Çakralarınızı açmak, harekete geçirmek ve dengelemek
Çakralar renkli enerji merkezleridir ve her biri kendi rengiyle titreşir. Çakralarınızın üzerinde meditasyon yapmak ve onların renklerini göz önüne getirmeye çalışmak ta enerjilerini açmanın yani harekete geçirmenin bir yöntemidir. Zihninizi ve bedeninizi gevşettiğinizde çakra çalışması başlar ve meditasyona dahil olur.
Bir çakrayla ilgili çalışmaya başlamadan önce onu açmanız gerekir. Bunu yapmanın en kolay yolu o çakranın rengini göz önüne getirmek ve içindeki enerjiyi harekete geçirecek olan olumlamayı yinelemektir. Birkaç dakika rengin üzerine konsantre olmaya ve o rengi omurganızı sarmalayarak saat yönünde dönen ve titreşimler yapan bir bant olarak düşünmeye çalışın. Rengi hem omurganızın önünde hem de arkasında gözünüzün önüne getirmeyi unutmayın. Genellikle yalnızca önümüzü düşünmeye ve arkamızı kapalı bırakmaya meyilliyizdir. Bir çakranın arasını da açmadan üzerinde tam olarak çalışamazsınız. Çakranızı açmak için o rengin içinde soluk alıp verdiğinizi düşünün ve soluğunuzu o çakraya odaklayın. Çakranın enerjisini harekete geçirecek olumlamanın özelliğini hissetmeye çalışın. Bunu yaparken çakrayı da harekete geçirmiş olursunuz. Fazladan yardıma ihtiyacınız olursa, çakranızdan açılmasını isteyin, açıldığını hayal edin, açılacaktır. Çakranın içinde dönen enerjiyi hissetmek için soluğunuzu kullanın.
Renkleri hemen göremeyebilirsiniz. Bunun bir sakıncası yoktur. Bu sizi durdurmasın. Bir çakranın rengini görebilmeniz için aylar geçmesi gerekebilir. O rengi ve o çakranın temsil ettiklerini hissetmek daha önemlidir. O renkte bir nesne hayal etmek çarkanın rengini görmenize yardımcı olabilir. Örn. ilk çakranın kırmızısını görmek için bir yakut hayal edin, ikinci çakranın turuncusu için bir portakal, üçüncü çakranın sarısı içinse güneşi. Bir çakra ile ilgili olan renkten daha farklı bir renk gözünüzün önüne gelirse, o rengin üzerinde kalın ve zihninizin size gönderdiği bilgiyi düşünün. Gördüğünüz renk bir şifa rengi olabilir ve o sırada bedeniniz o rengi kullanmakta olabilir.
Bir çakranın rengini sadece bir nokta olarak, ya da rengin içinde siyah benekler bulunduğu halde görebilirsiniz. Bütün bunların bir sakıncası yoktur. Nokta biçiminde renk görmek o çakranın biraz açıldığını ve daha fazla açılması için üzerinde daha fazla çalışmanız gerektiği anlamına gelebilir. Siyahlıklar, çakranızdaki kapalılığın devam ettiğini ve açılmaya ihiyacı olduğunu gösterebilir, ya da çakranızda tıkanıklıklar olduğu anlamına gelebilir. Bu sizin başlangıç noktanızdır ve oradan çalışmaya başlamanız gerekir. Her seferinde bir siyah alan üzerinde durarak kendi kendinize o alanın anlamının ne olduğunu sorun. Temsil ettiği şeyin özelliğini hissetmeye çalışın, oturun ve yanıtın gelmesi için bekleyin. Yanıt kafanızın içinde belirince onun farkında olun. Zihnizi açın ve bırakın yanıtlar gelsin, üzerinde çalıştığınız konuyla tamamen ilgisiz görünebilir ama öyle değildir. Bir bağlantı bulacaksınız. İşte çakranızı dengelemek bu anlama gelir. Kendinizi zorlamayın ama bu noktayı geçmenin sizin yararınıza olmayan bir şeyden kurtulmanıza fırsat tanıyacağını da unutmayın. Kendinize zaman verin ve soluğunuzu kullanarak rahatlayın.
Gün içinde meydana gelen olaylar içinizde negatif enerji biriktirdiği için bunu gündelik olarak uygulamanız önemlidir. Ayrıca ilerlemenizi ve gelişmenizi engelleyen eski düşünce sistemlerinin içine tıkanıp kalmak ta kolaydır. Çakralarınızı gündelik olarak dengelemek bu tıkanmayı engeller.
Bir çakrayı iyileştirmek için o çakranın üzerine, ondan daha yukarıda olan çakraya gitmeniz gerekir. Çakralar birbirlerine fiziksel bedeninizin kaslar, bağlar ve kemiklerle bağlı olduğu gibi bağlıdırlar. Bir çakrayı açarak bir tıkanmayı salmak ve o çakrayı iyileştirmek isterseniz, onun bir üzerindeki çakrayı açarak o çakranın özellikleriyle ilgili deneyimlerinizi güçlendirmeniz gerekir. Bir üst çakranın enerjisini ve özelliklerini kullanmak, üzerinde çalıştığınız çakradaki bir tıkanıklığı açmak ve onu iyileştirmek için bir yöntemdir. Üst çakranın enerjisini kullanarak neyin üzerinde çalışmanız gerektiğini ve oraya nasıl gideceğinizi tanımlayın. Örn. kızgınlık gibi güçlü bir duygu içindeyseniz, bunu üçüncü çakranızda hissedersiniz. Bu tür duyguların bedeninizde yer etmemesi için onları ifade etmeniz gerekir. Bunun için beşinci çakranızı, boğaz çakranızı kullanırsınız. Ancak üçüncünün hemen üzerindeki dördüncü çakradan geçmeniz gerekir ki, duygularınızı gerektiği gibi ve tam olarak ifade edebilesiniz. Dördüncü çakraysa kalp çakranızdır, şefkat, empati, bağışlayıcılık ve muhakeme. Neden kurtulmanız gerektiğini ifade etmelisiniz. Kalp çakranızı atlayarak boğaz çakranıza varıp, kendinizi karşınızdaki insanı inciterek ya da kırarak ifade etmemelisiniz. Bir üstteki çakranın özelliklerini kullanarak duygularınızı ifade ettiğiniz zaman, karşınızdaki insanın nasıl tepki verdiğinin önemi yoktur. Bu örnekteki gibi, kendinizi yüreğinizden ifade etmişseniz, sizin için en iyi olanı yapmışsınız demektir.
Duygusal bedeninizin fiziksel bedeninizin işlevlerinde ve verdiği tepkilerde büyük rolü vardır. Duygularınızın ve heyecanlarınızın fiziksel bedeninizin kendini nasıl hissetmesini sağladığına dikkat edin. Bu bağlantıyı kurun, bu bağlantıyı hissedin. Bedeninize, bedeninizin kendini nasıl hissettiğine dikkat edin. Dygusal bedeninizle kurduğunuz bağlantının farkına vardıkça, almanız gerekn dersler konusunda daha biliçli olursunuz ve nasıl bir yaşantı istediğinizi keşfetme yolunda ilerler, yaşama karşı daha sağlıklı ve dengeli bir yaklaşım geliştirirsiniz.
IŞIK VE SEVGİYLE KALIN...