratma ve önlerine gelen fırsatı fark etme konusunda beceriklidirler.
2. Şanslılar hayata karşı rahattırlar, iç huzurları yüksek, endişe katsayıları düşüktür. Bu sebeple sezgilerini daha rahat dinlerler, kararları daha isabetli olur.
3. Gelecek beklentileri olumludur. Tutkuları ve hayalleri vardır. Geleceği değiştirme gücüne sahip olduklarına inanırlar. Aldıkları kararlar bu inancı hayata geçirmek üzerinedir. İyimserlik en önemli özellikleridir.
4. Şanssızlığı şansa dönüştüren esnek bir yaklaşım benimserler. Düşerler ama kalkmasını bilirler. Depresyona girerler ama hemen toparlanırlar; hayata küsmezler. Yeni yollar dener şansızlığı şansa çevirecek bir yol bulurlar.

Wiseman, kendilerini şanssız olarak nitelendiren bir grup üzerinde ilginç bir deney yaptı. Bu insanların bir ay boyunca şanslı bir insan gibi düşünüp davranmalarını istedi. Yeni ortamlara girmelerini, deneyimlere açık olmalarını, hayata karşı daha olumlu bir tavır benimsemelerini, daha dışa dönük, daha sosyal olmalarını, kendilerini rahat bırakmalarını ve risk almalarını istedi.
Bu deneyin sonuçları çok etkili oldu. Gönüllüler şans fırsatlarının neler olduğunu  ve şansın kendilerine nasıl yaklaştığını fark ettiler. Gönüllülerin %80'i kendilerini daha mutlu ve “daha şanslı insanlar” olarak nitelediler.
Bir bakış açısı insanın hayatını değiştirebilir. Hayata, olaylara, sevdiklerimize, işimize hangi bakış açısından baktığımız nasıl bir hayata sahip olacağımızı belirler. Hayatı nasıl ele aldığımız, nasıl baktığımız bizi mutlu ya da mutsuz; şanslı ya da şanssız kılabilir.
Ben de Wiseman gibi, şansın kendi zihnimizde, kendi tercihlerimizde olduğuna inanıyorum. İstisnaları bir kenara bırakırsak insanlar şanslarını kendileri yaratırlar. Kendi duygu ve davranışlarıyla şansı hayatlarına davet edereler ya da dışlarlar.
Çok istisnai durumlarda bile insanın düşünceleri yaşayacağı hayatı belirleme gücüne sahiptir. Engelli olanlar ya da son derece kötü koşulların hüküm sürdüğü Afrika’daki gibi yoksulluğun içine doğmuş olanlar bile hayata karşı tavır ve tutumlarıyla şanslarını değişebiliyorlar. Bu kadar  kötü koşullar altında bile benzerlerinden daha iyi bir konuma geçebiliyorlar.

Kendilerini şanssız olarak niteleyen insanların ilk görüşte fark edilen bir gerginlikleri vardır. Bu gerginlik hem bir sonuçtur hem de neden; çünkü gergin olmak onlara yeni ilişkilerin, yeni fırsatların, yeni şansların kapılarını kapatır.
Şanslı insanlar ise daha rahat ve açıktırlar. Hayatı kucaklayarak yaşarlar. Algıları açık, çevrede olan bitene meraklı, yaklaşımları olumlu ve hoşgörülüdürler. İç seslerine daha çok güvenirler, müşkülpesent değildirler. Bardağın dolu tarafını gördükleri için daha hızlı karar alırlar, daha çok risk alırlar.
Olumlu tutumları sayesinde yeni olasılıkları, yeni teklifleri ve fırsatları da kendilerine çekerler. Daha çok insanla tanışmak, yeni oluşumlar içinde yer almak, farklı ortamlara girmek, yeni projelere katılmak onlara daha fazla şans yaratır.
Şanslı olan insanların çok önemli bir özelliği daha vardır: Hayatı kendi isteklerine göre değiştirebileceklerine inanırlar. Bu nedenle daha fazla çaba gösterirler, daha çok gayret ederler, daha çok denerler. Sonuç alamadıkları takdirde yeniden başlama gücünü bulurlar kendilerinde. Bu tutum onların şanslarını arttırır. Kişisel güçleri, irade ve kararlılıklarıyla hayatı deneyerek öğrenirler.
Şansız insanlar ise genelde karamsarlıklarından ve hemen hayata küstüklerinden daha az çaba gösterirler, ikinci üçüncü denemeye girişmezler. Bir mazeret bulup vazgeçerler, kendi şanslarını kendileri köreltirler.

Richard Wiseman’ın dediği gibi “Şans ilahi bir hediye ya da sihirli bir yetenek değildir. Şans, bir zihin durumu, düşünme ve davranma biçimidir. İnsanlar şanslı ya da şanssız doğmazlar. Duyguları, düşünceleri ve davranışlarıyla şansı da şanssızlığı da kendileri yaratırlar."
“Ne şanssız bir insanım ben.” derseniz, öyle olursunuz. Bu inancınız "kendi kendini kanıtlayan bir kehanet" gibi hayatınızı şansızlıkla doldurur.
Belki kendilerini şanssız görenlerin Wiseman’ın bir aylık deneyini  hayatlarında uygulaması gerekir. Bence tavır ve davranışlarımızı değiştirerek şansı kendi hayatımıza davet edebiliriz. Daha fazla gayret göstererek daha çok seçeneği deneyerek daha yaratıcı düşünerek daha anlamlı bir hayata kavuşmanın kapısını açabiliriz.

Bence denemeye değer. Ya sizce?


E-posta ile yazıyı çok beğendim, paylaşmak istedim.
Sevgiler,

Çevrimdışı muratcan

  • Kıdemli üye
  • Üye
  • *
  • İleti: 143
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Siz Ne Kadar Şanslısınız?
« Yanıtla #1 : 19 Temmuz 2012, 16:58:41 »
Gerçekten çok doğru ve güzel bir paylaşım :)

"Sürekli şanssızım, kara bahtlıyım" diyen insanlar sürekli kötü şeyleri çekiyorlar ve böyle insanlar çok fazla..

Biz onlardan olmayalım :D
“Aşk’a uçma kanatların yanar” diyenlere kulaklarını tıka
Ve sor onlara “Aşk’a uçmadıktan sonra kanatların neye yarar?” diye.
Mevlana

Beyz

  • Ziyaretçi
Ynt: Siz Ne Kadar Şanslısınız?
« Yanıtla #2 : 19 Temmuz 2012, 17:29:55 »
Katılıyorum Muratcan, biz onlardan olmayalım...Tamamen kendi elimizde...kendi kontrolümüzde...

 ;n